

Tahric: Nesai, 1865'te Ebu Musa'nın zevcesinden, o Ebu Musa'dan, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye; Tuhfetu'l-qraf, 9153. Safvan b. Muhriz'in Ebu Musa'dan, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye gelen rivayetini de Nesai, 1860; Tuhfetu'l-Eşraf, 9004; Rib'i b. Hiraş'ın Ebu Musa'dan, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye naklettiği rivayeti ise yalnızca Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 8988
NEVEVİ ŞERHİ: "Bana el-Hasan b. Ali el-Hulv€ını tahdis etti. Bize Abdussamed tahdis etti. Bize Şube bildirdi." Sonra da hadisi merfu olarak zikretti. Kadı Iyaz dedi ki: Bu hadisi Şube' den mevkuf olarak rivayet etmektedirler. Hadisi ondan Abdussamed dışında merfu olarak rivayet eden yoktur. Derim ki: Bu doğru ve tercih edilen görüşe göre zarar vermez. Çünkü hadisi bazı raviler mevkuf, bazıları merfu olarak rivayet etmişse; yahut bazıları muttasıl diğer bazısı mürselolarak rivayet etmişse hüküm merfu ve mevsul rivayetin lehinedir. Zayıf bir görüş olarak mevkuf ve mürselin lehinedir de denilmiştir. Daha hafız olanın rivayetine itibar edilir, daha çok ravinin naklettiğine bakılır da denilmiştir ama sahih olan birincisidir. Bununla birlikte Müslim (rahimehullah) bu isnadı sadece ona dayanarak zikretmiş değildir, o bunu mutabaat olmak üzere zikretmiştir. Biraz önce bu türden olan rivayetler hakkında açıklamalarda bulunmuştuk. DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Hadis müttefekun aleytir. Buhari onu «Cenaze» bahsinde tahriç etmiştir. İbni Mace 'deki rivayetinde «hamişe» yani yüzünü tırnaklayan, yakalarını yırtan, vay halime diye feryad eden kadına Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'in la'net buyurduğu kaydedilmektedir. Mezkur rivayeti İbni Itban sahih bulmuştur. Hadisin muhtelif rivayetlerinden anlaşıldığına göre Ebu Musa (Radiyallahu anh) 'ın hastalığı Hz. Ömer tarafından Basra'ya valî gönderildiği zamana tesadüf etmektedir. Nesaî'nin Sünneninde Hz. Ebu Musa'nın karısının Ümmü Abdillah binti Devme olduğu bildiriliyor. Bazıları isminin Safiyye olduğunu söylerler; ve: «Ebu Bürdete'bnî Musa'nın annesi bu kadındır.» derler. Berî olmak: ayrılmak demektir. Şu halde: «Ben ondan beriyim.» demek «Ben ondan ayrıyım ma'nasma gelir. El-Mühelleb bunun: yapılan işe razı olmamak manasına geldiğini söyler. Hadis-i şerif bunların üçüne de şamil olduğu halde İmam Buharî babın başmda yalnız musibet zamanında saç yolmayı zikreder. Çünkü kadınlar hakkında bunların en çirkini saçını yolmaktır. Nevevî 'nin beyanına göre: nüdbe (yanî Ölenin eyiliklerini sayarak ağlamak), niyaba (yani ölüye yas ederek sesle ağlamak), yüzünü döğmek, yakalarını yırtmak, yüzünü tırmalamak, saçlarını dağıtmak, «helak olayım», «kahrolayim» diye beddua etmek büittifak haramdır. Bazıları 'bunlara mekruh demişse de Aynı onun bundan kerahet-i tahrimiyye kasdettiğini, zira böyle şeylerin biz Hanefllerce de haram olduğunu söylemektedir. Hadisin Hasen el-Hulvanî tarikında Abdüssamed'in, Şu'be 'den merfu' olarak rivayetine Kaadî lyaz i'tiraz etmiş; ve ulemanın bu hadisi Şu'be'ye mevkuf bulduklarını, Abdüssamed'den başkasının onu merfu' rivayet etmediğini soylemişse de Nevevi kendisine şöyle cevap vermiştir: «Sahih ve muhtar olan mezhebe göre bu zarar etmez; çünkü bir hadisi ravilerden bazısı mevkuf, bazısı merfu' yahud bazısı muttasıl bazısı mürsel rivayet ederse o hadîse merfu' ve muttasıl hükmü verilir. Bazıları mevkuf ve mürsel hükmü verileceğini söylemişler. Bir takımları daha belleyişli ravilerin hadisiyle amel edilir demişlerdir. Ekseriyete göre hüküm verilir; diyenler bile olmuştur. Fakat sahih olan kavil, birincisidir. Bununla beraber Müslim merhum bu isnadı i'timad edilsin diye zikretmemiştir; o bunu ancak mütabeat için zikretmiştir, ki bu hususta yakında söz etmiştik.»

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.