Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 80, sondan 6157. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 73. ayetidir. Bakara Suresi 73. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 5055 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (8) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
فقلنا اضربوه ببعضها كذلك يحـي الله الموتى ويريكم اياته لعلكم تعقلون
“Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun” dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.
Bu âyetlerde İsrâil tarihine ilişkin olaylardan bir sahne anlatılmaktadır. Burada, Hz. Peygamber dönemindeki yahudilerce bilindiği için (bk. Tesniye, 21:1-9), söz konusu ineğin kesilmesini gerektiren olayın ayrıntısı hakkında bilgi verilmemiş, sadece 72. âyette bir adam öldürme olayından söz edilmiştir. Hz. Peygamber dönemindeki yahudiler, bu olay hakkında mâlumat sahibi idiler. Bazı sahâbîler de onlardan edindikleri bilgilerle olayın teferruatı hakkında açıklamalar yapmışlardır. Abdullah b. Abbas, Ubeyde b. Sâmit, Ebü’l-Âliye gibi sahâbîler ve diğer bazı ilk dönem müfessirlerinin verdiği birbirine yakın bilgilere göre hayli zengin ve yaşlı bir yahudi, mirasına ve kan bedeline göz diken yeğeni tarafından öldürülüp bir yere atılmış, cinayet bir mâsumun üstüne yıkılmak istenmişti. Katilin bulunamaması yüzünden toplumda neredeyse silâhlı mücadeleye kadar varacak bir gerginlik doğdu ve olay Mûsâ’ya bildirilerek kendisinden bir çözüm bulması istendi. O da Allah’tan aldığı vahye uygun olarak bir inek kesmelerini ve bunun bir parçasıyla maktulün cesedine vurmalarını emretti. Denilenin yapılması üzerine maktul dirildi ve kendisini öldürenin kimliğini açıkladı (Taberî, I, 337-340; Râzî, III, 114). Böylece bir mûcize olarak ölünün dirilmesiyle bir yandan adalet yerini bulup ihtilâf ortadan kalkarken bir yandan da yüce Allah’ın ölüleri diriltmeye muktedir olduğu gösterilmişti. 67. âyette kendilerine bir inek kesmeleri emredildiğinde İsrâiloğulları’nın, “Bizimle alay mı ediyorsun?” diyerek hayret ettikleri bildiriliyor. Muhtemelen bu, onların sığıra bir kutsallık atfetmelerinden ve onu kesmek istememelerinden ileri geliyordu (Ateş, I, 181; Mevdûdî, I, 85). Bilindiği gibi İsrâiloğulları uzun yıllar Mısır’da kalmışlardı. Mısır kültüründe sığıra kutsallık atfedilmekteydi. Öyle anlaşılıyor ki onlar da Mısır’daki bu bâtıl inançtan etkilenmişlerdi. Nitekim Hz. Mûsâ Sînâ dağında bulunduğu sırada da kavmi Sâmirî’nin yaptığı altın buzağı heykeline tapmaya kalkışmışlardı (bk. Bakara 2:51, 54; A‘râf 7:152; Tâhâ 20:85-96). Konumuz olan âyetlerde, İsrâiloğulları’nın, kesmeleri gereken sığır hakkında bir sürü sorular sormaları onu kesmek istememelerinden kaynaklanıyordu. Nitekim 71. âyetin sonunda “Az daha yapmayacaklardı” şeklindeki açıklama da istemeye istemeye kestiklerini göstermektedir. Tevhid dininde Allah’tan başka hiçbir şeye tapmak mümkün değildir. Bu sebeple Allah onlardan bir inek kesmelerini istemekle dolaylı olarak onun kutsal olduğu inancını da yıkmak istemiştir (İsrâiloğulları’nın, Hz. Mûsâ’ya “Bizimle alay mı ediyorsun?” demelerinin ve ardarda sorular sormalarının başka sebepleri hakkında ayrıntılı açıklamalar için bk. Râzî, III, 115-118). Yüce Allah İsrâiloğulları’na başlangıçta herhangi bir nitelik belirtmeden mutlak olarak bir inek kesmelerini emretmiştir. Allah’ın emrine sorgusuz sualsiz itaat etmek gerektiği halde onlar, bu buyruğu önce garip karşılamışlar, sonra da kesilecek hayvanın nitelikleri hakkında ardarda sorular sorarak işlerini güçleştirmişlerdir. Burada, insanların din konusunda fazla soru sormalarının kendileri için yararlı ve uygun olmadığına, soruların teferruatı arttıracağına ve işleri güçleştireceğine de bir işaret vardır. Nitekim Mâide sûresinin 101. âyetinde “Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın” buyurulmuştur. Hz. Peygamber de din konusunda çok soru sormanın doğru olmadığını ifade buyurmuşlardır (Buhârî, “Rikåk”, 22; Müslim, “Akzıye”, 10, 11, 12).
Mehmet Okuyan
“Şimdi ona (öldürülen kişiye, kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun.” demiştik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve akıl edesiniz diye size delillerini gösterir.
“Haydi, şimdi öldürülen bu adama, kesilen ineğin bir parçasıyla vurun” dedik. Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki, aklınızı kullanırsınız.
1- Kesilen sığırın bir parçasıyla öldürülene vurun. 2- Kanıtlarını.
Ahmet Akgül
Bunun için de: "Haydi şimdi ona (cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun" demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız (ve gerçeği anlayasınız).
Sığırın bir kısmıyla öldürülen adama vurun, demiştik te, vurulunca da o şahıs dirilivermişti. İşte böylece Allah ölüleri diriltir. Size böylece gücünü ve delillerini gösterir ki, aklınızı başınıza alasınız.
Biz onlara:
“Kestiğiniz sığırın bir parça etiyle o ölüye vurun" dedik. Allah ölüleri de böyle diriltir. Size âyetlerini, mûcizelerini gösteriyor ki, aklınızı başınıza alasınız.
"Onun (kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla ölüye vurun" dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve belki akıl edersiniz diye size böyle ayetlerini gösterir.
Bunun için de: 'Ona (cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun' demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız.
İşte bunun için dedik ki, o sığırın bir parçasıyla (kaatili bilinmiyen) ölüye vurun. (onlar da vurdular, ölü dirildi). Bunun gibi, Cenâb'ı Allah ölüleri diriltir ve bu ölüyü diriltmekle size kudret ve âyetlerini gösterir, umulur ki, akıllanasınız.
Biz dedik ki: “O ölünün (kopmuş) parçasını ona yapıştırın.” (O dirildi, kendisini kimin öldürdüğünü söyledi.) Allah ölüleri böylece diriltir, ayetlerini size gösterir ki; anlayasınız.
(Bu amaçla) dedik ki; “Haydi, şimdi öldürülen bu adama, kesilen ineğin bir parçasıyla vurun!” Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki bu sayede aklınızı işletirsiniz.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 73. Ayet Açıklaması
İsrailoğullarından birisi bir adamı öldürmüş ve o, bu olayın aydınlatılması için Hz. Musa’ya gitmişti. Ortada bir şahit olmadığından, katilin bulunması konusunda Hz. Musa da işin içinden çıkamamıştı. Allah, gerçeğin ortaya çıkmasını ve bunu öldürülen adamın dilinden açıklamayı murad etmişti. Bunun için de bir sığır kesmelerini ve kesilen sığırın bir parçasıyla maktule vurmalarını emretmişti. Emri alan İsrailoğulları; bu vecibeyi yerine getirerek bir sığır kesmiş ve kesilen sığırın bir parçasıyla ölen adama vurmuşlardı. Bunun üzerine ölen adam dile gelerek kendisini öldürenin Hz. Musa’ya gelen adam olduğunu söylemişti. Bu olayla; hem insanların kavrayamadığı Allah’ın yeniden yaratma konusundaki gücü somut bir örnekle gösterilmiş hem de çok büyük düşmanlıklara neden olabilecek bir olay aydınlığa kavuşmuştu.
Diyanet İşleri (Eski)
"Sığırın bir parçasıyla ona vurun" dedik. İşte böylece Allah ölüleri diriltir ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.
«Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun» dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.
Sığır kesme kıssası, daha ziyade İsrailoğullarından iki gencin, mirasına konmaları için amcalarını öldürmelerine bağlanır. Olay Hz. Musa’ya arzedilir. Hz. Musa bir türlü katilleri bulamaz ve Allah’a sığınır. O da bir sığır kesilmesini, onun bir parçasıyla ölüye vurulmasını, ölünün dirilip katili haber vereceğini bildirir. Netice de böyle olur. Âyetlerin zahiri de buna işaret eder. Ancak eski Mısırlıların ineğe tapmaları, bir ara yahudilerin de buzağıya tapmış olmaları, sığır kesilmesi hadisesinde başka hikmetlerin de bulunduğunu gösterir.
«Bir parçasıyle ona vurun» buyurulup arkasından da Allah’ın ölüleri diriltmesinden bahsedilince, müfessirlerin çoğu bunu «kesilen ineğin bir parçası ile ölüye vurulmak suretiyle onun dirilmesi» şeklinde anlamışlardır. Bu takdirde olay bir mucizedir; Allah’ın kudreti ile ölü böyle bir sebep olmadan da dirilebilir. Dikkatleri daha ziyade çekmek için böyle bir merasim tertip edilmiş ve akabinde mucize gerçekleşmiştir.
Edip Yüksel
"(Düvenin) bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun," dedik. İşte, ALLAH ölüleri böyle diriltir ve düşünesiniz diye ayetlerini (mucizelerini) böyle gösterir.
Biyokimyacılar, düvenin dokusundaki DNA'ları yaşlı dokulara transfer ederek onları gençleştirmeyi başararak bu ayetin anlattığı mucizevi olayı günümüzde bilimsel yöntemlerle gerçekleştirmişlerdir. Bak 4:82.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız.
Onun için biz «Ona (öldürülen o adama, kesilen o ineğin) bir parçasiyle vurun» demişdik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size âyetlerini (kudretini açıklayan delilleri, alâmetleri, mu'cizeleri) gösterir. Gerek ki aklınızı başınıza alasınız.
Bunun üzerine: “(Boğazladığınız sığırın) bir parçasıyla ona (o ölüye) vurun!”(1)demiştik. Allah, ölüleri işte böyle diriltir ve akıl erdiresiniz diye size âyetlerini gösterir!
(1)Rivâyete göre İsrâiloğulları, ineğini çok seven bir şahıstan, böyle bir ineği buldular ve derisi dolusunca altın karşılığında satın alıp kestiler. Bir uzvunu, kātilinin kim olduğu husûsunda münâkaşa ettikleri ölüye vurdular. Bunun üzerine ölü, damarlarından kanlar akar bir hâlde doğruldu. Ona: “Seni kim öldürdü?” dediler. O da: “Beni filanca öldürdü” dedi. (Nesefî, c. 1, 99)“Ey Benî İsrâil ve ey Benî Âdem! Kalb katılığı ve kasâvetinizle öyle bir Zât-ı zü’l-Celâl’in evâmirine (emirlerine)karşı itâatsizlik ediyorsunuz ve öyle bir Şems-i Sermedî’nin ziyâ-yı ma‘rifetine (O’nu ta‘rîf eden nûrlu delillere)gafletle gözlerinizi yumuyorsunuz ki, Mısır’ınızı Cennet sûretine çeviren Nîl-i Mübârek gibi koca nehirleri, âdî(basit), câmid (ruhsuz) taşların ağızlarından akıtıp mu‘cizât-ı kudretini (kudretinin mu‘cizelerini), şevâhid-i vahdâniyetini (birliğinin şâhidlerini) o koca nehirlerin kuvvet ve zuhûr (çıkış) ve ifâzaları (akmaları)derecesinde, kâinâtın kalbine ve zemînin (yeryüzünün) dimâğına vererek, cin ve insin kulûb ve ukūlüne(kalblerine ve akıllarına) isâle ediyor (akıtıyor). Hem hissiz, câmid bazı taşları böyle acîb bir tarzda mu‘cizât-ı kudretine mazhar etmesi; güneşin ziyâsı (ışığı) güneşi gösterdiği gibi, o Fâtır-ı zü’l-Celâl’i (celâl sâhibi yaratıcıyı) gösterdiği hâlde, nasıl O’nun o nûr-ı ma‘rifetine karşı kör olup görmüyorsunuz?” (Zülfikār, 25. Söz, 77)Münâfıklar hakkında, bakınız; (sahîfe 3, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Bu katletme olayının çözümünü, benzer olaylara uygulayın. Allah’ın ölüyü nasıl dirilttiğini (katili ortaya çıkarmayı) size gösterecek ki belki aklınızı kullanırsınız.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 73. Ayet Açıklaması
[2] Kudretinin kemaline delâlet eden delilleri.
Kadri Çelik
Bunun üzerine “Onun (sığırın) bir parçasıyla ona (ölüye) vurun” dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve sizlere ayetlerini gösterir; umulur ki akledersiniz.
“Bunun bir parçasıyla ona, yani kurban edilen ineğin bir parçasıyla, öldürülen kişinin cesedine vurun!” dedik. Mûsâ kesilen ineğin bir parçasını cesede vurunca, ölü mûcizevî bir şekilde dirilerek kendisini kimin öldürdüğünü söyledi. İşte Allah, ölüleri böyle kolayca diriltir; aklınızı kullanasınız diye size mûcizelerini böyle gösterir.
Bunun için: “O (kesilen sığırın) bir parçasını o öldürülen adamın (cesedine) vurun.” dedik. İşte Allah, belki akıl edersiniz diye ölüleri dirilterek size mûcizelerini böyle gösterir.1
1 Bu âyette bahsedilen olayla ilgili bazı rivâyetler varsa da bu rivâyetler arasında pek tutarlılık olmadığı için bahse değer bulunmamış, olayın sadece Kur’an’da nakledildiği şekli ile yetinilmiştir. En doğrusunu Allah bilir.
Muhammed Esed
Biz dedik ki: “Bu [prensib]i bu gibi [çözümlenmemiş cinayet olay]larının bazılarına da uygulayın: 57 Bu yolla Allah canları ölümden korur ve kendi iradesini size gösterir 58 ki (bunu görüp) muhakemenizi kullan[mayı öğren]ebilesiniz.”
“Onun bir parçasıyla vurun/cinayeti çözme yöntemini kullanın! ’dedik. İşte Allah ölüleri de böyle diriltir. Ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.
Bu maksatla dedik ki: “Bu (prensib)i bu türden (çözümlenmemiş cinayet olaylarından) bazılarına da uygulayın!”[137] Allah aklınızı kullanabilesiniz diye ölüyü işte böyle diriltir ve âyetlerini size bu şekilde gösterir.[138]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 73. Ayet Açıklaması
[137] Bu anlamı Menâr sahibine borçluyum. R. Rıza bu âyet bağlamında şunları söyler: “Buradaki “darb” (vurma) konusunda birçok rivayet naklederler. Denilir ki, bu sözcükle kastedilen ineğin dili ya da buduyla yahut da kuyruğuyla öldürülen kişiye vurmaktır. Dediler ki: İsrâiloğulları ineğin parçasıyla vurdular, maktul dirildi ve “beni kardeşim, ya da yeğenim falanca veyahut da başka biri öldürdü” dedi. Âyet bununla ilgili bir metin bile değilken nasıl bunca ayrıntıyı verir? Daha önce de açıkladığımız gibi, bu olay faili meçhul cinayetleri çözümlemek için uygulanan bir yöntemdir. Buna göre, bir cinayet suçu işlendiğinde kâtil tesbit edilemez ve maktul de yerleşim birimine yakın bir yerde bulunursa, oranın halkından kim onların şeriatlarında tanımlandığı gibi (2:67, not 122) gelir de kurban edilen ineğin üzerinde elini yıkarsa o cinayeti işlememiştir. Bunu yapmayan kimsenin kâtil olduğu ortaya çıkar” (Menâr, I-351). İdribuhu bi ba‘dıha benzeri deyimsel bir ibare Eski Ahid’de de geçer (Tesniye 21:1-9).
[138] Buradaki “ölüyü diriltme” şu âyet ışığında anlaşılmalıdır: “Kim bir hayat kurtarırsa, bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” (5:32). Yine “kısasta sizin için hayat vardır” âyetindeki “hayat” da bu anlamdadır. Âyet, kesin deliller olmadan herhangi birinin cinayet suçundan yargılanarak ölüme mahkûm edilmesinin önüne geçmeyi, ölüyü diriltmek olarak nitelendiriyor. Zira cezası ölüm olan bir yargılamada yanlışlık, telafisi imkânsız bir hatadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi dedik ki, «Onun (boğazlayacağınız sığırın) bazı parçasını o maktule vurunuz.» İşte Allah Te'âlâ ölüleri böyle diriltir ve sizlere âyetlerini gösterir. Gerektir ki akılâne düşünesiniz.
Bunun üzerine dedik ki: «Kestiğiniz sığırın bir parçasıyla o maktûlün cesedine vurun» (Vurulunca da o diriliverdi. ) İşte Allah bunu nasıl dirilttiyse ölüleri de öyle diriltir. Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir.
“Ölenin vücudunun parçasını yerine koyun!” demiştik. Allah ölülere, bu şekilde (parçaları birleştirerek) can verir. Size âyetlerini gösterir ki aklınızı kullanasınız.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 73. Ayet Açıklaması
[*] Ölüden ayrılan parçanın onunla birleştirilmesi emredilmektedir. Yeniden dirilme, tekrar yaratılan kemiklerin birleştirilip et giydirilmesi şeklinde olacaktır. (Bkz. Bakara 2:259)
Şaban Piriş
-Bir parçasıyla ona vurun, dedik. İşte Allah ölüleri de böyle diriltir. Ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.
(39) Kesilen ineğin bir parçasıyla, öldürülen kimseye vurun.(40) Âyette ayrıntı verilmemişse de, “Allah ölüleri böyle diriltir” sözü, ölünün dirilerek katilini haber vermiş olduğuna işaret etmektedir. Bu mucize, etrafımızda ve kendi üzerimizde sürekli olarak tekrarlanan mucizelerden farklı birşey değildir. Kesilmiş bir ineğin bir parçası bir ölüye hayat vermekten ne kadar uzak ise, canlı bedenlerinin başlangıcını teşkil eden ve onların canlanmasında rol alan şeyler de cansızları canlandırmaktan o kadar uzaktır. Bir tohum veya bir yumurta cansız olduğu gibi, onların canlanmasında rol oynuyor görünen ısı, ışık, su, hava, toprak gibi şeylerin tümü de cansızdır ve bir ölüyü canlandırma konusunda bir inek kemiğinden daha ileride değildir. Cansız tohumdan canlı ağaca, cansız yumurtadan canlı kuşa uzanan olaylar zinciri içinde hayatın nerede başladığı ve nasıl ortaya çıktığı ise, bütün akıllara ve bilime meydan okuyan bir mucizedir. Ve bu mucize, her an, her yerde, gözlerimiz önünde sayısız örnekleriyle devam eder, gider. İşte Allah, ölüleri böyle diriltir ve âyetlerini bize gösterir—akıl edelim diye.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle dedik: "Kesilen ineğin bir parçasıyla öldürülen adama vurun." İşte böyle diriltir Allah ölüleri. Size ayetlerini gösteriyor ki, aklınızı işletebilesiniz.
Pes eyitdük anlara ki: Vuruñuz ölmiş kişiyi ṣıġıruñ ba‘żısı‐y‐ıla. Anuñ gibidirildür Tañrı Ta‘ālā ölmişleri. Gösterür size āyetlerini, ola kim fikr eyleye‐siz Tañrınuñ ḳudretini.