Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1514, sondan 4723. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 41. ayetidir. Hûd Suresi 41. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 3049 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (4) ر (6) bulunuyor.
Arapça Metin
وقال اركبوا فيها بسم الله مجريها ومرسيها ان ربي لغفور رحيم
Ayette geçen [mecrâhâ] ifadesinde [imâle] denilen tecvit kuralı vardır. Buna göre [râ] harfi kalın ve [â] sesiyle uzatılarak okunması gerekmesine rağmen [e] şeklinde uzatılarak okunur. Kastedilen, geminin yavaşça hareket edişinin kelimenin seslendirilişinde de hissettirilmesidir.
Bayraktar Bayraklı
Nûh, “Gemiye binin, onun yürümesi ve durması Allah'ın adıyladır; doğrusu, Rabbim bağışlayandır; merhamet edendir” dedi.
(Hz.) Nuh, (iman ehline ve ailesine) dedi ki: “Geminin içine binin. Onun yüzmesi de, durup demirlemesi de, Allah’ın ismiyle (ve izniyledir) . Şüphesiz Rabbim Bağışlayandır, acıyıp Esirgeyendir.”
Nuh:
“Bismillah, diyerek gemilere binin. Gemilerin seyretmesi de, iskeleye yanaşıp, demir atması da Allah'ın izni, yardımı ve adıyla gerçekleşir. Benim Rabbim gerçekten kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.” dedi.
Nûh dedi ki: “- Her duruşunda ve gidişinde Allah'ın ismiyle (besmele getirmek üzere) binin gemiye (veya besmele getirerek gemiye binin. Onun gidişi de, duruşu da Allah'ın kudretiyledir). Gerçekten Rabbim Gafûr'dur, Rahîm'dir. “
(Nuh) dedi ki: “Haydi, ona binin artık. (Bu geminin) yürümesi de durması da Allah'ın adıyla/yardımıyladır. Doğrusu, benim Rabbim gerçekten bağışlayandır, merhamet edendir.”
“Onun yürümesi Allah’ın adıyladır” yani bu gemi, Allah’ın emriyle hareket edecek, O’nun lütuf ve inayeti sayesinde azgın suların dalgalarına dayanabilecek ve bu gemide bulunanlar kurtularak Allah’ın rızası istikametinde hayatlarına devam edeceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah "Oraya binin; yürümesi ve durması Allah'ın ismiyledir, Rabbin bağışlar ve merhamet eder" dedi.
Nuh dedi ki; "Allah'ın adıyla binin içine. Onun akışı da, duruşu da (O'nun adıyladır). Hiç şüphesiz Rabbim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Nuh gemiye bineceklere «— Gemiye Tanrı adı ile binin ki onun yürümesi de, demir atması da Tanrı/nın iradesi iledir [³]. Çünkü Rabbim gafurdur, rahîmdir» dedi.
Nûh, kendilerine uzun süre yetecek erzakı da hazırladıktan sonra, müminlere seslenerek“Artık gemiye binebilirsiniz!” dedi, “Onun hareket etmesi de, durması da Allah’ın adıyladır. Bu gemi, O’nun emriyle hareket edecek ve O’nun lütuf ve yardımı sayesinde kurtulacaktır. Yoksa Allah’ın yardımı olmadan, hangi gemi bu azgın dalgalara dayanabilir?Doğrusu Rabb’im, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”
Böylece [kendisini izleyenlere Nûh]: “Haydi, binin artık,” dedi, “yürümesi de, demir atması da Allah adıyla olan bu gemiye! Doğrusu, benim Rabbim gerçekten bağışlayıcıdır, esirgeyicidir!”
Nuh da: - Gemiye binin, onun yol alması da durması da Allah’ın adıyla olsun. Şüphesiz benim Rabbim, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir, dedi. 17/66
Sonunda (Nûh) “Haydi, ona binin!” talimatını verdi; “yol alması da, demir atması da Allah’ın adıyla olsun:[1735] gerçek şu ki, benim Rabbim elbette tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.”[1736]
[1735] Besmele’nin tüm vahiylerin ortak kodu olduğu buradan anlaşılmaktadır. Besmele için bkz: Fâtiha suresi, not 1.
[1736] Belanın tam göbeğinde, Rabbin tarifsiz bağışlayıcı ve eşsiz rahmet kaynağı oluşunu dile getirmek… Zımnen: O’nun helâki dahi hiçbir aklın boyutlarını tahmin edemeyeceği rahmet ve mağfiretinin eseridir. Bunu ancak Allah’ın “gör” dediği yerden bakanlar görür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dedi ki: «Onun içine akması ve durması anında da Allah Teâlâ'nın ismini yâd-ederek binin. Şüphe yok ki, Rabbim gafûrdur, rahîmdir.»
Nuh dedi ki “Binin gemiye! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Gerçekten Rabbim gafurdur, rahîmdir” (affı, rahmet ve ihsanı pek boldur).