

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Kitâbu's-Savm» ın bir-iki yerinde, Ebû Dâvud ile Nesâi dahi aynı bahiste tahrîc etmişlerdir. Ulemâ Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Ramazanda yaptığı bu seferin Mekke 'nin fethi seferi olması ihtimâlinden bahsederler. Zira Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Ramazanda yaptığı seferler Bedir gazası ile Mekke'nin fethine münhasırdır. Hz. İbni Ebî Evfâ Bedir gazasına iştirak edememiştir. Binâenaleyh Ramazan ayında vukubulan ve İbni Ebi Evfâ (Radiyallahu anh)'in da iştirak ettiği bu sefer Mekke 'nin fethi gazası olacaktır. Rivayetlerde ismi bildirilmeyen zat Bilâl (Radiyallahu anh) dtr. «Tevdih» sahibi: «Bâzı rivayetlerde bu zatın Bilâl olduğu tasrih edilmiştir." diyor. Filhakika Ebû Dâvud 'un rivayetinde: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İn ya Bilâl, ... ilâ ahir ... buyurdu.» denilmiştir. İmam Ahmed'in rivayetinde : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) suyunu taşıyan zât'dan su istedi.» denilmiştir. «İcdah»: Karıştırma yap, demektir. Bunu kavrulmuş unu su ile karıştırmak suretiyle yaparlardı. Dâvudî mezkûr kelimenin «süt sağ» mânâsına geldiğini söylemişse de, Kaadî İyâz ve diğer hadis ulemâsı bu mânâyı kabul etmemişlerdir. Hz. Bilâl henüz akşam olmadığı zannıyla : «Yâ Resûlallah, Akşamlasan iyi ederdin.» demiştir. İmam Ahmed'in rivayetinde: «Biraz geciksen de akşam olsa, iyi ederdin.» denilmiştir. Hz. Bilâl yüzde yüz akşam olmadığı kanâatında bulunduğu ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ortalığın aydınlığına iyi bakmamış olmasına ihtimal verdiği için mes'eleyi ona iyice bildirmek maksadıyla : — «Üzerimizde henüz gündüz var.» demişse de, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) havanın aydınlığına değil, güneşin batmasını nazarı itibara almış, sonra güneşi göremeyen bir kimsenin neye dikkat etmesi lâzım geldiğini beyânla karanlığın şark tarafından gelmesine işaret buyurmuştur. Bâzı rivayetlerde Bilâl (Radiyallahu anh)'ın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e üç defa mürâcaatde bulunduğu zikredilmiştir. Burada şöyle bir sual hâtıra gelebilir: « Hz. Bilâl'in ilk emirde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in buyurduğunu yapmayıp akşam olmadığını söylemekte tekrar tekrar ısrar etmesi, bir sahâbiye yakışmayan inatlık değil midir?» Bu suâlin cevâbı yukarıda verilmiştir. O da Bilâl (Radiyallahu anh) 'in yüzde yüz akşam olmadı kanâatinde bulunmasıdır. Güneşin battığını muhakkak surette bilse bir an tevakkuf etmezdi. Onun emr-i Resul karşısında duraklaması ihtiyat ve mes'elenin hükmünü iyice anlamak içindir. Az yukarıda da arzettiğimiz vecihle:«.. ruçlu İftar eder.» cümlesinden murâd: «İftar vakti girer.» demektir. Bu cümleden : «Güneş kavuşunca oruçlu olan bir kimse bir şey yiyip içmese de orucu bozulur.» mânâsını çıkarmamakdır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 4 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.