

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhari «Kitâbu't-Tefsir» de, Ebû Dâvud ile Tirmizî «Kitbu's'-Savm» da, Nesaî «Kitâbu't-Tefsir- de tahric etmişlerdir. Hadis-i şerifden Anlaşılıyor ki islâmiyetin ilk zamanlarında müslümanlar oruç tutmakla fidye vermek arasında muhayyermişler. İsteyen oruç tutar isteyen tutmaz da onun yerine fidye verirmiş. Bir fidye bir fakirin bir günlük yiyeceğiymiş. Sonra âyet-i kerîme inerek bu hükmü neshetmiş ve oruç ayına yetişen mükelleflerin oruç tutmaları gerektiğini bildirmiştir. İslâm'ın ilk devirlerinde müslümanlara bahsedilen bu muhayyerlik (Allah-u A'lem) müslümanlar henüz günlerce oruç tutmaya alışmadıkları içindir. Sonra ruhsat neshedilmiş, azimetle amel farz kılınmıştır. Maamafih nesih mes'elesi yine de ihtilaflıdır. Ashâb-ı kiram 'dan İbni Abbâs (Radiyallahû anh) bu âyetin mensuh olmadığını söylemiştir. Ona göre oruca takat getiremiyenlerden murad ihtiyar erkeklerle ihtiyar kadınlardır, Böyleleri oruç tutamadıkları takdirde hergün birer fakir doyururlar. Buhari'nin rivayetine göre Hz. Enes ihtiyarladıktan sonra bir veya iki sene her günün orucu yerine bir fakir doyurmuş, ona ekmek ve et yedirmiştir. Enes'in onun yüz on yaşlarında iken yaptığı rivayet olunur. Yine Buharî'nin rivayetine göre İbni Abbas (Radiyallahû anh) âyet-i kerîmeyi ........ şeklinde okumuştur. Bu kıraâta göre mâna: Oruç tutmaya güç haline takat getirebilenler...» demek olur. Mezkûr âyeti Abdullah b. Mes'ud (Radiyallahû anh)'da ayni şekilde okumuştur. Cumhur-u ulemâya göre bu âyet-i kerîme nesh edilmiştir. Nitekim, babımız hadîsi dahi neshedildiğine delâlet etmektedir. Aynî diyor ki: «Hâsılı nesih sağlam ve mukim olan kimseler hakkında kendilerine oruç farz kılınmak suretiyle sabit olmuştur. Oruç tutmaya kudreti olmayan şeyh-i fâniye gelince : O tutmayabilir. Üzerine kaza da lâzım değildir. Ancak oruç tutmadığı takdirde vakti hali varsa fakir doyurması icap eder mi etmez mi ? Bu mes'elede ulemâdan iki kavil rivayet olunur. Birincisi kavle göre fakir doyurması icab etmez. Şeyh-i fâninin hükmü sabî gibidir. îmam Şafiî'nin iki kavlinden biri budur. İkinci kavle göre: Oruç tutmağa iktidarı olmayan ihtiyarların her gün için bir fidye vermeleri icab eder. Sahih olan kavil budur. Ekser-i ulemâ onu, tercih etmiştir.»

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.