

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Ulemânın beyânına göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in suâl soran zâta kızması, suâlini hoş karşılamadığı içindir. Çünkü sorulan bir suâle cevap vermek gerekir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise bu suâle vereceği cevaptan bir mefsedet doğar diye korkmuştu. Soran zât aldığı cevaptan vücûb mânâsı anlayabilirdi. Yâhüt Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in tuttuğu oruç ona az görünebilirdi. Halbuki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Müslümanların dîni ve dünyevî birçok işleriyle meşgul bulunduğu gibi zevcelerinin hukukunu îfa etmek, misafirlerini ağırlamak, gelen hey'etleri kabul etmek v.s. birçok vazifeleri de vardı. Bu sebeple hali daha ziyâdesini iktizâ etmekle beraber sırf ümmetine merhamet ve şefkatinden dolayı ibâdetlerde de iktisâta riâyet ederdi. Soran zât, suâlini yanlış sormuştu, ona gereken : «Ben, kaç gün oruç tutayım?» yahut: «Nasıl oruç tutayım » diyerek suâlini kendine tahsis etmekti. O zaman Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de başkalarına olduğu gibi ona da hâline göre cevap verirdi. «Bunun için bana takat verilmiş olmasını dilerim.» cümlesinin mânâsı, bâzılarına göre «Ümmetimin buna tâkât getirmesini dilerim.» demektir. Zira Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz orucun bu derecesine ve daha ziyâdesine muktedir idi. Visal orucu tutar ve kendisine bu hususta uymak isteyen ashabına ; «Ben, sizin gibi değilim. Çünkü ben gecemi, Rabbim beni doyurup suladığı halde geçiririm.» buyururdu. Hadîsin ikinci rivâyetindeki : «Keşke Allah bunun için bize kuvvet ihsan etse...» cümlesi de bu le'vili te'yid eder. Mezkûr cümleyi zevcelerîyle sair müslümanlar hakkında söylemiş olması ihtimâli de vardır. Fahr-i Kainat (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz arafe orucu hakkındaki sözleriyle, bu orucun iki senenin günahlarına keffâret olacağını anlatmışlardır. Buradaki günahlardan murâd: Abdest babında görüldüğü veçhile küçük günahlardır. Perşembenin vehm nedeni ile zikredilmediğini beyan'a gelince: Kaadi Iyâz her iki rivayetin sahih olduğunu söyler. İkinci rivayete göre mânâ: «Onu vehim zannettiğimiz için...» demek olur, Kaadî îyâz diyorki: «Râvinin (Perşembe gününü zikretmedik.) demesi, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : (Ben, o gün doğdum, bana Nebilik de o günde verildi.) buyurduğu içindir. Sair rivayetlerden anlaşılacağı üzere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in doğduğu ve kendisine Nebilik verildiği gün pazartesidir. Bu sebeple imam Müslim, Şu'be rivâyetindeki perşembe gününü zikretmemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.