

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Enes hadîsini Buhâri «Kitâbü'l-îydeyn» ile «Kitâbü'l-Haccda; Nesâî ile İbni Mâce «Kitâbü'l-Hacoda muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Bu rivayetlerde zikredilen tekbîrden murâd: Telbiye ile beraber getirilen tekbîrdir. Yoksa tekbîr getirenler telbiyeyi terketmiş değillerdir. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cemre-i Akabe'de taş atıncaya kadar telbiyeyi kesmediği rivayet olunmuştur. İmam A'zam ile İmam Şâfiî'nin mezhepleri de budur. İmam Mâlik'den bu bâbda muhtelif kaviller rivayet plunmuştur. Bir kavline göre güneşin zevalinden sonra telbiye kesilir. Diğer kavline göre vakfeye durulurken, başka bir kavline göre de Arafat mescidine varılınca kesilir! Hattâbî diyor ki: «Bu bâbda meşhur olan sünnet: Bayram günü cemre-i Akabe'de ilk taşı atmadan telbiyeyi kesmemektir. Ulemâ bununla amel etmişlerdir. Hz. Enes'in bu kavline gelince: Tekbir alanların telbiyeyi terk-etmeksizin ona bir nev'î zikir katmış olmaları ihtimâli vardır.» Mühellil: Tehlîl getiren yâni «Lâ ilahe İllallah» diyendir. Burada ondan murâd: İhlâl ve telbiyedir. Bu rivayetler, Mina'dan Arafât'a giderken telbiye ve tekbîr getirmenin müstehab olduğuna delâlet ederler. Nevevî, telbiyenin, tekbîrden efdal olduğunu söylemiştir. Yine bu rivayetler, Arafe günü sabah namazından sonra telbiyenin kesileceğini söyleyenler aleyhine delildirler.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.