

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî, Ebû Dâvûd ve Nesâî dahî «Buyu'» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Ebû Dâvûd 'un rivayetinde satışın tefsiri yoktur. İbni Esîr'in beyânına göre (habel) kelimesi masdardır. Burada mahmule yâni hayvanın karnındaki yavruya habel denilmiştir. Kelimenin sonundaki (ta) müennes alâmetidir, mübalağa için getirildiğini söyleyenler de vardır. Terkîbdeki birinci habelden murâd: Devenin karnındaki yavru, ikincisinden murâd da yavrunun yavrusudur. Lisân ulemâsı habel kelimesinin yalnız insanlar hakkında kullanıldığında ittifak etmişlerdir. Onlara göre hayvanlar hakkında (hami) denilir. Ebû Ubeyd, hayvanlar hakkında bu hadîsten başka hiç bir yerde habel denilmediğini söylemiştir. Cezûr: Erkek veya dişi bir deve demektir. Burada devenin zikredilmesi başka hayvanların bu hükümde dâhil olmadığını anlatmak için değil, misâl kabîlindendir; yoksa sâir hayvanlar da hüküm i'tibâriyle deve gibidir. Ulemâ yasak olan bu satıştan ne kasdedildiğini ta'ynı hususunda ihtilâf etmişlerdir. Bir cemaate göre maksat: Gebe olan deve doğurup onun yavrusu da doğuruncaya kadar beklemek şartiyle yapılan satıştır. Nitekim hadîste de bu suretle tefsir olunmuştur. İmam Mâlik ile Şafiî'nin ve onlara tâbi olanların mezhepleri budur. Bir takım ulemâ : «Bu satıştan murâd: Hâmile olan devenin yavrusunu hemen o anda satmaktır.» demişlerdir. Ebû Ubeyde Muammer b. Müsenna ile arkadaşı Ebû Ubeyd el-Kaasim'in ve diğer lügat ulemâsının kavilleri de budur. İmam Ahmed ile İshâk b. Râhuye dahî buna kail olmuşlardır. Mezkûr kavi lügate daha muvafık görülmüşse de râvi İbni Ömer (Radiyallahu anh) hadîsi birinci kavle uygun olarak tefsir etmiştir. Usûl-i fıkıh ulemasının muhakkıklarına göre zahire muhalif olmamak şartiyle râvinin tefsiri tercîh olunur. Maamafih hadîsdeki: «Câhiliyyet devri insanları ilâh...> şeklindeki tefsir cümlesinin müdrec olduğunu, bu sözü Hz. İbni Ömer değil, râvi Nâfi'nin söylediğini iddia edenler de vardır. Hâsılı hayvanın karnıındaki yavru büyüyüp doğuruncaya kadar beklemek şartiyle satış yapmak her iki tefsire göre bâtıldır. Çünkü birinci tefsire göre meçhul vadelidir; binâenaleyh sahîh değildir. İkinciye göre ma'dûm, meçhul ve henüz mâlik olmadığı, teslimden de âciz bulunduğu bir şeyi satmaktır; bu da caiz değildir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.