

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu rivayetleri Buhârî «Kitâbu'n-Nikâh», «Kitâbu't-Tevhid» ve «Kitâbu't-Tefsir'de; Tirmizî «Kitâbu'd-Deavât»'da; Nesâî «Kitâbu't-Tefsîr''de tahric etmişlerdir. Gayret: Kıskançlık demektir. --Metinler'de kıskanç şeklinde geçti zaten-- Allah Teâlâ'ya nisbetle gayret ise: Bir şeyi mü'min kuluna menetmesi ve haram kılmasıdır. Nevevî diyor ki: «Bunun hakikati kullar için maslahattır. Çünkü kullar Allah'a sena ederler. O da onlara sevab verir. Bu suretle kullar faydalanırlar. Teâlâ Hazretleri ise bütün âlemlerden ganîdir. Ona kulların medhü senası fayda vermediği gibi, onu terketmeleri de bir zarar vermez.» Fevâhiş: Fahişenin cem'idir. Fahişe kavil olsun, fiil olsun her kötü haslet demektir. --Metinde kötülük olarak geçti zaten-- İbnû'l-Esîr'in beyânına göre, hadîsdeki fevâhişden murad; günahların şiddetle çirkin olanlarıdır. Fahişe çok defa zina mânâsına kullanılır. Hadîs-i şerîf Allah'a hamdü senada bulunmanın ve ona tesbih, tehlil ve tahmid gibi zikirleri dilden bırakmamanın faziletine delildir. «Hiç bir kimseye özür, Allah'dan daha makbul değildir.» cümlesi hakkında Kaadi İyâd: «İhtimal buradaki özürden murad; kulların yaptıkları hatalardan dolayı Allah'dan özür dilemeleri, günahlarından tevbe etmeleri, Allah'ın da onları af buyurmnsıdır.» diyor.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.