Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2260, sondan 3977. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 10. ayetidir. Meryem Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 2897 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (0) ي (5) ع (1) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
قال رب اجعل لي اية قال ايتك الا تكلم الناس ثلث ليال سويا
Zekeriyya, “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver”, dedi. Allah da, “Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır” dedi.
Hz. Zekeriyyâ özellikle çocuk değil, kendisine mânen vâris olacak bir halef istemişti, Allah çocuk vereceğini müjdeleyince sevinmiş ve şaşkınlığını ifade etmiştir. Alâmet olarak sapasağlam olmasına rağmen, üç gece insanlarla konuşamayacağı hususu, Âl-i İmrân sûresinde ise insanlarla üç gün, işaretten başka bir şekilde konuşamayacağı şeklindedir. Şu halde burada geceler gündüzleriyle birlikte, Âl-i İmrân’da ise günler geceleriyle birlikte kastedilmektedir. Aynı zamanda işaretle konuşabileceği de bildirilmiş ve sabah akşam Allah’ı çokça zikretmesi emredilmiştir (bu konuda ayrıca bk. Âl-i İmrân 3:41). Şüphesiz ki kâinatı yoktan var eden, Âdem’i topraktan yaratan o yüce kudret için ihtiyar ana babadan bir çocuk dünyaya getirmek zor bir şey değildir. Zira o, bir şeyi yaratmak istediği zaman “ol” der, hemen oluverir (bk. Yâsîn 36:82).
Mehmet Okuyan
(Zekeriya) “Rabbim! (Bu konuda) bana bir delil ver.” demişti. (Melek) “Senin delilin, sapasağlam olduğun hâlde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır.” cevabını vermişti.
Bu ayetler (4-10), Âl-i İmrân 3:39-41. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yaşlılık çağında çocukla müjdelenen Hz. Zekeriya’ya yönelik mucize yani işaret, “sapasağlam olmasına rağmen üç gün konuşamaması”dır. Bu yüzden tercümeyi de “konuşmama”sı değil de, “konuşamama”sı şeklinde vermeyi tercih ettik. Hz. Zekeriya duygusal olarak çocuk istemiş, müjdeyi alınca şaşkınlıkla ve muhakemesiyle soru sormuştu.
Bayraktar Bayraklı
Zekeriyyâ, “Ey Rabbim, bana bir işaret ver!” dedi. Allah: “İşaretin sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır” buyurdu.
1- Belirti göster. 2- Belirtin. 3- Üç gün, üç gece. (3: 41). 4- Konuşma sorunun olmadığı halde üç gün boyunca konuşamayacak olmandır, dilinin tutulmasıdır.
Ahmet Akgül
(Hz. Zekeriya) Dedi ki: "Rabbim, (bu ihtiyarlık halimde bir çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet (ayet) ver." (Cenab-ı Hakk) Buyurdu ki: "Senin alâmetin, sapasağlam iken, üç tam gece (gündüz boyunca) insanlarla konuşamamandır." (Bu süre içinde konuşma yeteneğin alındığından, insanlarla iletişimi işaretle gerçekleştirmendir.)
Zekeriyya: “Rabbim, öyleyse bana bir işaret ver!” diye yalvardı. Allah buyurdu: “Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaman olacak…”
Zekeriyya şöyle dedi: (Ailemin hamlini anlamak hususunda) Rabbim bana bir alâmet ver. Allah buyurdu ki, senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamaz hale gelmendir.
Zekeriyya: “Ey Rabbim! Bana bir belirti kıl” dedi. Allah: “Senin belirtin, işaretin, (şudur: Sapasağlam olduğun halde) üç gün üç gece konuşamayacaksın” dedi.
(Zekeriya:) “Ya Rabbi, bunun için bana bir belirti göster” dedi. (Allah:) “Bunun belirtisi, sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır (dilinin tutulmasıdır)” buyurdu.
Zekeriya "Rabbim! Öyleyse bana bir alamet ver" dedi. Allah: "Senin alametin, sağlam ve sıhhatli olduğun halde üç gün üç gece insanlarla konuşamamandır" buyurdu.
O: Rabbim! dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır, buyurdu.
Zekeriyya şöyle dedi: "Rabbim! Bana alâmet ver." Allah: "Senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaz hale gelmendir." buyurdu.
Zekeriya dedi ki Yâ Rab! Müjde için bana bir alâmet yap. Allah sana alâmet, sıhhatin düzgünken [⁷] üç gün üç gece bir düziye nâs ile konuşamamaklığındır.
Zekeriya, “Ey Rabb’im, bana çocuğumun olacağına dâir bir alâmet göster ki, halkım da buna inansın!” dedi. Allah, “Senin alâmetin,” dedi, “sağlığın yerinde olmasına rağmen, tam üç gün üç gece boyunca dilinin tutulup insanlarla —işâretleşme dışında— konuşmaman olacaktır.”
(Zekeriyya): “Ey Rabbim! (Çocuğum olacağına dâir) bana bir mûcize ver.”1 dedi. (Allah da) Senin mûcizen, sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konu-şamamandır.” buyurdu.
1 Hz. Zekeriyya (a.s)’ın bu ifâdesi, Hz. İbrahim’in (Bakara: 260)’daki, “Bir zamanlar İbrahim: ‘Ey Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster.’ dedi. (Allah da ona:) ‘Yoksa buna inanmıyor musun?’ buyurdu...” ifâdesine benzemektedir.
Muhammed Esed
[Zekeriya:] “Rabbim, öyleyse, bana bir işaret tayin et!” diye niyaz etti. [Melek:] “Senin işaretin, tam (üç gün) üç gece insanlarla konuşmaman olacak” 9 dedi.
– Rabbim, öyleyse bana bir alamet göster! Dedi. -Rabbi: Senin alametin, tam üç gün üç gece insanlarla konuşamamandır. Buyurdu. 2/117, 3/59, 3/35...41, 19/2...15, 21/89- 90
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 10. Ayet Açıklaması
[2465] Dua eden Hz. Zekeriyya’nın kendisi idi, kabul edilince bir belge isteyen de kendisi. Zımnen, kalbin tatmini için aklın sorduğu bu tür soruların Allah’a karşı su-i edep olmadığına delâlet eder. Tıpkı Hz. İbrahim’de olduğu gibi (2:260).
[2466] Seviyyen: “üç gece/gün”ün sıfatı olması durumunda anlam tercih ettiğimiz gibi olur. Eğer bu kelime Zekeriyya’nın niteleyeniyse, bu durumda anlam “..özürsüz olduğun halde üç gün insanlarla konuşmamandır” şeklinde olur. Bu alternatif anlam, oğlan çocuğu müjdesini alınca dili tutulduğunu söyleyen Yeni Ahid’in bu iddiasına (Luka 1:20-22) bir alternatif teşkil eder. Bu âyetten açıkça Hz. Zekeriyya’nın konuşma özürlü olduğu için değil, ilâhî kudret delîli bir işaret olarak konuşamadığı anlaşılmaktadır.
[2467] Lafzen: “üç gece”. Arap dilinde gün “gece” ile telaffuz edilmektedir. Çünkü bu dilin dünyasında, çevresel şartlar gereği günün en hareketli saatleri geceye tekabül etmektedir.
[2468] Veya: “Konuşmamandır”. Hz. Zekeriyya’nın kendi yaşlılığına ve karısının kısırlığına rağmen evlat müjdesi alması bir ilâhî kudret delîlidir. Kendisi bu ilâhî kudret delîli olan müjdenin gerçekleşeceğine dair “âyet” istiyor. Âyet, yani “ilâhî kudret delîli olan bir işaret, belge, delil”. Bu talebi, başkalarını ikna için” şeklinde tahsis etmek doğru değildir. Zira talebi başkalarıyla birlikte kendisini de iknaya yöneliktir. Bu durumda ibâreyi “konuşmama” değil “konuşamama” olarak anlamak daha açıklayıcıdır. Birincide kendi iradesiyle girdiği bir “sükût orucundan” söz edebiliriz ki, bu, âyet (ilâhî kudret delîli) niteliği taşımaz. İkincisi ise iradesine rağmen konuşamamadır ki, bu durumda bir “ilâhî kudret delilinden” söz edebiliriz. Allahu a’lem.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Yarabbi! Benim için bir alâmet kıl.» Buyurdu ki: «Senin alâmetin, sen sapasağlam olduğun halde nâs ile üç gece konuşmaya muktedir olamamandır.»
Süleymaniye Vakfı Meryem Suresi 10. Ayet Açıklaması
[1] Ali İmran 3:41. ayette "üç gün" ifadesi geçtiği için ikisi birleşince üç gün üç gece olur. [2] "Konuşamaması, bu göstergeyi kendisi için istemesinden dolayıdır. Buraya "konuşmama" şeklinde meal verilemez, çünkü konuşmama, insanın elindedir. Gösterge olması için istediği halde konuşamaması gerekir. Zaten âyetteki "sapasağlam olduğun halde" ifadesi bunu destekliyor. Zekeriya (as) bir işaret istemesinin sebebi bunun nübüvvet dışı bir durum olduğudur ve Nübüvet dışı vahyin (rüya, ilham gibi) kesin olmadığının delilidir.
Şaban Piriş
-Rabbim, bana bir işaret ver! dedi. -Senin işaretin, ardı ardınca üç gece insanlarla konuşmamandır, buyurdu.