Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2350, sondan 3887. ayet; 20. sure ve Tâhâ Suresinin 2. ayetidir. Tâhâ Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 23 ve toplam ebced değeri ise 1532 olarak hesaplanmıştır. Tâhâ Suresinin toplam ebced değeri 387758 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طه hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) ه (0) bulunuyor.
2,3. (Ey Muhammed!) Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.[353]
Rivayete göre, Hz.Peygamberin çok ibadet ettiğini gören Kureyş müşrikleri, “Allah, bu Kur’an’ı Muhammed’e sıkıntı çeksin diye indirdi” demeleri üzerine bu âyet inmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni) Tâhâ Suresi 2. Ayet Tefsiri
Resûlullah’ın ve müslümanların çok zor şartlar altında bulundukları bir dönemde inen sûre, insanlık için bir lutuf olan Kur’an’ın ne yüce bir makamdan geldiğine dikkat çeken, muhataplarına mânevî huzur ve tatmin sağlayan, moral gücünü yükselten ifadelerle başlamaktadır. 2. âyetin “mutsuz olasın diye indirmedik” şeklinde çevirdiğimiz kısmını “eziyet, zahmet çekesin diye indirmedik” şeklinde tercüme etmek mümkündür. Her iki mânaya göre âyetten çıkan sonuç şu olmaktadır: Kur’an’ın getirdiği ilâhî mesajın amacı, insanın yaşama sevincini kırmak veya yok etmek değil, yaratılış amacına uygun bir sorumluluk bilinci taşıyanlara yol göstermek, hatırlatma ve uyarılarda bulunmaktır. Bazı müfessirler Resûlullah’ın tebliğ görevi esnasında çektiği sıkıntıları ve gece ibadetinden ötürü tâkatten düştüğünü anlatan rivayetlerle bağ kurarak ve ibadette maksadın meşakkat olmadığını belirtmek için âyete, Kur’an’ın insanı güç yetiremeyeceği şeylerle sorumlu tutmak üzere gelmediği mânasını vermişler; bazıları da burada, Hz. Peygamber’in hep bu sıkıntılı duruma mahkûm kalmayıp güçlü ve itibarlı olacağı ve değerinin bilineceği günlere de kavuşacağı yönünde müjde verildiği yorumunu yapmışlardır (bk. Taberî, XVI, 137; Râzî, XXII, 3-4). Âyetlerin indiği dönemle ilgili rivayetler ışığında, hemşehrilerinin hakikatleri görmemekte ve elleriyle yaptıkları putları tanrı edinmekte direnmeleri karşısında mâneviyat kırıklığına uğrayan Hz. Peygamber’e teselli verildiği, Kur’an’ın, ancak insan olmanın sorumluluğunu taşıyanlar ve bunun hakkını verememekten korkanlar için öğüt ve uyarı etkisi yapacağı bildirilerek bu bilinçten yoksun olanlar için kendisini helâk etmemesi gerektiğine imada bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Biz Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
Biz Kur'ân'ı sana, sorumluluklarını tevdi etmek üzere indirirken, lüzumundan fazla ibadetle kendini yorarak sıkıntıya düşesin, kavmin küfürde ısrar ettiği, senin peygamberliğine iman etmediği için, tebliğde bulunduğun muhataplarının ters ve düşmanca davranışları dolayısıyla üzülesin, bedbaht olasın istemedik.
2.İbnu Merdeviye`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.)`a ilk vahiy geldiği sıralarda namaz kılarken ayaklarının ön kısımları üzerine dikilerek dururdu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Bir rivayete göre de Resulullah (a.s.) geceleri uzun süre teheccüd namazı kıldığından ayakları şişerdi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Merdeviye`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre de müşriklerin Resulullah (a.s.) hakkında: "Bu adam Rabbine karşı şaki oldu (O`na karşı geldi)" demeleri üzerine bu ayeti kerime indirildi.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Bu rivayetlerde genellikle Resulullah (a.s.)`ın kendisine vahiy gelmesinden sonra içine düştüğü bazı sıkıntılardan söz edilmekte, ayeti kerimenin bu sıkıntılarla ilgili olarak indirildiği belirtilmektedir.
Ali Bulaç
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
2-3. Biz sana bu Kur'an'ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik. Yalnızca, (Allah'a karşı gelmekten) sakınanlara bir öğüt, bir uyarı olsun diye (indirdik).
Hz. Muhammed peygamberlikle görevlendirildikten sonra gece gündüz koşuşturuyor, çırpınıyor insanların hidayeti için deyim yerindeyse adeta kendisini helâk ediyordu. Onun bu durumunu gören Mekkeli müşrikler; “Allah Muhammed’i sıkıntıya sokmak içi peygamber yaptı” diyordu. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Yoksa Hz. Peygamber’e indirilen Kur’an’ın evrensel mesajlarıyla insana önerilen ahlakî disiplin onun yaşama duygusunu daraltmak maksadına değil, insanın doğru ve eğrinin ne olduğu konusundaki şuurunu artırmak gayesine dayanmaktadır.
Diyanet İşleri (Eski)
2,3,4. Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.
2,3,4. Biz Kur'ânı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitâb) olmak üzere indirdik.
1 Bu âyetin, Peygamberimizin teheccüd namazını tek ayak üzere kılması üzerine indirildiğine dâir rivâyetler varsa da bunlar çok kuvvetli değildir. Ancak; bu âyetten İslâm Dini’nin insanlara güçlük çıkartmak için indirilmiş bir din olmadığı anlaşılmaktadır.
Muhammed Esed
Bu Kur’an'ı sana, seni bedbaht etmek 2 için indirmedik,
[2545] Teşkâ, “saadetin zıddı” anlamındadır (Râğıb). Yalınkat bir “meşakkat” değil, “mutluluğu azaltan” ya da “yok eden” vurgusu taşır. Zımnen: Ey İnsan, Biz Kur’an’ı senin mutluluğun için indirdik!
Ömer Nasuhi Bilmen
Bu Kur'an'ı sana meşakkate düşesin diye indirmedik.
Tâ hâ: kesin mânasını yalnız Allah’ın bildiği huruf-i mukattaa’dan olmakla beraber, bu hususta yapılan başlıca tefsirler: 1. Hz. Peygamberin isimlerindendir. 2. Yüce Allah’ın isimlerindendir. 3. Yemindir. 4. “Ey insan!” demektir.
Süleyman Ateş
Biz bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.