Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2559, sondan 3678. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 76. ayetidir. Enbiyâ Suresi 76. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 3331 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ونوحا اذ نادى من قبل فاستجبنا له فنجيناه واهله من الكرب العظيم
(Ey Muhammed!) Nûh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Hz. Nûh’un kurtarıldığı ifade edilen “büyük sıkıntı”dan maksat Nuh tûfanı, onunla birlikte kurtarıldığı belirtilen “yakınları”ndan maksat da kendisine inananlardır (bu konuda geniş bilgi ve değişik yorumlar için bk. Hûd 11:36-49; Sâffât 75-82).
Mehmet Okuyan
Nuh’u da (an)! Daha önce bize dua etmişti. Biz de duasına cevap vermiş, böylece, onu ve ailesini (destekçilerini) büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Sâffât 37:76 ve 115’te de geçen [el-karbi’l-‘azîmi] tamlaması “büyük sıkıntı”, “müthiş felaket”, “korkunç bela” gibi anlamlar içermekte ve yaşanan olay bağlamında kavminin tufanda boğulması anlamına gelmektedir. Bu arada kavminin inatçı inkarları ve korkunç tepkisi karşısında bunalan Hz. Nuh ve onunla birlikte iman etmiş olanların içlerinde hissettikleri sıkıntıdan kurtarılmaları da elbette ayette kastedilen anlamın içeriğinde bulunmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
Nûh da, daha önce yalvarmıştı; onun da duasını kabul etmiştik. Kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.[330]
1- Ailesini, yakınlarını, onunla birlikte hareket edenleri.
Ahmet Akgül
Nuh da; daha önce (kavminin inat ve inkârından Rabbine sığınıp) çağrıda bulunduğu zaman, Biz onun dua ve yakarışlarına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.
Ve Nuh'u da hatırla, hani O, İbrahim ve Lût'dan çok önce bize yakarmıştı ve biz de O'nun bu yakarışına cevap vermiş, O'nu ve O'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık.
Nûh'u da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Nûh, daha önce niyaz etmişti. Onun duasını kabul edip, dileğini yerine getirdik. Kendisini, ailesini, iman edenleri büyük sıkıntıdan kurtardık.
Nûh'u da hatırla ki, daha önce o dua etmişti de, biz duasını kabul etmiştik. Böylece kendisini ve ona bağlıları, o büyük âfetten (Tufan'dan) kurtardık.
Cemal Külünkoğlu Enbiyâ Suresi 76. Ayet Açıklaması
Hz. Nuh’un duası şöyleydi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helâkini arttır.” (Nuh 71:26-27)
Diyanet İşleri (Eski)
Nuh da daha önceleri Bize yalvarmıştı, onun duasını kabul edip, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Nûh'u da (an)! Hani daha önce (o da) duâ etmişti de onun duâsını kabûl edip, kendisini ve (îmân eden) ehlini o büyük sıkıntıdan (tûfandan)kurtarmıştık.
Nuh/u da yâd et, hani o, bundan evvel kavminin helâkini niyaz etmişti. Biz onun niyazını kabul edip kendisini, ailesini tufan gibi büyük bir tasadan kurtarmıştık.
Nuh'u da (hatırla). Hani o dua etmiş de böylece biz onun duasını kabul etmiştik. Ardından, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Nûh’a da ilim ve hikmet verdik. Hani Nûh, İbrahim’den yıllar önce, “Ey Rabb’im, kâfirlerle mücâdelemde yenik düştüm, bana yardım et!” diye Bize yalvarıp seslenmişti. Biz de çağrısına cevap vererek hem onu, hem de ailesinden iman edenleri ve yanında yer alan müminleri kâfirlerin baskı ve eziyetlerinden ve büyük sıkıntılardan kurtardık.
Nûh’u da (kurtardık ve önder yaptık).
Hani, önceden dua etti.
Derken, ona (icabet edip) karşılık verdik.
Onu ve ailesini Çok Büyük Üzüntü’den kurtardık.
Nûh’a gelince, daha önce o, (Bize duâ ederek)1 çağrıda bulunduğunda Biz onun duâsını kabul ettik, onu ve inanarak ona tabi olanları, büyük bir sıkıntıdan kurtardık.2
1 Nûh (a.s): “Ey Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden yurt sahibi bir kimse bırakma. Eğer Sen onları bırakırsan onlar, Senin kullarını saptırırlar ve sadece kötülük ve kâfirlik üretirler.” diye dua etmişti. Hz. Nûh, bu duayı gemiye bindikten sonra yapmıştı. Bk. (Nûh: 26-27)2 Tufanda boğulmaktan gemi ile kurtardık.
Muhammed Esed
VE NÛH[u da hatırla]; hani, o [İbrahim ve Lût'tan] çok önce [Bize] yakarmıştı ve Biz de o'nun (bu yakarışına) cevap vermiş, o'nu ve o'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık; 69
Nuh’u da an! Hani o, elçilerine kulak tıkayan zalim kavminin helâkı için dua etmişti de, biz de onun duasını kabul etmiştik. Onu ve ailesini büyük felaketten kurtarmıştık. 23/25...27, 26/117- 118, 54/9...11, 71/26...28
ONLARDAN çok daha önce Nûh da Bize yalvarmış, bunun üzerine Biz de onun duasını kabul etmiş, onu ve onun yakınlarını büyük bir beladan kurtarmıştık.[2748]
Mustafa İslamoğlu Enbiyâ Suresi 76. Ayet Açıklaması
[2748] Hz. Nûh’un îmâ edilen duası için bkz: 71:26-28. Nûh kıssası hakkındaki tüm pasajların alt alta okunmasıyla elde edilen sonuç şu: Yoldan çıkmış kavim Hz. Nûh’un duası yüzünden helâk olmuyor, onların helâkine kendi sapmaları sebebiyle Allah hükmediyor ve bu sonuca üzülen Hz. Nûh’a “onların lehine Bana başvurma” buyuruluyor (11:36-37, not 45).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Nûh'u (da Yâd et)! O vakit ki, o evvelce niyazda bulunmuştu. Biz de O'na icabet etmiş, nihâyet O'nu da, ehlini de pek büyük bir gamdan necâta erdirmiştik.
Nuh'u da önderlerden kıldık. O İbrâhim ve Lut'dan çok önce, Bize yakarmıştı. Biz de duasını kabul buyurup onu, yakınlarını, evlatlarını ve halkından iman edenleri büyük bir beladan kurtardık. [54, 10; 71, 26-27]