Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2976, sondan 3261. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 44. ayetidir. Şu'arâ Suresi 44. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 2469 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (2) bulunuyor.
Bu ayette geçen “Firavun’un izzeti ile” ifadesi, “onun gücü ve şerefi için”, “onun gücünden istifade ederek” ve “onun gücüne yemin ederek” gibi anlamlar vermektedir. Buradan hareketle, anlaşılıyor ki farklı varlıklara yemin geleneği o dönem İsrailoğullarında olduğu gibi, Mekkeli müşriklerin uygulamalarında da vardı.
Bayraktar Bayraklı
43,44,45. Mûsâ onlara: “Ne atacaksanız atın!” dedi. Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve “Firavun'un onuru için elbette bizler galip geleceğiz” dediler. Sonra Mûsâ asasını yere bıraktı. Bir de ne görsünler, onların sihirlerini yutuveriyor.
Bunun üzerine sihirbazlar (halkın gözünü boyamak için) iplerini ve değneklerini (meydana) atmışlar ve “Firavun’un şerefine (onun ismi ve izzeti hakkı için) elbette (her türlü hünerimizi göstereceğiz ve) biz galip geleceğiz” demişlerdi.
Bunun üzerine (onlar) iplerini ve değneklerini attılar ve (böbürlenerek:)“Fir'avun'un şerefi üzerine yemîn ederiz ki, muhakkak galib olanlar elbette ancak biziz!” dediler.
Bunun üzerine sihirbazlar, özel hazırlanmış iplerini ve sopalarını meydandaki sıcak kumların üzerine atarak, “Firavunun şerefi adına; elbette üstün gelecek olan bizleriz!” diye haykırdılar. Meydana atılan ipler ve değnekler, ortalığı kaplayan yılanlara, çıyanlara dönüştü; öyle ki, bu dehşet verici manzara karşısında Mûsâ bile korkuya kapılmıştı.