Şu'arâ Suresi 57. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2989, sondan 3248. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 57. ayetidir. Şu'arâ Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1666 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فاخرجناهم من جنات وعيون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فاخرجناهممنجناتوعيون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Feaḣracnâhum min cennâtin ve’uyûn(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
57,58. Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
57,58. Onları (Firavun ve halkını) bahçeler(in)den, (su) kaynaklarından, hazinelerden ve değerli makamlardan çıkarmıştık.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
57,58,59,60. Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Derken onları cennetlerden¹ ve çeşmelerden çıkardık.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Ama (buna rağmensonunda) Biz onları (Firavun ve etbaını saltanat sürdükleri) bahçelerden ve pınarlardan böylece sürüp çıkardık.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Biz de Firavun ve yandaşlarını o güzelim bahçelerinden ve pınar başlarından,
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Sonra biz onları bahçelerden, akarsu kıyılarından ve pınar başlarından çıkardık.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık,
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Böylece Firavun'u ve kavmini çıkardık bostanlardan, pınarlardan;
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Biz de onları bağlı, bahçeli, çeşmeli saraylardan,
Besim Atalay
Besim Atalay
Biz onları, bahçelerden, pınarlardan
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Biz de onları (Firavun ve kavmini yaptıkları yüzünden Mısır'daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
57,58,59. Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
57, 58. Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Sonunda, onları çıkardık: Bahçelerden, çeşmelerden,
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan,
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bu suretle bunları bostanlardan, pınarlardan
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
57,58. Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazînelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
57,58. Böylelikle (İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazînelerden ve güzel yerlerden çıkardık.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“Ve onları (daha önce) bahçelerden ve pınar başlarından çıkarmıştık.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
57, 58. Biz de Firavuncuları bahçelerinden, pınarlarından, altın gümüş hâzinelerinden, âlâ yerlerden [³] çıkardık.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Böylelikle biz onları bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Böylece onları, zevk ve sefa içinde yaşadıkları o güzelim bahçelerden, pınarlardan —geri dönmemek üzere— çıkarıyorduk.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Derken, onları çıkardık bahçelerden ve pınarbaşlarından;
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Sonunda) Biz de onları, bahçelerden ve pınarlardan, çıkardık.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
bunun içindir ki onları bağlar[ın]dan bahçeler[in]den, pınar başlarından çıkarıp attık,
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Böylece biz onları, bağ ve bahçelerinden ve pınarlarından sürüp çıkardık. 10/44- 45
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İşte[3206] bu tür bir (gurura kapıldıkları) için onları has bahçelerinden ve pınar başlarından çekip çıkardık;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Cenâb-ı Hak da buyuruyor ki: «Artık biz onları bostanlardan, ırmaklardan çıkardık.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
57, 58. Ama neticede Biz onları bahçelerinden ve pınarlarından, hazinelerinden, servetlerinden ve kendilerince çok değerli makam ve mevkilerinden çıkardık.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Böylece biz onları çıkardık: bahçeler(in)den, çeşmeler(in)den.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Böylece Firavun’u ve yandaşlarını bahçelerden, pınarlardan ayırdık,
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Biz de onları, bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İşte böyle çıkardık onları bahçelerinden, pınarlarından.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
57-58. pes çıķarduķ anları bostanlardan daħı biñarlardan daħı gençlerden daħı ŧuraķ yirden görklü.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes anları çıḳarduḳ bostānlardan ve aḳar ṣulu bıñarlardan