Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3319, sondan 2918. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 67. ayetidir. Kasas Suresi 67. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 1684 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
فاما من تاب وامن وعمل صالحا فعسى ان يكون من المفلحين
“O gün kurtarıcı cevapların bütün kapıları yüzlerine kapanmıştır” ifadesi yargılama sırasında suçluların, kendilerini savunacak ve cezadan kurtaracak hiçbir mâkul söz ve meşrû mazeret bulamayacaklarını ifade etmektedir. Birbirlerine de herhangi bir şey soramayacaklardır; çünkü cevap alabilseler bile bu cevabın faydası olmayacaktır. 67. âyet ise Allah’a ortak koşmaktan vazgeçip peygamberin getirdiği mesajı kabul eden ve güzel işler yapanların âhirette kurtuluşa ereceklerini ifade eder.
Mehmet Okuyan
(Fakat) tevbe eden, iman edip iyi iş(ler) yapanlara gelince, bunlar da kurtulanlardan olacaktır.
1- Tövbe, sözle yapılan pişmanlık ifadesi değil, kötülük yapmaktan vaz geçmektir. 2- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
Ahmet Akgül
Ancak her kim (küfür ve kötülükten samimiyetle) tevbe edip, iman eder ve salih ameller işlerse (ve geri kalan ömrünü Hakk ve hayır üzere geçirirse) artık onlar kurtuluşa erenlerden olmayı umabilir.
Ama buna karşılık pişman olup, doğru yola dönen ve dolayısıyla inanıp, doğru dürüst davranışlar ortaya koyan kişiye gelince, böyle biri kurtuluşa erenlerden olabilir.
Fakat geçmişin kirlerinden arınarak tevbe ederek iman edip gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçiren, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olan, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyen, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenler arasında olmayı umabilir.
Ancak kim (bu dünyada) pişman olup doğru yola döner ve inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyarsa, böyle birinin kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.
Gerek Müslüman olmadan önce yaptığı kötülüklere Müslüman olduktan sonra tevbe ederek ve gerekse Müslüman olduğu halde yaptığı yanlışlardan dönüş yaparak samimi niyet ve gayretle faydalı işler yapan, iyiliğin ve adaletin hâkim olması ve kötülüğün engellenmesi için çalışan erdemli insanlar umulur ki kurtuluşa erecektir. “İnananlar (ve imanın gereklerini yerine getirenler) gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.” (Mü’minun 23:1)
Diyanet İşleri (Eski)
Fakat, tevbe eden, inanıp yararlı iş işleyen kimsenin, kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.
Buna karşılık, fırsat varken günahlarından tövbe eden; Allah’a ve âhiret gününe yürekten inanan ve bu imanın gereği olan güzel ve yararlı davranışları ortaya koyan kimselere gelince; işte bunların dünya ve âhirette kurtuluşa eren kimselerden olması elbette umulabilir. Yeter ki, Allah’ı iyi tanısınlar:
Ama buna karşılık, pişman olup doğru yola dönen 73 ve dolayısıyla, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kişiye gelince, böyle birinin [öte dünyada] kendini kurtulan, esenliğe erişen kimseler arasında bulması (elbette) umulabilir.