Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3363, sondan 2874. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 23. ayetidir. Ankebut Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 3640 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (8) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
والذين كفروا بايات الله ولقائه اولئك يـئسوا من رحمتي واولئك لهم عذاب اليم
Bu bölümün, Hz. İbrâhim ve onun halkıyla ilgili önceki âyetlerin devamı sayılabileceği gibi –bir tür parantez içi ifadesi olarak– Hz. Peygamber ve onun kavmiyle ilgili olabileceği de belirtilmektedir. Her iki durumda da önemli olan, varlığı, oluşu ve hayatı başlatanın da devam ettirenin de Allah olduğunun ortaya konmasıdır. Bu gerçeğin “... görmezler mi?” şeklinde soru ifadesiyle dile getirilmesi ise insanın duyu ve zihin imkânlarını kullanmasının gerekliğine işaret etmektedir. Ayrıca sağlıklı bir şekilde incelenip üzerinde düşünüldüğünde varlığın arkasındaki hikmeti, planı ve o planın sahibini anlama imkânının elde edilebileceğine de işaret vardır. Bu yaratılış olgusunun hatırlatılmasında, –Kur’an’da değişik vesilelerle sık sık altı çizildiği gibi– aynı yaratıcı kudretin âhiret denilen ikinci hayatı gerçekleştirmeye de muktedir olduğuna bir ima bulunmaktadır. 19. âyeti şu şekilde anlayanlar da vardır: “Görmez mi onlar, Allah varlığı ilk baştan nasıl yoktan yaratıyor? Sonra O, yaratılışı tekrar gerçekleştirecektir.” Bu yoruma göre önce evrendeki sürekli yaratılış hatırlatılmakta, ardından da âhiret hayatının başlangıcı olmak üzere ikinci yaratılışın gerçekleşeceğine dikkat çekilmektedir. İlk yaratılışın geniş zaman (muzâri) fiiliyle zikredilmesi bu yaratılışın sürekliliğine işaret eder (bk. Kurtubî, XIII, 349; İbn Âşûr, XX, 228). Ancak âyetin bütününde dünyadaki yaratılışa, bu yaratılışın sürekliliğine dikkat çekildiği şeklindeki görüş daha isabetli görünmektedir. 20. âyette ise hem dünyadaki yaratma hem de dünya hayatının sona ermesinin ardından ikinci hayat için diriltme söz konusu edilmiş; ilk yaratma, ikinci yaratmanın mümkün olduğuna delil olarak gösterilmiştir (Taberî, XX, 138-139). 21. âyette ikinci yaratılışın yani âhiret hayatının gerçekleşme sebebi dolaylı bir ifadeyle belirtilmiştir ki bu da Allah’ın dilediğine azap etmesi, dilediğine de merhametiyle muamele edip azaptan esirgemesidir. Kuşkusuz Allah, adalet ve hikmet sahibi olduğu için, dünya hayatını inkâr ve isyanla geçirenleri cezaya çarptıracak, iman ve itaatle geçirenleri de azaptan koruyup lutuf ve merhametiyle onlara ikramda bulunacaktır. Nitekim 23. âyet, ilâhî rahmetin ve cezanın adalet temeline dayandığına dikkat çekmektedir.
Mehmet Okuyan
Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler –işte onlar– benim merhametimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azap vardır.
Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşma gerçeğini yok sayanlar; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı (hesaba ve huzura çıkmayı) inkâr edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesenlerdir ve onlar için acıklı azap vardır.
Allah'ın delillerine kafir olanlar ve onunla buluşacaklarını inkar edenlerse onlardır rahmetimden tamamıyla ümitlerini kesenler ve onlaradır elemli bir azap.
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkâr edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlara öteki dünyada da can yakıcı bir azap vardır.
Âyetlerimizi, yaratıcının birliğini gösteren kâinattaki delilleri ve Allah'ın huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı inkârda ısrar edenler, kafirler, işte onlar, benim rahmetimden ümitvar olmayanlardır. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar Allah'ın rahmetinden ümidini kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azab da vardır.
Demek, Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümit kesenlerdir. Ve işte onlara elem verici bir azap vardır.
Allah'ın ayetlerini (yalanlayan) ve (diriliş gününde) O'na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.
Allahın âyetlerini ve Ona kavuşmayı (inkâr ile) kâfir olanlar (yok mu?) işte benim rahmetimden (ancak) onlar ümîdlerini kesdiler. İşte pek acıklı azâb da onlarındır.
Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler yok mu; işte onlar, benim rahmetimden ümîdi kesmişlerdir; işte onlar için (pek) elemli bir azab vardır.
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı yok sayıp küfre sapanlar (var ya), işte onlar benim rahmetimden umut kesmişlerdir ve acıklı azap da işte onlarındır.
Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve Diriliş Gününde O’na kavuşmayı inkâr eden kimseler var ya; işte onlar, Benim sonsuz lütuf ve rahmetimden ümit kesmiş olanlardır ve can yakıcı azap da, işte bunlar içindir. Çünkü Allah’ın insanlara yol gösterici bir mesaj göndermediğini iddia eden ve bütün iyiliklerin/kötülüklerin karşılığının verilerek mutlak adâletin gerçekleşeceği bir güne, Diriliş Gününe inanmayan kişi, aslında Allah’ın —hâşâ— merhametsiz ve zâlim bir tanrı olduğuna inanıyor demektir ki, bu da O’nu inkâr etmekten başka bir şey değildir.”
Allah’ın âyetlerini ve Ona (âhirette) kavuşmayı inkâr edenler var ya işte onlar, Benim rahmetimden ümit kesmiş1 olanlardır ve acıklı azap da onlar içindir.
1 Allah’ın rahmetine ulaşabilecekleri bir kullukları ve yüzleri olmadığını, bildikleri için...
Muhammed Esed
Allah'ın ayetlerini ve [sonunda] O'na kavuşacaklarını inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır; ve onları [öteki dünyada] acıklı bir azap beklemektedir. 16
Allah’ın ayetlerine inanmak istemeyen kâfirler ve O’nun huzuruna çıkıp hesap verme gerçeğini hesaba katmayanlar var ya işte onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte onlar için çok acı bir azap vardır. 45/34- 35
Allah’ın mesajlarını ve O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya: işte onlar Benim rahmetimden ümit kesiyorlar;[3494] ve işte onların hakkı can yakıcı bir azaptır.[3495]
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 23. Ayet Açıklaması
[3494] Allah hakkındaki kişi zamirlerinin aynı cümlede üçüncü tekil şahıstan birinci tekile dönüvermesi, Allah’ın insan tasavvurunda kişileştirilemezliğiyle alâkalıdır.
[3495] Zımnen: Allah’sız bir hayat tasarımı erinde geçinde iflas etmeye mahkûmdur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimseler ki, Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkar ettiler, işte onlar, benim rahmetimden ümitlerini kestiler, ve işte onlar için pek acıklı bir azap vardır.
Allah'ın âyetlerini ve âhirette O'na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar, Ben'im merhametimden ümitlerini kesenlerdir. Onlara gayet acı bir azap vardır.
Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.
Ol kişiler ki kāfir oldılar Tañrı Ta‘ālānuñ āyetlerine, liḳāsına ki ba‘ẟ ve nüşūr‐dur. Anlar benüm raḥmetümden ümīẕ kestiler. Daḫı anlara ulu ‘aẕāb var‐dur.