Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3525, sondan 2712. ayet; 32. sure ve Secde Suresinin 22. ayetidir. Secde Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 5677 olarak hesaplanmıştır. Secde Suresinin toplam ebced değeri 110478 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (2) م (10) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن اظلم ممن ذكر بايات ربه ثم اعرض عنها انا من المجرمين منتقمون
İlk cümlede geçen ve sözlükte “günah işlemek” anlamına gelen feseka fiilinin buradaki bağlamında –başka bazı âyetlerde de olduğu gibi– günahların en büyüğü olan “inkârcılıkta diretme” mânasında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, 20. âyette sözü edilen kişiler meâlinde “günaha batanlar” şeklinde ifade edilmiştir. Tefsirlerde genellikle, 21. âyette geçen “büyük azap”tan maksadın âhiret azabı olduğu belirtilir; “yakın azap” ise daha çok dünya hayatındaki belâ ve sıkıntılar şeklinde açıklanır. Bazı müfessirler bunu kabir azabı olarak yorumlamışlar; İbn Mes‘ûd’dan da burada müşriklerin Bedir Savaşı’nda mağlûp olacaklarına işaret bulunduğu yorumu nakledilmiştir (bk. Taberî, XXI, 108-111; İbn Ebû Hâtim, IX, 3110). İnkârcılık günahına saplananlara yakın azabın mutlaka tattırılacağı ve bunun tuttukları yanlış yoldan dönmelerine fırsat verme amacı taşıdığı belirtildiğine göre, bu ifadeyle söz konusu kişilerin dünya hayatında vicdan muhasebesi yapmalarına imkân sağlayan özellikle maddî-mânevî sıkıntılara ve bunalımlara mâruz bırakılmasının kastedildiği söylenebilir. Müteakip âyette kendisine bu tür fırsatlar sağlandığı halde bağnaz tutumunda direnen kişinin haksızlığın zirvesine tırmanmış ve artık cezayı kesin olarak hak etmiş olduğunun belirtilmesi de bu mânayı desteklemektedir. 23. Âyetin, “Bu kavuşma hakkında şüphen olmasın” şeklinde çevrilen kısmında yer alan zamirin neyin veya kimin yerini tuttuğu hususundaki tercihe göre bu kısım için değişik yorumlar yapılmıştır. Bunların başlıcaları şöyledir: a) O kitabın Mûsâ’ya ulaşmış olmasından kuşku duyma, b) Mûsâ’nın Allah’a kavuşmasından yani o kitabı vahiy olarak Allah’tan aldığından şüphen olmasın, c) Mûsâ’ya (Mi‘rac gecesinde veya âhirette) kavuşacağından kuşkun olmasın, d) Mûsâ’nın karşılaştığı durumlarla yani bazı eziyetlerle senin de karşılaşacağında tereddüdün olmasın, e) Senin de kitaba kavuşacağından şüphen olmasın (Tabersî, VIII, 111; Râzî, XXV, 186; Şevkânî, IV, 295). Âyette sûrenin başında değinilen hususu yani Kur’an’ın âlemlerin rabbi olan Allah tarafından indirildiği gerçeğini teyit için Hz. Mûsâ örneğine yer verilmektedir. Şu halde burada Yûnus sûresinin 94. âyetinde olduğu gibi, Hz. Muhammed’e, yakın çevresindekilerin bildiği üzere önceki bazı peygamberlere nasıl Allah tarafından vahiy ve kitap verilmişse kendisine de yine O’nun katından bir kitap verilmekte olduğu ve Hz. Mûsâ gibi kendisinin de bu vahyin tamamını alacağından şüphe duymaması gerektiği bildirilmektedir (Zemahşerî, III, 223). Burada ilâhî kitaplar arasındaki kaynak ve öz birliğine işaret bulunduğu fikrine de dikkat çekildiği söylenebilir; fakat Süleyman Ateş’in “Bu âyetlerden de Kur’an’da ma‘rife olarak kullanılan “el-kitâb” ile, daha önce Mûsâ’ya ve ondan sonraki peygamberlere verilmiş olan Tevrat ve eklerinin kastedildiği anlaşılmaktadır” (VII, 110-111) şeklindeki düşüncesine, özellikle Kur’an’ı Tevrat’ın “eki” olarak nitelemesine katılmak mümkün değildir (anılan müellifin bu konudaki çelişkili ifadelerinin eleştirisi için bk. Âl-i İmrân 3:3; Ankebût 29:45).
Mehmet Okuyan
Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir ki! Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcılarız.
Kendisine Rabbinin ayetleri (İslam'ın hakikatleri) hatırlatıldıktan (ve gerçeği anladıktan) sonra, (dünyalık makam ve çıkar hırsıyla) bunlardan yüz çevirip uzaklaşandan daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki Biz mücrimlerden intikamımızı alırız.
Kendisine Rabbinin delillerinden bir kısmı anılıp onlarla öğüt verildikten sonra da onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir ki? Şüphe yok ki biz, mücrimlerden öç alacağız.
Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çevirenden daha zalim, yani yaratılış gayesi dışında yaşayan kim olabilir? Bu şekilde, günaha batmış olanlardan biz, intikamımızı mutlaka alacağız.
Kendilerine, Rabbinin âyetleri tebliğ edildikten, hatırlatıldıktan sonra, âyetlerin öğretilmesine, ilkelerin toplumlarında benimsenmesine, yaşanmasına engel olanlardan, kâinatta açıkça gözüken delillere bakarak ibret almaktan yüz çevirenlerden daha zâlim kimler olabilir? Biz İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilere, suçlulara, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı vereceğiz.
Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) günaha batmış olanlardan mutlaka intikam alacağız (onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz)!
Ayetteki ifadeye bakıldığında anlaşılıyor ki, Allah’ın mesajlarına sırt çevirmek yanı ilahi direktifleri dışlayan bir hayat tarzı oluşturmak, Kur’an’ın öngördüğü kurallara uymayan bir yaşam biçimi ortaya koymak, nefsin istek ve arzularına uyarak, tâğûtî bir sistemin askeri olmak ve şeytanın safında yer almak en büyük zulümdür. Nitekim Kur’an’daki ayetler, insanın doğru, tutarlı, istikrarlı, düzenli, disiplinli ve âdil bir hayat yaşaması için gönderilmiştir. Zira Kur’an’ın egemen olduğu toplumlarda ezilmekten, sömürülmekten, hakların çiğnenmesinden, adaletsizlikten, çaresizlikten, açlıktan, yoksulluktan, sevgisizlikten, düşmanlıktan söz edilemez. Eğer bu olumsuzluklardan söz ediliyorsa o toplumun hayatında Mushaf vardır ama Kur’an yoktur. Unutmayalım ki İslam toplumlarında düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an okuma yarışmaları, tecvid, kıraat ve tashih-i huruf çalışmaları tamamen Mushaf’ta yazılı bulunan ayetlerin manasıyla değil metinleriyle alakalıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim var mıdır? Şüphesiz suçlulardan öç alacağız.
Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki biz, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı veririz.
Rabbinin âyetleriyle kendisine öğüt verilip de, sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Gerçekten biz, günahkârlardan intikam alacağız.
Kendisine Rabbinin âyetleriyle öğüt verilib de sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zaalim kimdir? Hiç şübhesiz ki biz günahkârlardan intikaam alıcılarız.
Kendisine Rabbisinin âyetleriyle nasîhat edilip de sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zâlim kim olabilir? Şübhesiz ki biz, günahkârlardan intikam alıcılarız.
Kendisine Rabb’inin ayetleri açıkça tebliğ edildiği hâlde, küstahça onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Hiç kuşkusuz Biz, ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kullarımız adına günahkârlardan intikam alacağız!
Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra, onlara sırtını dönenden daha zâlim kim olabilir? Biz böyle günâh-kârlardan intikamımızı kesinlikle alırız.
Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? [Bu şekilde] günaha batmış olanlardan öcümüzü mutlaka alacağız!
Rabbinin ayetleri kendisine iletildikten sonra bundan yüz çevirenden daha zalim/suçlu kim olabilir? Biz, bu suçlulara yaptıklarının cezasını elbette vereceğiz. 10/71, 18/57
Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatılıp da, ardından onlara sırt çeviren kimseden daha zalim biri olabilir mi? Elbette Biz, günahı hayat tarzı haline getirenlere yaptıklarının acısını tattırmayı biliriz.[3704]
Mustafa İslamoğlu Secde Suresi 22. Ayet Açıklaması
[3704] Zımnen: Nasıl ki onlar günahı hayat tarzı haline getirdiler, Biz de onlar için azabı hayat tarzı haline getireceğiz. Mucrimîn için âyet 12’nin notuna bkz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve daha zalim kimdir kendisine Rabbinin âyetleriyle nasihat verilip de sonra onlardan yüz çeviren kimseden? Şüphe yok ki, Biz günahkârlardan intikam alıcılarız.
Rabbinin âyetleri ile kendisine nasihat edildiğinde sırtını dönüp uzaklaşan kimseden daha zalim kimse olur mu? Biz o suçlulardan elbette intikam alıp onları cezalandıracağız.