Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3606, sondan 2631. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 73. ayetidir. Ahzab Suresi 73. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 93 ve toplam ebced değeri ise 6694 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ليعذب الله المنافقين والمنافقات والمشركين والمشركات ويتوب الله على المؤمنين والمؤمنات وكان الله غفورا رحيما
Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Burada yine bir benzetme ve temsil yoluyla anlatım örneği görüyoruz. Âyeti bazı tefsirciler hakiki mânasıyla alarak “Allah’ın ezelde, göklere, yere ve dağlara şuur verdiğini, emaneti almayı onlara teklif ettiğini, onların bundan çekinerek yüklenmek istemediklerini, sonra insana teklif ettiğini, insanın ise tabiatı itibariyle bilgisiz ve neyi nereye koyacağı konusunda genellikle başarısız olduğu için, başka bir deyişle dağlar taşlar kadar bile düşünemediği, bilemediği için emaneti yüklendiğini” söylemiş, böyle anlamışlardır. Ancak bizim tercihimiz burada bir temsilî anlatımın söz konusu olduğudur. Anlatılmak istenen şudur: Emanet, ilk bakışta insandan daha büyük, güçlü ve dayanıklı gibi görülen göklerin, yerin ve dağların taşıyamayacağı kadar ağır ve önemlidir. Bu ağırlık ve önemdeki emaneti insan yüklenmiştir. Çünkü o, bir yandan bunu yüklenecek kabiliyet ve yetenektedir, ama öte yandan neyi yüklendiğinin farkında değildir, onu hakkıyla taşımada başarılı olamamaktadır. Yani insan şuursuz ve cahil olmamalı, kimliğinin, kabiliyetinin ve yüklendiği emanetin farkında olmalıdır; bu konulardaki bilgisizlik büyük bir cehalettir. Taşıdığı emanetin hakkını yerine getirmeye de gayret etmelidir, onun hakkını yerine getirmemek büyük bir zulümdür. Emanet kelimesinin sözlük anlamı “korku ve kaygının gitmesi, insanın korunma konusunda gönül rahatlığı içinde olması”dır. Emanet kelimesi bu güvenlik hali, psikolojisi için kullanıldığı gibi, güvenme ve koruma konusu olan, korunması istenen şey için de kullanılır. Bir din terimi olarak emanete birçok anlam yüklenmiştir. Bunlar içinde maksada en yakın bulduklarımız, “tevhid kelimesi ve inancı, adalet, okuma-yazma, akıl ve yükümlü (mükellef) olma kabiliyeti ve Türkçe’deki anlamıyla emanet”tir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “emn” md.; Râzî, XXV, 202; İbn Âşûr, XXII, 126). Bunların da tamamını, “insanın, akıl ve hür iradeye dayalı yükümlülüğü” kavramı içinde toplamak mümkündür. İnsandan başka her şey, yaratıcı tarafından nasıl programlanmışsa öyle işler, tabiatının dikte ettiği davranış biçimini değiştiremez. Bu sebeple dünyada ve âhirette göklere, yerlere, canlı ve cansız varlıklara “Niçin böyle yaptın?” diye sorulmaz. İnsana gelince onda akıl, bilgi edinme, bilgisini, kararını ve davranışını değiştirme kabiliyeti vardır. Ancak gerek din ve ahlâk alanlarında doğruyu bilme ve gerekse doğru, iyi ve hayırlı olanı yapma konusunda insanın önünde önemli engeller de vardır. Bu yüzden –ilâhî bir bilgi ve hidayet desteğinden mahrum olan– insanların bilmedikleri bildiklerinden fazladır (72. âyetteki deyimiyle insan cehûldür, çok bilgisizdir); din ve ahlâk konusunda kötülükleri iyiliklerinden çoktur (aynı âyetteki ifadeyle insan zalûmdur, gerekeni yapma, her şeyin hakkını verme konusunda başarısızdır). Belki her devirde ama kesin olarak çağımız insanları arasında, Allah’ın razı olduğu bir inanç, ibadet ve ahlâk hayatını yaşayanların sayısı, böyle olmayanlara göre oldukça azdır. İnsana tevdi edilen yükümlülük kabiliyeti çok değerli bir emanettir, iyi muhafaza edildiği, hakkı verildiği takdirde insan, onun sayesinde eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en değerlisi ve şereflisi) olur; hakkını veremezse, sermayeyi kötüye kullanırsa, şeytana uyarsa aşağıların aşağısına yuvarlanır. İşte bu yüzden emanet, insandan başka bir mahlûkun yüklenmeye cesaret edemeyeceği kadar büyüktür, önemlidir ve değerlidir. Âyette geçen “emanet” Türkçe’deki karşılığı ile alınır, bunun kastedildiği yorumu tercih edilirse, daha genel olan yükümlülükler kümesi içinden bir önemlisi öne çıkarılmış olur. Bu takdirde Allah kullarının dikkatini, eşya gibi maddî veya görevler ve ödevler gibi mânevî emanetin önemine çekmiş olmaktadır. Sûrenin ana konularından biri münafıkların ve müşriklerin Hz. Peygamber’e ve müminlere karşı kurdukları tuzaklar, çektirdikleri eziyetler, bunlar sebebiyle hem müminleri hem ötekileri iki cihanda bekleyen âkıbetler idi. Son âyetlerde emanetin mahiyet ve önemine temas edildikten sonra, insanın bunu yüklenmesinin hikmetine, onu iyi koruyan müminlerin mutlu sonuna, kötüye kullanan münafıkların ve müşriklerin de acı sonlarına işaret edilerek ana konu bir daha vurgulanmıştır.
Mehmet Okuyan
Allah münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların da tevbesini kabul edecektir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Allah, münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; inanan erkeklerin ve inanan kadınların da tövbesini kabul buyuracaktır. Allah affedendir; merhamet edendir.[446]
[446] Ahzâb sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 363-366.
Erhan Aktaş
Ki Allah, münafık erkekleri ve kadınları; müşrik erkekleri ve kadınları cezalandıracak ve Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul edecektir.¹ Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1 – Emanetin insana verilmesi demek onun akıl ve özgür irade sahibi kılınması demektir. Allah, akıl ve özgür irade sahibi kılınma sorumluluğunu kötüye kullanan kimseleri cezalandıracak, emaneti gerektiği gibi kullananları, sorumluluklarını yerine getirenleri de ödüllendirecektir.
Ahmet Akgül
(Allah bu emaneti insana yüklemiş ve onu imtihana çekmiştir ki, böylece) Münafık erkekleri ve münafık kadınları, (ayrıca) müşrik erkekleri ve müşrik kadınları (ortaya çıkarsın ve onları) azaplandırsın. Ve yine mü'min erkeklerin ve mü’min kadınların (da bu deneme ve elenme sonucu ayarları anlaşılsın ve onların) tevbelerini kabul edip bağışlasın. Allah çok Bağışlayandır, Acıyıp Esirgeyendir.
Emanete hıyanet etmeleri yüzünden, Allah münafık erkeklerle, münafık kadınları ve kendisine ortak koşan erkek ve kadınları azaplandıracak ve emanete hıyanet etmeyen inanmış erkek ve kadınlara tevbe nasip edip, tevbelerini kabul edecektir. Çünkü Allah, gerçekten çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Allah, müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların erkeğine, kadınına, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan gizli şirki yaşayan müşriklerin erkeğine, kadınına, emanete, kamu görevlerine, şer'î mükellefiyet ve sorumluluklara hıyanetin, haksızlıkların, zulmün cezasını verecek. Allah mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların da günah işlemekten vazgeçerek itaatle kendisine yönelişlerini, kamu görevlerine, şer'î mükellefiyet ve sorumluluklara riâyetlerini, tevbelerini kabul edecek. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Ki, Allah münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandırsın; mü'min erkeklerle mü'min kadınların da tevbelerini kabul etsin. Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Şundan ki: Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Çünkü Allah, (emanete hiyanet eden) münafıkların erkeğine ve dişisine, müşriklerin de erkeğine ve dişisine azab edecek. (Emanetin hakkını vermeye çalışan) erkek ve dişi müminlerin de tevbelerini kabul edecektir. Allah Gafûr'dur= tevbe edenleri bağışlar, Rahîm'dir= müminlere çok merhametlidir.
Nihayet Allah, münafık erkek ve kadınları, müşrik ve müşrikeleri azaplandırır, mümin ve müminelerin tövbesini kabul eder. (İmtihan içinde yaptıkları hataları affeder.) Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap edecek, mü'min erkeklerle mü'min kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Bunun sonucu olarak, Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah'a ortak koşan erkek ve kadınlara azap verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.
(Allah bu emaneti insana vermek sûretiyle), münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek, inanan erkeklerin ve inanan kadınların da tevbesini kabul buyuracaktır. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Şirk, iman ve amel hususunda Allah’a ortak koşmak demektir. Bunu yapana da müşrik denir.
Edip Yüksel
Böylece, ALLAH ikiyüzlü erkekleri ve kadınları, ortak koşan erkekleri ve kadınları cezalandırır ve ALLAH inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Müslüman ümmetin 73 fırkaya ayrılacağını bildiren hadisi uyduranlar büyük olasılıkla Hizipler/Partiler ismini taşıyan bu suredeki ayetlerin sayısını seçmişler. Hadisin uydurulduğu günden bu yana, fırkaların, mezheplerin, tarikatlerin sayısı bini geçmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azab edecek, mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Çünkü Allah münafikîn-ü münafikate ve müşrikîn-ü müşrikâta azâb edecek, mü'minîn-ü mü'minata da Allah tevbe ile nazar buyuracak, ve Allah gafur rahîm bulunuyor
Bunun aakıbeti şudur: Allah, erkek münafıklarla kadın münafıkları, erkek müşriklerle kadın müşrikleri azaba uğratacak, erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin de tevbelerini kabul edecekdir. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
(Bu emâneti insana verdi) ki Allah, münâfık erkekler ve münâfık kadınlara, müşrik erkekler ve müşrik kadınlara (o emânete hâinlik etmeleri sebebiyle) azâb etsin; ve Allah, mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların tevbelerini kabûl etsin! Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Böylece Allah, ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklerle, ortak koşan kadınlara azap etsin ve inanan erkeklerle, inanan kadınların da tövbelerini kabul etsin. Allah bağışlayan ve kullarına acıyandır.
Allah bununla erkek ve kadın münafıkları, erkek, kadın müşrikleri azaba uğratacak; erkek ve kadın mü/minlerin de tövbelerini kabul edecektir. Allah yarlıgayan, bağışlayandır.
(Emaneti sunduğu için de sonunda) Allah, münafık erkekler ve münafık kadınlar ile müşrik erkekler ve müşrik kadınlara azap edecek, iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların da tevbesini kabullenecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
İşte bunun içindir ki, Allah, emânete ihânet eden ikiyüzlü erkeklere, ikiyüzlü kadınlara ve O’na ortak koşan müşrik erkeklere, müşrik kadınlara hak ettikleri cezayı verecek; iman eden erkekleri ve iman eden kadınları ise, sonsuz lütuf ve rahmetiyle kuşatacaktır. Hiç kuşkusuz Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Allah erkek Münafıklar’a ve kadın Münafıklar’a, erkek Müşrikler’e ve kadın Müşrikler’e azap etsin!
Allah erkek Müminler’e ve kadın Müminler’e tevbe kabul etsin!
Allah rahîm gafûr olandır.
(Emaneti insana yüklememizin sebebi ise): Allah’ın münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap etmek, Müslüman erkeklerin ve Müslüman kadınların da tövbelerini kabul etmek istemesidir. Çünkü Allah çok bağışlayandır, pek merhamet edendir.
[İşte böylece] Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve kendisine eş koşan erkek ve kadınlara 89 azab edecektir. Ve mümin erkeklere ve mümin kadınlara rahmetiyle yönelecek olan [da] Allah'tır: Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır!
Bundan dolayı Allah, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafık erkekleri ve ikiyüzlü münafık kadınları, ortak koşan erkekleri ve ortak koşan kadınları cezalandıracak. Buna karşılık mümin erkekler ile mümin kadınların tövbelerini/dönüşlerini kabul edip bağışlayacaktır. Zaten Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 3/7, 4/116, 4/124, 33/35, 38/28, 40/40
Bu sebepledir ki[3801] Allah ikiyüzlü erkeklere ve kadınlara, Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştıran erkeklere ve kadınlara azap edecek;[3802] inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini de kabul edecektir: zira Allah zaten tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Mustafa İslamoğlu Ahzab Suresi 73. Ayet Açıklaması
[3801] Yani: başlangıçtaki saflık durumundan çıkıp irade emanetine ihanet ettiği içindir ki… Bu âyetin bir öncesiyle münasebetinden de anlaşılacağı gibi nifak ve şirk irade emanetine ihanettir.
[3802] Veya ‘Azâbın kök anlamına dayanarak: “ilişik kesip yüz çevirecek” (Krş: 68:33, not 29). Bir sonraki cümlede geçen yetûbu ‘alâ.. ibaresinin “..tarafa dönmek ve yönelmek” olduğu bilinirse, bu anlam daha da pekişir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah, nifaka düşmüş erkekler ile nifaka düşmüş kadınları ve şirke düşmüş erkek ile şirke düşmüş kadınları muazzep kılmak için ve Allah, imân sahibi olan erkekler ile imân sahibesi olan kadınların da tevbelerini kabul buyursun için (öyle bir teklifte bulunmuştur) ve Allah Teâlâ çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Bunun varacağı sonuç da, Allah'ın münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları cezalandırması, mümin erkek ve mümin kadınların ise tövbelerini kabul buyurması olacaktır. Allah gerçekten gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
(Allah bu emaneti insana vermiştir) Ki iki yüzlü erkeklere ve iki yüzlü kadınlara, ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azab etsin; inanan erkekleri ve inanan kadınları da bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Allah, ikiyüzlü erkeklerle iki yüzlü kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbesini kabul etmek için böyle yaptı. Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.
Allah, münafık erkek ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları bu yüzden azaba çarptıracak ve mü'min erkekler ile kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Sonunda Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları azaplandıracak, mü'min erkek ve mü'min kadınlara ise tevbe nasip edecektir. Zira Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Bunun böyle olması, Allah'ın; ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlara, şirke sapmış erkeklerle şirke sapmış kadınlara azap etmesi, mümin erkeklerle mümin kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.