Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4121, sondan 2116. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 63. ayetidir. Zümer Suresi 63. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 4440 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
له مقاليد السموات والارض والذين كفروا بايات الله اولئك هم الخاسرون
Vekil kelimesi, “birinin adına onun işlerini yöneten, bu hususta kendisine güvenilen” demektir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “vkl” md.). Kelime Allah için kullanıldığında yerine göre, “Kulun kendisine dayanıp güvendiği, umduklarına ulaşıp korktuklarından emin olabilmesi için yardımına bel bağladığı üstün güç” veya –burada olduğu gibi– “varlıkları kendi tekelinde bulunduran, onları ortaksız ve rakipsiz olarak yöneten, koruyup gözeten” (Râzî, XXVII, 11) şeklinde kısmen iki farklı anlama gelir. “Anahtarlar” diye çevirdiğimiz 63. âyetin metnindeki mekålîd kelimesine “hazineler” anlamı da verilmiştir. Her iki durumda da âyet, Allah Teâlâ’nın evren üzerindeki mutlak hükümranlığını, yönetim ve gözetimini, sınırsız bilgisini ifade eder. Sonuçta bu iki âyette bütün varlıklar üzerinde en yüksek seviyede hâkimiyet ve yönetimin Allah’ a ait olduğu kesin bir dille ve özlü bir ifadeyle ortaya konmuştur. Râzî’ye göre 63. âyette geçen “Allah’ın âyetleri” ile bilhassa burada değinilen ilâhî hakikatler kastedilmiş, bu hakikatleri inkâr edenlerin hüsrana uğrayacakları bildirilmiştir (XXVII, 12).
Mehmet Okuyan
Göklerin ve yerin anahtarları yalnızca O’na aittir. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler var ya, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları, şifreleri, hükümranlığı, O'na aittir. Allah'ın âyetlerini, kudretini gösteren delilleri inkârda ısrar edip nankörlük edenler, onlar, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
Bütün göklerin ve yerin hazineleri (kilidleri) O'nundur. Allah'ın ayetlerini (Kur'an'ını ve Peygamberini) inkâr edenler, işte onlar kendilerine yazık edenlerdir.
Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları Allah’ın elindedir! Bu da demek oluyor ki; söz ve davranışlarıyla Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, kelimenin tam anlamıyla hüsrana uğrayacaklar!
1 Arapçada “birisine anahtarları vermek”, mecâzen; “o ne emrederse onu yapmak demektir.” Yukarıdaki tercüme bu mecâzî anlam esas alınarak yapılmıştır. Kelime anlamı olarak bu âyetin tercümesi “Göklerin ve yerin (sırlarının) anahtarları Onundur.” şeklindedir. Bk. (Şura: 12)
Muhammed Esed
Göklerin ve yerin [sırlarının] anahtarları O'ndadır: Allah'ın mesajlarını inkara şartlanmış olanlara gelince, kaybedenler işte onlardır!
Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O'nun nezdindedir. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler var ya, işte asıl hüsrana, en büyük kayba uğrayanlar onlardır.