Zuhruf Suresi 83. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4408, sondan 1829. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 83. ayetidir. Zuhruf Suresi 83. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 4127 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 70:42 ayetleridir. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فذرهم يخوضوا ويلعبوا حتى يلاقوا يومهم الذي يوعدون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فذرهميخوضواويلعبواحتىيلاقوايومهمالذييوعدون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Feżerhum yeḣûdû ve yel’abû hattâ yulâkû yevmehumu-lleżî yû’adûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sen (şimdilik) bırak da kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar (boş işlere) dalsınlar, oynasınlar.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Uyarıldıkları güne kavuşuncaya kadar bırak onları; eğlenceye dalsınlar, oynasınlar!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Artık onları kendi hallerine bırak! Uyarıldıkları güne kavuşuncaya değin boş şeylerle oyalanıp dursunlar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Artık Sen onları bırak; onlara va’ad edilen günlerine kadar (gaflet ve eğlenceye) dalsınlar ve oynayadursunlar (yakında göreceklerdir).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bırak onları, vaadedilen güne ulaşıncaya dek didinip oynasınlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Onları bırak da, vaat edilen hesap günü ile karşılaşıncaya kadar boş işler ve konuşmalara dalıp oynasınlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onları kendi hallerine bırak. Tehdit edildikleri günle karşılaşıncaya kadar, bâtıla dalıp, bilgisizce ileri geri konuşarak oynasınlar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Artık sen onları bırak, vaadedildikleri günlerine kavuşuncaya kadar dalsın ve oynasınlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Artık onları bırak; onlara vadedilen günlerine kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Şimdi bırak onları (bâtıl inançlarına) dalsınlar, oynaya dursunlar; tâ vaad edildikleri (kıyamet) günlerine kavuşuncaya kadar...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bırak onları, kendilerine vaadedilen gün ile karşılaşıncaya kadar dalıp oynasınlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Vadedilen gün gelene değin, bırakasın onları; oynasınlar, gülsünler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynayıp oyalansınlar!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Bırak onları, kendilerine söz verilen güne kavuşana kadar, dalsınlar, oynasınlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi sen bırak onları, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya kadar batıla dalsınlar oynasınlar.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Şimdi bırak onları dalsınlar, oynıya dursunlar tâ va'dolundukları günlerine çatasıya kadar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Şimdilik) sen bırak onları, (baatılın içine) dalsınlar, (dünyâlarında) oynaya dursunlar. Nihayet (azâb ile) tehdîd edilmekde oldukları günlerine kavuşdurulacaklardır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
O hâlde bırak onları, tehdîd edilegeldikleri günlerine kavuşuncaya kadar (bâtıla)dalsınlar, oynasınlar!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Bırak onları, kendilerine vaat edilen azap gelinceye kadar oyalanıp, oynasınlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Artık onları bırak da vaadolundukları azap gününe kavuşuncaya kadar beyhude işlere girişsinler, oyuna dalsınlar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Artık sen onları bırak; onlar vaat edilen kendi günlerine kadar (batıl işlere) dalsınlar ve oynaya dursunlar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
O hâlde, ey Müslüman! Bırak onları, kendilerine vaad edilen o büyük Güne, hesap gününe kavuşuncaya kadar, gömüldükleri inkâr ve cehâlet karanlıklarında bocalasınlar, dünyanın basit zevk ve eğlenceleriyle oynasın dursunlar. Sen Rabb’ine güven! Unutma ki;
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
“Bırak onları; vaad edildikleri günleriyle karşılaşıncaya kadar dalsınlar, oynayadursunlar!”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Sen onları bırak, kendilerine (azap) vâdedilen günlerine kavuşuncaya kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar (bakalım).1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Onları bırak da vaad edilen [Hesap] Günü ile karşılaşıncaya kadar beyhude konuşmalarla oyalansınlar ve [kelimelerle] oynayıp dursunlar: 60
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Sen onları, kendi hallerine bırak kendilerine vaat edilen güne kadar dalıp gittikleri yalan yanlış sözlerle oyalansınlar. 6/32-70, 53/55...62
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Artık onları bırak, geleceği vaad olunan günlerine kavuşuncaya kadar lafazanlıkla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynamayı sürdürsünler.[4423]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onları bırak, (beyhûde işlere) dalsınlar ve oyalanadursunlar. O vaadolundukları günlerine mülâki olacaklarına değin.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kendilerine bildirilen o hesap gününe kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak, batıllarına dalsınlar, varsın oyalansınlar.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Bırak onları, kendilerine söylenen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onları kendi hallerine bırak, boş işlere dalsınlar da tehdit edildikleri azap günüyle yüzleştirilinceye dek oyalanıp dursunlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bırak onları, kendilerine vaat edilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bırak onları, dalsınlar, eğlensinler, vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bırak onları, kendilerine vaat edilen günlerine kavuşuncaya değin dalıp gitsinler; oynayıp oyalansınlar!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ķo anları girsünler ya'nį bāŧıla daħı oynasunlar ya'nį dünyede tā göreler günlerini ol kim va'de olınurlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes ḳoy anları gülsün, oynasunlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Peyğəmbər!) Qoy onlar və’d olunduqları günə (qiyamət gününə) qovuşana qədər (bihudə işlərə) qurşanaraq (dünyada özləri üçün) oynayıb əylənsinlər!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
So let them flounder (in their talk) and play until they meet the Day which they are promised.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
So leave them to babble and play (with vanities) until they meet that Day(4681) of theirs, which they have been promised.*