Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4697, sondan 1540. ayet; 51. sure ve Zâriyât Suresinin 22. ayetidir. Zâriyât Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 23 ve toplam ebced değeri ise 1179 olarak hesaplanmıştır. Zâriyât Suresinin toplam ebced değeri 116578 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“Gökteki rızık” konusunda ilk hatıra gelen şey, yağışların ve güneş ışığının dünyadaki hayatiyetin sürdürülmesine etkileridir. Müfessirler daha çok yağışın önemi üzerinde durmuşlardır. Bazıları bunu kazâ ve kader şeklinde de yorumlamıştır. Âyetin “size vaad edilenler” diye çevirdiğimiz kısmı Kur’an’ın kendine özgü ifade özelliklerinden olup hem “müjdelendikleriniz” hem de “tehdit edilip uyarıldıklarınız” anlamıyla açıklanabilir. Birinci izah insanlar için göklerde birçok imkân ve nimet bulunduğu sonucuna götürür; ikinci izah ise nimet ve rızkın yanında birçok cezanın da göklerden geldiğini ve gelebileceğini gösterir. Bu ifade “cennet ve cehennem”, “hayır ve şer” ve “kıyametin kopması” gibi mânalarla da açıklanmıştır (Taberî, XXVI, 205-206; İbn Atıyye, V, 176; İbn Âşûr, XXVI, 354-355; bu konudaki âyetlere toplu bir bakış için bk. Celâl Yeniçeri, s. 406-416).
Gökte (uzayın derinliklerinde de) rızkınız vardır (uzaydan büyük faydalar sağlayacağınız dönemler olacaktır) ve size va'ad olunmakta olan da (kesinlikle Hakk’tır, buna giderek yaklaşıyorsunuz).
Cemal Külünkoğlu Zâriyât Suresi 22. Ayet Açıklaması
Yeryüzünde yaşamamız için ihtiyaç duyduğumuz ve gökyüzünden gelen su, ısı ve ışık gibi unsurlar rızkımızın vesileleri olduğu için gökteki rızık olarak ifade ediliyorlar.“Size vaad olunan” ifadesine gelince; bu ifadeden kastedilen cennet ve cehennemdir. Nitekim Kur’an’ın pek çok yerinde geçen “vaadolunan” ifadesi cenneti ve cehennemi anlatmaktadır. İnanan ve imanın gereklerini yerine getirenlere cennet vaad olunuyor, inkârda ısrar edenlere cehennem. Bize vaad olunanlar semada yani dünyanın dışında olduğuna göre şu anda cennet ve cehennem var demektir.
Diyanet İşleri (Eski)
Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.
Yeryüzünde yaşamak için ihtiyaç duyduğunuz hava, su, yağmur, ısı, ışık, yiyecek, içecek gibi maddî; ilâhî vahiy, rahmet, hidâyet gibi mânevî gıdalarınızın ve ölümden sonraki hayatınız için size vaadedilen cennet, cehennem, hesap, mahşer gibi ceza ve mükâfâtın kaynağı göklerde, yani Allah’ın yanında O’nun dilemesindedir.
Mustafa İslamoğlu Zâriyât Suresi 22. Ayet Açıklaması
[4715] Yani: “Rızık veya belanız”, ya da “saadet veya felaket haberleriniz gökten geliyor”. Sondaki “size vaad edilen şeyler” ile, âhiret ve daha özelde cennet ve cehennem anlaşılmıştır. Vaad hem tehdit hem ödüle delâlet eder. Maddî rızkınız sudan, mânevî rızkınız vahiyden. Bu bağlamda tehdide delâlet ettiğini, 24-46 arasındaki helâk kıssalarından yola çıkarak söyleyebiliriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve gökte de rızkınız ve vaadolunur olduğunuz şey (vardır).
20, 21, 22. Kesin inanmak isteyenler için yeryüzünde birçok deliller vardır. Bizzat kendi varlıklarınızda da böyle deliller vardır. Hâlâ görmeyecek misiniz? Gökte de hem rızkınız (rızkınızın vesileleri), hem de size vâd olunan cennet vardır.