Talak Suresi 9. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5226, sondan 1011. ayet; 65. sure ve Talak Suresinin 9. ayetidir. Talak Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 2930 olarak hesaplanmıştır. Talak Suresinin toplam ebced değeri 89413 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فذاقت وبال امرها وكان عاقبة امرها خسرا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فذاقتوبالامرهاوكانعاقبةامرهاخسرا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Feżâkat vebâle emrihâ ve kâne ‘âkibetu emrihâ ḣusrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Böylece onlar da işlerinin cezasını tatmış (olacak)lardır; işlerinin sonu da tam bir kayıptır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Böylece yaptıklarının cezasını çekmişler ve sonuçları hüsran olmuştur.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Böylece işinin vebâlini tattı. İşinin sonu da hüsran oldu.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlardır ve (kötü) işlerinin sonu (dünyada) tam bir hüsrandır (pişmanlık ve perişanlıktır).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken yaptıklarının vebalini tatmışlardır da işlerinin sonu, ziyan olup gitmiştir.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Derken onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır ve bu dünyada yaptıkları işlerin sonu zarar ve ziyan olup gitmiştir.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu düzene, şeriata karşı uyguladıkları planlarının cezasını tattılar. Hayatları dünyada da, âhirette de hüsran ile neticelendi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Böylece onlar yaptıklarının cezasını tattılar. İşlerinin sonu da hüsran oldu.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Öylece küfürlerinin cezasını taddılar ve işlerinin sonu bir hüsran oldu. (Ahirette de bir perişanlık içindeler.)
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
İşte onlar, yaptıklarının cezasını tattılar. Ve yaptıklarının sonu tam bir hüsran oldu.
Besim Atalay
Besim Atalay
İşlerinin günahlarını çektiler, işlerinin sonu zarara vardı
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O suretle emrinin vebalini tattı ve işinin akıbeti bir hüsran oldu
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Öyle ki (onlar) işlerinin vebâlini tattı ve işlerinin âkıbeti hüsrân oldu!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Dolaysıyla yaptıkları yanlış işlerin vebalini çekmişler ve işlerinin sonucu da hüsranla sona ermiştir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar dünyada işlerinin vebalini tattılar, işlerinin akıbeti de ziyankârlık oldu.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü tattı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Böylece, isyankârlıklarının sonucunu tattılar: Yaptıkları zulüm ve haksızlıklar, bu dünyada büyük bir hüsranla neticelendi. Ama asıl cezayı, âhirette görecekler:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Emrlerinin vebalini / cezasını tattılar. Emrlerinin akıbeti / sonu hüsran oldu.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Onlar, böylece) yaptıklarının cezâsını tattılar ve işlerinin sonucu da tam bir helâk oldu.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; 17 [bu dünyada,] yaptıklarının sonu yıkım oldu;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Böylece onların hepsi yaptıklarının cezasını çektiler neticede yaptıkları işlerinin sonu tam bir hüsran oldu. 18/103...105
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Nihayet yaptıklarının vebalini tatmışlar, işledikleri şeyler sonucunda yıkıma uğramışlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu bir hüsrândan ibaret oldu.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İşinin vebalini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Böylece ettiklerini bulmuş, işlerinin sonu hüsran olmuştur.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ŧatdı işinüñ vebālin daħı oldı işinüñ śoñı ziyān.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes daddılar işleri vebālini, daḫı ṣoñı işlerinüñ ziyān‐ıdı.