Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5412, sondan 825. ayet; 70. sure ve Meâric Suresinin 37. ayetidir. Meâric Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 21 ve toplam ebced değeri ise 926 olarak hesaplanmıştır. Meâric Suresinin toplam ebced değeri 70602 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Rivayete göre müşrikler sağdan soldan gruplar halinde gelip Hz. Peygamber’in etrafını sarar, başına üşüşür; onun müminlere cenneti müjdelemesini, inkârcıları da cehennem azabı ile uyarmasını işitince kendisiyle alay eder, “Muhammed’in dediği gibi bunlar cennete gireceklerse biz bunlardan daha önce gireriz!” derlerdi (Zemahşerî, IV, 159-160; Şevkânî, V, 338). İşte bu âyetler onların belirtilen davranışlarındaki çelişkiye ve Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham ettikleri halde cennete girmeyi istemelerinin ne kadar tutarsız olduğuna işaret etmektedir. Onlar peygamberle alay edince Allah Teâlâ da, “Üstelik her biri nimetler cennetine yerleştirileceğini mi umuyor?” tarzındaki bir soru ile onları yermektedir. 39. âyetteki “asla, hayır!” anlamına gelen kellâ edatı da durumun ciddi olduğunu, müşriklerin gerçekten cennete giremeyeceklerini gösterir. “Biz onları, şu bildikleri şeyden yaratmışızdır” ifadesi ise insanın, kendisine önemsiz gibi gelen spermden yaratıldığına işaret eder; bu da onun gururlanacak bir varlık olmadığını, dolayısıyla müşriklerin kendilerini üstün görüp fakir müminleri küçümsemelerinin anlamsız olduğunu gösterir (bk. Kurtubî, XVIII, 294).
Mehmet Okuyan
36,37. Kâfir olanlara ne oluyor ki sağdan ve soldan bölük bölük sana doğru boyunlarını uzatıyorlar!
1 Bu âyet, Mekkeli müşriklerin Peygamberimizin etrafına toplanıp, onun söyledikleriyle alay ederek; “eğer Muhammed’in dediği gibi bu Müslümanlar Cennete gireceklerse biz, onlardan önce gireriz” demeleri üzerine nâzil olmuştur. (Kurtubî)
Muhammed Esed
sağdan ve soldan kalabalıklar halinde [sana gelerek]? 14
Mustafa İslamoğlu Meâric Suresi 37. Ayet Açıklaması
[5315] Hem hakikî hem mecazi çağrışımları olan bir ibâre: İnkârcı Mekkelilerin hem vahiy karşısındaki şaşkınlıklarını, hem de küstahça kibirlenmelerini ifade eder.