Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6227, sondan 10. ayet; 113. sure ve Felak Suresinin 2. ayetidir. Felak Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 9 ve toplam ebced değeri ise 1361 olarak hesaplanmıştır. Felak Suresinin toplam ebced değeri 8677 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
1,2,3,4,5. De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”
Yaratılmışlardan gelebilecek şerlerden Allah’a sığınmanın gereği vurgulanmıştır. Bu ifade, maddî ve mânevî, dünyevî ve uhrevî, dış âlemde veya kişinin nefsinde, tabii ve ihtiyarî, her türlü şerri, kötülük ve zararı kapsamaktadır. Allah’ın yarattıklarının şerri, yaratma bakımından Allah’a ait olmakla beraber her yaratılanın aynı zamanda bizim bildiğimiz veya bilemeyeceğimiz bir hikmeti, bir faydası, ilâhî plana uygun bir fonksiyonu vardır. Ayrıca bu imtihan planında ve ortamında insana kötüyü isteyip istememe ve onu icra için iradesini harekete yöneltme yetisi verilmiştir. Öte yandan Allah’ın kötü olarak nitelemediklerini kötü sayan veya kötü kılanlar, bu sınava tâbi olan şuurlu varlıklardır yani kötülük onların tavrı, tercihi, kullanma ve uygulama biçimi ve yeri ile ilgilidir.
1,2,3,4,5. De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
1, 2, 3, 4, 5. De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
O’nun yarattığı şeylerin şerrinden O’na sığınırım. O’nun yarattığı ve kullanılış amacına göre, hem hayır hem de şer olabilecek bütün varlıkları, O’nun tâlimatları doğrultusunda, O’nun isteğine uygun bir şekilde kullanarak dünya ve âhiret tehlikelerinden korunurum.
1 Şer: Kötülük, fesat, bozukluk, zulüm, günah ve ceza gerektiren uygunsuz iş demektir. Kötülükleri arzu etmek, musibet, belâ ve sıkıntı anlamlarına da gelir, hayrın ve iyiliğin zıddıdır. Hayrı da şerri de yaratan Allah’tır. Çünkü her şeyi yaratan Allah’tır. O’ndan başka yaratıcı yoktur. Allah’ın zat, sıfat ve fiillerinde şer yoktur. Şer insanlarda, insanların işlerindedir. Allah şerri de hikmet ve ilahî adaletin bir gereği olarak yaratmıştır. Bk. (Yunus: 11)
[5942] Allah’ın fiilleri özünde hayırdır. Bu yüzden şer, Yaratan’a değil yaratılana isnat edilmiştir. Buna rağmen şer yaratılanın cevherinde olan bir şey değildir, ona ârız olan bir şeydir. Zira şer esasen görecedir. Yaratılanı mâ hulika lehine (yaratılış amacına) uygun kullanmada şer yoktur, onu yanlış kullanmak şerre yol açar. Parçada şer görünen, bütünde hayır görünür. Kulun baktığı yerden şer görünen, Allah’ın bak dediği yerden hayır görünebilir. Yaratılanın şerri, kişinin zifiri bir gecede duyduğu korkuya benzer; aslında bu korkunun gerçek gerekçesi gece değil, bilinmezlik, yani cehalettir. Bir sonraki âyet de zaten bu örneği verir.