

(Yüz ve Elin Teyemmüm Edilmesi) Yani el ve yüzü meshetmek teyemmümün farzıdır. Bundan dolayı İmam Buhari, bu konuda farklı yorumlar olmasına rağmen delili güçlü olduğu için kesin bir dille bunu ifade etmiştir. Nasıl teyemmüm alınacağı konusunda Ebu Cüheym ve Ammâr hadisi dışında sahih bir rivayet yoktur. Bunların dışında kalan rivayetler, ya zayıftır, ya da, merfû' mu yoksa mevkuf mu olduğu ihtilaflıdır. Ancak tercih edilen görüşe göre merfû' değillerdir.
Ebu Cüheym hadisinde eller mücmel olarak geçmiştir. Ammar hadisinde ise, Sahihayn'daki rivayetlerde iki avuç, sünenlerde dirseklere kadar olan kısmının meshedildiği şeklinde varid olmuştur. Bir rivayette kol kemiğinin yarısına kadar, bir başka rivayette ise koltuk altlarına kadar meshedildiği nakledilmiştir. Dirseklere kadar ve dirseğin yarısına kadar meshedildiğini gösteren rivayetler eleştirilmiştir. Koltuk altına kadar meshedildiğine dair rivayet için imam Şafiî ve diğerleri şunu söylemiştir: "Eğer gerçekten bu Nebi s.a.v.'in emri ile yapılmışsa, kendisinden önce yapılmış bütün teyemmüm şekillerini nesheder. Yok eğer, onun emri olmadan gerçekleşmişse, emrettiği husustan başka delil olmaz."
Nebi s.a.v.'in vefatından sonra Ammâr'ın teyemmümün avuç ile yüzün meshedİlmesiyle alınacağına dair fetva vermesi, Sahihayn'dö yer alan ve sadece avuç ile yüzün meshedileceğini gösteren rivayeti destekleyen hususlardan biridir. Çünkü bir hadisten neyin kasdedildiğini en iyi, o hadisi rivayet eden bilir. Özellikle de ravi, müctehid bir sahâbî ise daha iyi bilir.
حدثما محمد بن كثير: أخبرنا شعبة، عن الحكم، عن ذر، عن ابن عبد الرحمن بن أبزى، عن عبد الرحمن قال: قال عمار لعمر: تمعكت، فأتيت النبي صلى الله عليه وسلم فقال: (يكفيك الوجه والكفين). (Yüzünü ve avuçlarını meshetmen, elbette senin için yeterlidir) Bu lafızdan, daha önce geçtiği gibi, sadece avuçların meshedilmesinin farz olduğu anlaşılır. Ahmed İbn Hanbel, İshâk, İbn Cerîr, İbn Münzir ve İbn Huzeyme bu görüşü benimsemiştir.
İbn Cehm ve daha başkaları İmam Malik'in de bu görüşte olduğunu nakletmiştir. Hattâbî de, hadisçilerin bu görüşü kabul ettiklerini aktarmıştır. İmam Nevevî "Müslim Şerhi'nde yukarıdaki hadisin böyle yorumlanmasına şu şekilde cevap vermiştir: "Hadisteki gaye, öğrenmek maksadıyla ellerin toprağa nasıl vurulacağını göstermektir, teyemmümün nasıl tam olarak alınacağını değil." Ancak olayın akışının, teyemmümün nasıl tam olarak alındığını öğretmek olduğuna delalet ettiği belirtilerek ona itiraz edilmiştir. Zira, "Elbette senin için yeterlidir" ifadesinden bu, anlaşılmaktadır.
Abdest alırken ellerin vedirseklere kadar kolların yıkanmasını, meshin dirseklere kadar yapılmasına delil olarak getirenlere şu şekilde cevap verilir: Burada, nassa karşı bir kıyas yapılmıştır. Bu da, geçersizdir. Ayrıca teyemmüm alırken dirseklere kadar meshİ şart koşmayanlar başka bir kıyasla buna karşı çıkmışlardır. Şöyle ki, eller, hırsızlık âyetinde mutlak olarak zikredilmiştir. Kimse burada dirseklere kadar elin kesilmesi gerektiğini söylememiştir. O halde burada da, bu hadis bulunduğu için mutlak ifadeyi değiştirmeye gerek yoktur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.