

Malik, Yahya ibn Saîd, Şuayb ve İbn Ebî Hafsa şöyle demiştir: "Güneş batı tarafında yusyuvarlak ve net olarak görünmeden ikindi namazı kılınır. İmam Nevevî şöyle demiştir: "Hz. Âişe'nin odasının (tek gözlü evinin) bina edildiği arsa dardı. Bu arsa üzerine bina edilen tek gözlü evin duvarları da kısaydı. Bu duvarlar, arsanın uzunluğundan biraz daha kısaydı. Oda duvarının gölgesi kendi boyuna ulaşınca, güneş odanın zeminin sonlarına vururdu."
İmam Buhârî'ye göre, ikindi namazının vakti, her şeyin gölgesinin kendi boyu kadar olduğu zaman başlar. Öyle anlaşılıyor ki o, bu konuda kendi şartlarını taşıyan bir hadis bulamamıştır. Bundan dolayı istinbat yöntemiyle bu hükme delalet eden bir hadisi zikretmekle yetinmiştir. İmam Müslim, ikindi namazı vaktinin bu şekilde başladığını açıkça beyan eden bir çok hadis nakletmiştir. Ebu Hanîfe dışında ilim ehli kimsenin buna muhalefet ettiği görülmüş değildir. Ebu Hanîfe'den nakledilen meşhur görüşe göre o, ikindi namazı vaktinin, her şeyin gölgesinin iki katına çıktığı zaman başladığı kanaatindedir. Kurtubî bu konuda şöyle demiştir: "Bu konuda bütün ilim adamları Ebu Hanîfe'ye muhalefet etmiştir. Hatta onun öğrencileri bile onunla aynı düşünmemiştir. Ancak ondan sonra gelen bazı Hanefiler, şu gerekçeyle Ebu Hanîfe'yi desteklemişlerdir: "Öğle namazının serinlik düşünce kılınmasını emreden hadisler sahih yolla nakledilmiştir. Serinliğin düşmesi de, ancak sıcaklığın etkisinin yok olmasıyla mümkün olur. Medine coğrafyasında, bir şeyin gölgesi iki katına çıkmadan serinlik düşmez. O halde, ikindi namazının vakti, bir şeyin gölgesi iki katına çıkınca başlar." Buna benzer görüşleri anlatmak, bu tür görüşleri reddetmek için çaba sarfetmeyi gerektirmez.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.