Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 642, sondan 5595. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 149. ayetidir. Nisâ Suresi 149. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 3864 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان تبدوا خيرا او تخفوه او تعفوا عن سوء فان الله كان عفوا قديرا
Kişilere kendilerini koruma, bunun için kötülük yapandan, hakka tecavüz edenden şikâyetçi olma, onun durumunu başkalarına açıklama imkânı verilmekle beraber, bu hukuka uygun davranıştan önce ahlâk ve fazilete daha uygun bulunan bir başka davranış tavsiye edilmektedir:
1. Taraflar için daha hayırlı olacaksa kötülüğü bağışlamak, üstünü örtmek, onu başkalarının duymasına imkân vermemek. 2. Duruma göre iyiliği açıklamak veya gizlemek.
Mehmet Okuyan
Bir iyiliği açıklar veya gizlerseniz veya bir kötülüğü affederseniz (Allah bunları da bilir). Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, gücü yetendir.
(Siz yaptığınız) Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah, ziyadesiyle affedicidir (ve her şeye) gücü yeten (Kâdir olandır).
Açıkça bir hayır yaparsanız, yahut yaptığınız hayrı gizlerseniz, yahut da gördüğünüz kötülüğü bağışlarsanız bilin ki Allah, şüphe yok, bağışlayıcıdır, her şeye gücü yeter.
Bir hayrı, bir iyiliği açıklar veya gizlerseniz, size yapılan bir kötülüğü görmezlikten gelir, affederseniz, bilin ki Allah çok affedicidir ve herşeye gücü kudreti yeter.
Eğer hayırlı bir işi açıklar, yahut gizlerseniz veya size yapılan fenalığı bağışlarsanız, (bilin ki) şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır. Her şeye kadirdir.
Eğer bir iyiliği açıklar veya onu gizlerseniz, yâhut bir kötülüğü affederseniz, artık şübhe yok ki Allah, Afüvv (çok affedici olan)dır, Kadîr (herşeye gücü yeten)dir.
Eğer bir iyiliği açıkça yaparsanız veya gizli yaparsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şunu iyi bilin ki Allah affedici ve her şeyi planlayıcı (takdir edici) dir.
Açık veya gizli bir iyilik yaptığınızda, ya da size yapılan bir kötülüğü bağışladığınızda, bilin ki, Allah da sizi affedecektir. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok kudretlidir.Ne var ki, bağışlanmayı hak etmeyenler de var:
148,149. Allah zulme uğrayanların dışında kötülüğün sözle, açıkça söylenmesinden hoşlanmaz.1 Şüphesiz Allah, sizin bir iyiliği açıkça veya gizlice yaptığınızı da bir kötülüğü bağışladığınızı da hakkıyla işiten ve bilendir. Şunu bilin ki Allah çok affedicidir, her şeye güç yetirendir.
1 Yani Allah, kötülüğün, sözle bile ortaya konulmasını istemez. Ancak mazlum olan kimse feryat edebilir, zâlimler aleyhine beddua edebilir veya onun kötülüklerini söyleyip, kötü sözlerine karşılık verebilir. Bir gün Peygamberimizin huzurunda bir adam Hz. Ebu Bekir’in yüzüne karşı hakaret etmiş, o da bir kaç kere sükût ettikten sonra sonunda dayanamayıp aynısıyla mukabelede bulunmuş. Bunun üzerine Efendimiz (a.s) oturduğu yerden kalkmış. Hz. Ebu Bekir: “o bana hakaret ederken oturuyordunuz ben mukabelede bulununca kıyam buyurdunuz” deyince, Rasulullah da: “bir melek senin tarafından cevap veriyordu. Sen reddedince o melek gitti, şeytan geldi, şeytan gelince ben de oturmadım” buyurdu. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. Bir rivayete göre de bir kavme bir misafir gelmiş, yemek vermemişler, şikâyet etmiş, şikâyetinden dolayı da cezalandırılması üzerine, bu âyet nâzil olmuş. Hakkına riayet edilmeyen misafirin mazlûm hükmünde bulunduğu ve şikâyete hakkı olduğu beyan buyurulmuştur. (Elmalılı)
Muhammed Esed
sizin, açıktan ya da gizli, iyilik yapıp yapmadığınızı yahut [size yapılmış olan] bir kötülükten dolayı affediciliğinizi gösterip göstermediğinizi [bilir]: u-nutmayın ki Allah, günahları bağışlayandır, kudret ve egemenliğinde sınırsızdır.
Yaptığınız bir iyiliği açıklasanız veya gizleseniz yahut da bir kötülüğü affetseniz, onu da bilir. Şüphesiz Allah, çok affedicidir ve güçlüdür. 2/271, 31/16
Bununla beraber eğer bir iyiliği açıktan yapar veya gizlerseniz veya bir kusuru bağışlarsanız bunu yapın, çünkü Allah da afüvdür, kadirdir (affı çoktur, her şeye kadir olduğu halde yine de affeder).
Kusuru bağışlama: İnsanın, kusur işleyenden, kötülük yapandan hakkını almasına, bir önceki âyet cevaz verse de kusur bağışlamak daha iyidir. Kusur bağışlama işi, açıktan ve gizli yapılan iyiliğe dahil olmakla birlikte, açıkça zikredilmesi, açıklanmaya lâyık olacak önem arzetmesinden ileri gelir, hatta iyiliği açık ve gizli işleme de buna zemin hazırlamak için zikredilmiştir. Keza şartın cevabı olarak “fe innellahe kâne afuvven kadîra” gelmesi de, makbul olan affın, güçlü iken yapılan af olduğunu gösterir.
Süleyman Ateş
Bir iyiliği, açığa vurur veya onu gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki) Allah da affedicidir, güçlüdür.
(39) “Allah nasıl cezalandırmaya gücü yettiği halde sizi bağışlıyorsa, siz de güçlü iken affedici olmaya çalışın.” Bir önceki âyet güçsüzün hukukunu gözetirken, bu âyet de güçlüyü affa teşvik etmektedir. Bu da, Kur’ân’ın hukuku ve fazileti bir arada öğreten derslerinden biridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz, bir kötülüğü affederseniz, Allah da çok affedicidir, her şeye güç yetirendir.