

Kur'an'ın ağır ağır ve duyarak okunması, harflerin açık ve seçik bir şekilde taleffuz edilmesi harekelerin hakkının tam olarak verilmesi ile olur. Sorumluluğu ağır mesaj, Kur'ân'ı Kerîm'dir. Hasan-ı Basrî bu ağır sözün Kur'ân ile amel etmek olduğunu söylemiştir. Alimlerin çoğunluğuna göre Kur'ân'da Arapça dışında bir kelime yoktur. Onlara göre eğer böyle bir kelimenin varlığından söz ediliyorsa söz konusu kelimenin her iki dilde de ortaklaşa kullanıldığını düşünmek gerekir.
(Sen onu geceleri ibadet ederken de görmek istesen görürdün uyurken de görmek İstesen görürdün) Bu ifade Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazının ve uykusunun belli bir zamanı olmadığını, kendisine nasıl kolay geliyorsa ve rahat oluyorsa geceyi o şekilde ibadetle ihya ettiğini göstermektedir. Hz. Aişe'den nakledilen ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in horozun sesini duyduğu zaman kalktığını vurgulayan rivayet bu hadisle çelişmez. Çünkü Hz. Aişe burada kendisinin haberdar olduğu bir durumu aktarmakla yetinmiştir; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in farklı uygulamalarından habersiz kalması ihtimal dahilindedir. Zira Hz. Aişe kendi odasındaki gece ibadetini bilmektedir. Dolayısıyla Enes İbn Mâlik'ten nakledilen bu rivayet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in diğer zamanlarda kıldığı gece namazlarını anlatır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.