

Develer, Hill bölgesinden Harem bölgesine getirilmektedir. Mühelleb şöyle demiştir: "Buharî, burada, kurbanlık hayvanın, Hill bölgesinden alınıp Harem bölgesine getirilmesinin sünnet olduğunu belirtmek istemiştir. Eğer Harem bölgesinden satın almış ise, hac yapacağı zaman onu Arafat'a götürür." Malik de aynı görüştedir. O, "Eğer böyle yapmazsa yerine bedel vermesi gerekir" demiştir. Leys de bu konuda aynı kanaatte olduğunu belirtmiştir.
Alimler çoğunluğuna göre ise, kurbanlık hayvan ile birlikte Arafat'ta vakfe yapar ise güzel olur. Yapmaz ise (yani kurbanı Harem bölgesinin dışına çıkarmaz ise) bedel vermesi gerekmez. Ebû Hanife şöyle der: "Bu bir sünnet değildir. Hz. Nebi, meskeni Harem bölgesinin dışında olduğu için kurbanını Hil! bölgesinden getirmiştir. Bütün bunlar deve ile ilgilidir. Sığır hakkında bu görüşü söylemek, bundan daha zayıftır. Koyun hakkında söylemek ise en zayıfıdır."
Malik, "Kurbanlık hayvan, Arafat'tan veya ona yakın bir yerden getirilir. Çünkü çok uzun mesafeden kurbanlık hayvanı alıp getirmek onu güçsüz bırakır" demiştir. Kurbanlık hayvan, mîkat yerlerinden biri olan Zu'l-Huleyfe'den getirilmiştir. Buna göre kurbanın, .mîkat yerlerinden veya diğer uzak yerlerden getirilmesi menduptur. Bu da çoğu kimsenin bilmediği bir sünnettir.
Nevevî ise şöyle der: "Tavaf ve sa'yi yaptıktan sonra traş olup ihramdan çıkılır. Bu hadis, başı usturaya vurmanın veya traş etmenin de menasikten olduğuna bir delildir. Doğru olan görüş de budur. Hz. Nebi, usturaya vurmak daha faziletli olmasına rağmen, hacdan sonra usturaya vurdurulabilsin diye traş olmayı emretmiştir." Orada, kurban edecek hayvan bulamayan kimsenin belirtildiği şekilde oruç tutması gerekir. Kişinin şu hallerden biri ile karşı karşıya kalması "bulamama" kapsamında değerlendirilir: Kurbanı veya bedelini bulamaması ya da parası olduğu halde daha önemli bir şey için bu paraya ihtiyacı bulunması; parası bulunduğu halde satıcının hayvanı satmaktan kaçınması veya yüksek fiyatla satmak istemesi hali. Bu durumda kişi, Kur'an'da belirtildiği şekilde oruç tutar.
Hacda tutulacak olan üç günlük oruç, ihrama girildikten sonraki zaman içinde tutulur. Nevevî şöyle demiştir: "Bu efdal olanıdır. İhrama girmeden önce tutar ise sahih olan görüşe göre bu da geçerli olur. Umre ihramından çıkmadan önce tutmak ise sahih olan görüşe göre geçerli olmaz. Malik de bu görüştedir. Sevrî ve rey ekolüne mensup alimler bunun caiz olduğunu söylemiştir.
"Artık ihram yasaklarının tamamı onun için helal hale gelmişti" ifadesi, kıran haccı yapan kimsenin kudüm tavafı yapmasının ve eğer ardından sa'y yapılacak ise bu tavafta remel yapılmasının, sa'yin tavaf olarak adlandırılmasının ve ifada (ziyaret) tavafının kurban bayramının ilk günü yapılmasının meşru olduğunu göstermektedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.