

Buharî'nin bu konuda, "ihsar sebebiyle ihramdan çıkmak hac yapana özgüdür. Umre yapan kişi ihsar sebebiyle ihramdan çıkamaz, Kabe'yi tavaf edinceye kadar ihramda kalmaya devam eder. Çünkü senenin tümünde umre yapılabileceğinden umrenin kaçmasından korkulmaz. Hac ise böyle değildir" görüşünü reddetmek istediği söylenmiştir. Söz konusu görüş İmam Malikten nakledilmiştir. Kadı İsmail bu görüşü desteklemek üzere sahih bir senetle Ebu Kılabe'den şunu rivayet etmiştir: Umre yapmak üzere yola çıktım. Devemden düştüm, ayağım kırıldı. İbn Abbas ve İbn Ömer'e haber göndererek durumumu sordum. Onlar şöyle dediler: "Umrenin, hac gibi bir vakti yoktur. Kişi Kabe'ye ulaşıncaya dek ihramda kalmaya devam eder".
İbn Ömer "sizi şahit tutuyorum" sözü ile kendisine uymayı isteyenlere bunu öğretmek istemiştir. Yoksa bunu söylemek şart değildir. "Şayet Kabe'ye gitmeme engel olunursa, umre ile ilgili amelleri yaparak ihramdan çıkarım": İbn Ömer'in bu sözü, "Hac ile umrenin durumu aynıdır" sözünü açıklamaktadır. Yani, engellenme durumunda ihramdan çıkma yahut bunun mümkün olması bakımından hac ile umre aynıdır.
Hadisten Çıkan Sonuçlar: 1- Hac veya umre yapmak isteyen kimsenin bunu yapmasına düşman engel olursa, kişi ihramdan çıkmaya niyet ederek ihramdan çıkabilir. Hedy kurbanını keser, saçını kazıtır yahut kısaltır. 3- Umre'yi hacca eklemek: Umre'ye haca eklemek caizdir. Bu, alimlerin çoğunluğunun görüşüdür. Ancak; a- Umre'nin hacca eklenebileceği görüşünde olanların çoğuna göre umre tavafına başlanmamış olması şarttır. b.- Hanefîlere göre tavafın dört şavtı tamamlanmadan önce olursa caizdir. c- Malikîlere göre ise tavaf tamamlanmadan önce olursa caizdir.
3- Kıran haccı yapan kişi tek bir tavaf ile yetinir. [Ayrıca bkz. 1640. hadis] 4- Kıran haccı yapan kişi hedy kurbanı keser. 5- Tehlikeli olmakla birlikte kişinin korkutucu durumdan salim olmayı umut ettiği bir yoldan hac ve umre yolculuğuna çıkılabilir. İbn Abdilber bu görüşü İleri sürmüş ve engellenme sebebiyle ihramdan çıkan kişiye ihramdan çıktığı ibadetin kazasının farz olmasını delil getirmiştir. Hadisten ilk anda anlaşılan da budur.
Alimlerin çoğunluğu bu durumda hac ve umrenin vacip olmadığını söylemişlerdir. Hanefîler de bu görüştedir. İmam Ahmed'den iki rivayet vardır. Bu mesele ile ilgili iki görüş iki konu sonra gelecektir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.