

Hasen İbn Salih bir kenara bırakılırsa, erkeğin kadın yerine kadının erkek yerine hac yapabileceği konusunda görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Bu hadis, meselenin daha açık hale gelmesi, dinleyenin daha çok benimsemesi ve süratle kavraması için kıyas yapmanın ve misal vermenin meşru olduğunu gösterir. İhtilaf edilen ve problemli görülen konular, ittifak edilenlere benzetilerek çözülür.
Şayet bir yarar sağlayacaksa fetva veren kimsenin delili açıklaması müstehab olur. Bu, fetva İsteyen kimsenin gönlünü hoş tutacağı gibi, hükmü daha rahat bir şeklide kabullenmesini sağlar. Ölünün malî borçlarını ödemek ilk Müslümanlar tarafından bilinen bir durum olduğundan, sorulan soruyu ona kıyas etmek yerinde olmuştur. Ölenin yerine yapılan hac geçerlidir. Bu konuda ihtilaf edilmiştir. Saîd b. Mansur ve diğer bazıları İbn Ömer'den sahih bir senetle "kimse kimsenin yerine hac yapamaz" sözünü rivayet etmiştir. Bunun benzeri Malik ve Leys'ten de rivayet edilmiştir. Yine Malik'ten şu görüş de rivayet edilmiştir: "Şayet kişi kendisi yerine hac yapılmasını vasiyet etmişse bu yapılır, aksi taktirde yapılmaz."
Bir kimse öldüğünde velisi terekeden onun borçlarını ödemekle yükümlü olduğu gibi, ölen adına hac yapacak bir kimsenin masraflarını da karşılamak zorundadır. İnsanlara ait borcun ölenin geriye bıraktığı maldan yapılacağı konusunda icma edilmiştir. Ödeme bakımından ona benzeyen borçlarda da hüküm böyledir. Kişinin zimmetinde sabit olan keffaret, adak, zekat vb.
diğer borçlar da hac gibidir. Resulullah'ın "Allah, borcu ödenmeye en layık olandır" sözü, Allah'a yönelik borcun kul borcundan önce geldiğini gösterir. Şafiî'nin görüşlerinden biri de bu doğrultudadır. باب: الحج عمن لا يستطيع الثبوت على الراحلة. 23- Binek Üzerinde Duramayan Kimse Yerine Hac Yapmak حدثنا عبد الله بن مسلمة، عن مالك، عن ابن شهاب، عن سليمان بن يسار، عن عبد الله بن عباس رضي الله عنهما قال: كان الفضل رديف النبي صلى الله عليه وسلم، فجاءت امرأة من خثعم، فجعل الفضل ينظر إليها وتنظر إليه، فجعل النبي صلى الله عليه وسلم يصرف وجه الفضل إلى الشق الآخر، فقالت: إن فريضة الله أدركت أبي شيخا كبيرا، لا يثبت على الراحلة، أفأحج عنه؟.
قال: (نعم). وذلك في حجة الوداع. Bu hadis "hayatta olan kimse yerine hac yapılamaz" diyen Malik'in ve "kimse kimsenin yerine hac yapamaz" diyen İbn Ömer'in görüşüne muhaliftir. İbnü'l-Münzir ve diğer bazı alimler, kendi başına hac yapabilecek kişinin farz hac için başkasına vekalet vermesinin caiz olmadığı konusunda icma bulunduğunu nakletmişlerdir. Başkası yerine nafile hac yapmaya gelince; bu Ebu Hanife'ye göre caiz, Şafiî'ye göre caiz değildir. İmam Ahmed İbn Hanbel'den bu konuda iki rivayet vardır.
باب: حج المرأة عن الرجل. 24- Kadının Erkek Yerine Hac Yapması حدثنا أبو النعمان: حدثنا حماد بن زيد، عن عبيد الله بن أبي يزيد قال: سمعت ابن عباس رضي الله عنهما يقول: بعثني، أو قدمني النبي صلى الله عليه وسلم في الثقل من جمع بليل. Fadl, İbn Abbas'ın ağabeyi, Abbas'ın da en büyük çocuğudur. Bu sebeple Hz. Abbas'a "Ebu'1-Fadi" denirdi. Şuayb'ın rivayetinde şöyle denilmektedir: Fadl yakışıklı bir adamdı. Has'am kabilesinden güzel bir kadın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e doğru geliyordu. Fadl kadına bakmaya başladı, kadının güzelliği onun hoşuna gitmişti.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Başkası yerine (vekaleten) hac yapmak caizdir. 2- Kufeliler (Hanefi'ler) bu hadisin genel ifadesini, kendisi adına hac yapmamış kimsenin başkası adına hac yapmasının caiz olduğuna delil getirmişlerdir. Çoğunluk İse onlara aykırı olarak ancak kendisi hac yapmış kişinin başkasına vekil olabileceğini söylemişlerdir. Çoğunluk Sünen'lerde, İbn Huzeyme'nin Salih'inde ve diğer kitaplarda yer alan İbn Abbas'ın şu hadisini delil getirmişlerdir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Şübrüme adında bir adam için telbiye getiren birini gördü. Ona "Sen kendin için hac yaptın mı?"
diye sordu. Adam "hayır" diye cevap verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Öyleyse bu yaptığın haccını kendin için yap. Sonra Şübrüme için hac yap". 3- Hacca güç yetirme kişinin kendi gücü ile olabileceği gibi başkası vasıtasıyla da olabilir. 4- Kişinin, başkasını terkisine bindirmesi caizdir. 5- Hz. Nebi'in tevazusu, Fadl'ın Hz. Nebi nezdindeki değeri.
6- İnsanoğlunda şehvet hissi doğuştan vardır, onun doğasına güzel şeylere bakma hissi yerleştirilmiştir. 7- Yabancı kadınlara bakmak yasaktır, gözü kapatmak gerekir. 8- Fitne korkusu ile erkekler ile kadınlar birbirinden ayrı yerlerde bulunur. 9- Alimden fetva sorma, mahkemeye dava açma, alış-veriş vb. gibi zorunlu hallerde kadın yabancı erkeklerle konuşabilir, erkek kadının sesini işitebilir.
10- İlim konusunda soru sormak için vekalet caizdir. Erkeğe kadının vekalet etmesi de caizdir. 11- Anne babaya iyi davranmak, onların işlerine özen göstermek; onların borçlarını ödemek, hizmet etmek, nafakalarını karşılamak ve diğer din ve dünya işlerini görmeye çalışmak gerekir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.