

Bu iki hadiste, kişinin yanında bulunmayan şeyin satılmasından bahsedilmemiştir. Öyle anlaşılıyor ki bu konu ile ilgili hadis Buharıinin şartlarına göre sahih olarak sabit olmamış o bunu teslim almadan önce yiyecek maddesinin satım ı ile ilgili yasaktan çıkarmıştır. Bunun delil olması "evleviyet yolu" ile sabittir. Kişinin yanında olmayan şeyi satmasının yasaklanması ile ilgili hadisi Sünen yazarları Hakim bin Hizam'dan şu lafızIa rivayet etmişlerdir: Hakim: Ey Allah'ın Resulü! Bazen biri bana gelerek yanımda bulunmayan bir şeyi satmamı istiyor. Ben de bunu ona satıyorum, sonra kendim bunu pazardan satın alıp ona devrediyorum.
Hz. Nebi: "Yanında olmayan şeyi satma" buyurdu. Tirmizı bu hadisi özet olarak şu şekilde rivayet etmiştir: "Hz. Nebi yanımda bulunmayan şeyi satmamı yasakladı." İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: Kişinin yanında bulunmayan şeyi satması iki anlama gelebilir: a. Kişinin gaip olan belirli bir köle veya evi satması. Bu, satılan malın telef olması yahut satın alanın beğenmeme ihtimali sebebiyle garar (aldatma) satımına benzemektedir.
b. Bir kimsenin diğerine "bu ev, benim sahibinden alarak sana satmam şartıyla yahut sahibinin sana teslim etmesi şartıyla şu kadaradır" demesi. Yanında Bulunmayan Şeyi Satma Yasağı Yalnızca Yiyecek Maddesine mi Özgüdür? İbn Abbas'ın "Bana göre diğer her şey de yiyecek maddesi gibidir" sözü, İbn Abbas'ın yaptığı fıkhi bir çıkarımdır. İbnü'l-Münzir, yanında bulunmayan şeyin satılma yasağını yalnız yiyecek maddelerine özgü kabul etmiş ve şunu delil göstermiştir: Bir köle satın alıp teslim almadan önce onu azat eden kimsenin azadı ittifakla geçerlidir.
İbnü'l Münzir "satım akdi de böyledir" demiş ancak onun bu görüşü aralarında fark bulunduğu gerekçesi ile eleştirilmiştir. Çünkü Şari' köle azadına teşvik etmiştir. Önceki konuda Tavus şöyle demiştir: İbn Abbas'a: "Bu niçin yasaklandı?" diye sordum. Şöyle cevap verdi: "Bu dirhemlerin dirhemler karşılığında, yiyecek maddesinin de vadeli olarak satımıdır" dedi.
Tavus yasağın sebebini öğrenmek istemiş İbn Abbas da, yiyecek maddesini teslim almadan önce satması halinde, satılan malın satıcının elinde kalması durumunun söz konusu olacağını, bunun da dirhemlerin dirhemlerle karşılıklı olarak vadeli satımına benzeyeceğini söyleyerek cevap vermiştir. Müslim'de, Süfyan'ın, Tavus'un oğlundan yaptığı şu rivayet de bunu açıklamaktadır: Tavus dedi ki: İbn Abbas'a "bu satım niçin yasaklandı?"
diye sordum. İbn Abbas: "Bu durumda onların altın ve yiyecek maddesini vadeli olarak satmış olacağını görmüyor musun?" diye cevap verdi. Yani örneğin kişi yiyecek maddesini yüz dinara satın alıp da parayı satıcıya verdiği halde yiyecek maddesini teslim almadan başkasına yüz yirmi dinara sattığında, parayı da teslim aldığında yiyecek maddesi ilk satıcının elinde olduğundan bu kişi sanki yüz dinarı yüz yirmi dinar karşılığında satmış gibi olur. Bu yoruma göre satım yasağı yalnızca yiyecek maddesine özgü değildir. İşte İbn Abbas bu sebeple "Bana göre diğer her şey de yiyecek maddesi gibidir" demiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.