

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

Hadd cezası ile ilgili geniş açıklama "hadd cezaları" bölümünde inşaallah gelecektir. (bkz. 6827. hadis) Hadisin, konu başlığı ile ilgili kısmı, "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evde bulunanlara ona vurmalarını emretti" bölümüdür. Çünkü devlet başkanının, hadd cezasının kendisi bizzat uygulamayıp başkalarına devretmesi, onlara bu konuda vekalet vermiş gibi değerlendirilir.
İçki haddi hamile kadına uygulanacak olan hadd cezasının, çocuğu doğurmasına kadar beklendiği gibi uygulanması beklenmez. باب: الوكالة في البدن وتعاهدها. 14. Hacc için kurban olarak belirlenen kurbanlıklar hakkında vekalet ve bu konuda gösterilen itina حدثنا إسماعيل بن عبد الله قال: حدثني مالك، عن عبد الله بن أبي بكر بن حزم، عن عمرة بنت عبد الرحمن أنها أخبرته: قالت عائشة رضي الله عنها: أنا فتلت قلائد هدي رسول الله صلى الله عليه وسلم بيدي، ثم قلدها رسول الله صلى الله عليه وسلم بيديه، ثم بعث بها مع أبي، فلم يحرم على رسول الله صلى الله عليه وسلم شيء أحله الله له حتى نحر الهدي.
Bu hadis, kurbanlık hayvanlar hakkında vekalet verilmesi açısından delalet; açıktır. Buhari, "itina" olarak tercüme ettiğimiz " تعاهدها teahüd" sözü ile, Resulullah'ın, kurbanlık hayvanla bizzat ilgilenmesine, kendi elleri ile gerdanlıklarını takmasıne. işarette bulunmak istemiştir. Hz. Ebu Bekir (r.a.) de, Nebi (s.a.v.)'in önem verdiği şeye önem verirdi. Bu konudaki açıklamalar, "Hacc" bölümünde yer almıştır.
باب: إذا قال الرجل لوكيله: ضعه حيث أراك الله، وقال الوكيل: قد سمعت ما قلت. 15.MÜVEKKİLİN VEKİLE "Bunu istediğin yere koy" DEMESi, VEKİLİN DE ''Söylediğini duydum" DEMESİ حدثني يحيى بن يحيى قال: قرأت على مالك، عن إسحاق بن عبد الله: أنه سمع أنس بن مالك رضي الله عنه يقوب: كان أبو طلحة أكثر الأنصار بالمدينة مالا، وكان أحب أمواله إليه بيرحاء، وكانت مستقبلة المسجد، وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يدخلها ويشرب من ماء فيها طيب، فلما نزلت: {لن تنالوا البر حتى تنفقوا مما تحبون}.
قام أبو طلحة إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال: يا رسول الله، إن الله تعالى يقول في كتابه: {لن تنالوا البر حتى تنفقوا مما تحبون}. وإن أحب أموالي إلي بيرحاء، وإنها صدقة لله، أرجو برها وذخرها عند الله، فضعها يا رسول الله حيث شئت، فقال: (بخ، ذلك مال رائح، ذلك مال رائح، قد سمعت ما قلت فيها، وأرى أن تجعلها في الأقربين). قال: أفعل يا رسول الله، فقسمها أبو طلحة في أقاربه وبني عمه.
تابعه إسماعيل، عن مالك. قال روح، عن مالك: (رابح). Müvekkilin vekile, "bunu istediğin yere koy" demesi, vekilin de "söylediğini duydum" deyip, istediği yere koyması halinde böyle bir işlem caiz olur. Hadisin, konu başlığı ile ilgili kısmı, Ebu Talha'nın, "Ey Allah'ın Resulü! Bu bahçe hakkında, Allah'ın sana gösterdiği şekilde tasarrufta bulun" şeklindeki sözüdür. Çünkü Hz. Nebi (s.a.v.) bu söze karşı çıkmamıştır. Her ne kadar kendisi söz konusu mülk hakkında bizzat tasarrufta bulunmasa da, onun, akrabalarına dağıtılmasını emretmiştir. Bu konudaki delil, Resulullah'ın (s.a.v.) bu konudaki kabulüdür.
Bu hadise göre, vekalet akdi, ancak kabul ile tam olarak gerçekleşir. Çünkü Ebu, Talha, "İstediğin yere ver" demişti. Bunun üzerine Hz. Nebi (s.a.v.) bunu kabul etmeyerek, "Ben, bunu akrabalarına vermeni uygun görüyorum" buyurmuştu. باب: وكالة الأمين في الخزانة ونحوها. 16. HAZNEDARLIK VB. GÖREVLER İÇİN GÜVENİLİR KİMSEYE VEKALET VERMEK