

Buhari konu başlığını soru tarzında koyarak, bu konuda görüş ayrılığı olduğuna işaret etmiştir. Alimlerin çoğunluğu, davada taraflardan biri daha haklı görünse de hakimin sulh yolunu göstermesini müstehab görmüşlerdir. Kimi alimler de bunu kabul etmemişlerdir. Bu görüş Malikllerden nakledilmiştir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Borçluya kolaylık göstermeye ve alacakta indirim yaparak iyilik etmeye teşvik etmek 2- İyi bir işi yapmamak için yemin etmemek gerekir. Davudı şöyle der: Böyle yapmak mekruh görülmüştür. Çünkü kişi, Allah'ın gerçekleşmesini takdir ettiği bir işi terk etmeye yemin etmiş olabilir.
3- Ashab-ı Kiram Hz. Nebi'in anlatmak istediği şeyleri çabucak kavrar ve yapılmasını işaret ettiği şeyleri derhal yaparlardı. Bu da onların iyilik yapma arzularını gösterir. 4- Anlaşmazlığa düşen tarafların hakimin yanında seslerinin yükselmesi vb. olumsuz davranışlarının görmezden gelinmesi gerekir. 5- Borçlunun borcunda indirim istemesi caizdir. Ancak Malikller, borçlunun minnet altında kalacağı gerekçesiyle bunu mekruh görmüşlerdir.
Kurtubi, "Herhalde bunun mekruh olduğunu söyleyenler iki iyinin alt derecede olanını (hilaf-ı evla) kastetmişlerdir" demiştir. 6- Miktarı ve niteliği bilinmeyen bir malı hibe etmek caizdir. باب: فضل الإصلاح بين الناس والعدل بينهم. 11. İNSANLARIN ARASINI BULMANIN VE ARALARINDA ADİL OLMANIN FAZİLETİ حدثنا إسحاق: أخبرنا عبد الرزاق: أخبرنا معمر، عن همام، عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (كل سلامى من الناس عليه صدقة، كل يوم تطلع فيه الشمس، يعدل بين الناس صدقة).
İbnü'l-Müneyyir şöyle der: Buhari, "arabulmak ve adilolmak" diye başlık açtı ama bu hadiste yalnızca "adil olma"ya yer verdi. Fakat Hz. Nebi bu hadisi ile bütün insanlara seslenmiştir. Bilindiği gibi insanlar içinde hakim olanlar ve olmayanlar vardır. Bu durumda hakim, hüküm verdiği zaman adil olur. Diğer insanlar da birbirinin arasını bulduklarında adil olurlar.
Diğer alimler ise şöyle demişlerdir: Ara bulmak (insanların arasını düzeltrnek) adil olmanın bir türüdür. Başlıkta "adil olma’’ nın "arabulmak" üzerine atfedilmesi genel içerikli bir sözcüğün özel içerikli bir sözcük üzerine atfedilmesi kabilindendir. باب: إذا أشار الإمام بالصلح فأبى، حكم عليه بالحكم البين. 12. HAKİM SULH'E YÖNLENDİRSE FAKAT DAVACI HAKKINI ALMAKTA DİRETSE HAKİM AÇiK BİR ŞEKİLDE HÜKÜM VERİR حدثنا أبو اليمان: أخبرنا شعيب، عن الزهري قال: أخبرني عروة بن الزبير: أن الزبير كان يحدث: أنه خاصم رجلا من الأنصار قد شهد بدرا، إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم في شراج من الحرة، كانا يسقيان به كلاهما، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم للزبير: (اسق يا زبير، ثم أرسل إلى جارك). فغضب الأنصاري، فقال: يا رسول الله، آن كان ابن عمتك؟ فتلون وجه رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم قال: (اسق، ثم احبس حتى يبلغ الجدر).
فاستوعى رسول الله صلى الله عليه وسلم حينئذ حقه للزبير، وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم قبل ذلك أشار على الزبير برأي سعة له وللأنصاري، فلما أحفظ الأنصاري رسول الله صلى الله عليه وسلم استوعى للزبير حقه في صريح الحكم، قال عروة: قال الزبير: والله ما أحسب هذه الآية نزلت إلا في ذلك: {فلا وربك لا يؤمنون حتى يحكموك فيما شجر بينهم}. الآية. Acve Medine hurmalarından bir türün adı olup Nebi s.a.v.'in kendi eliyle diktiği hurma ağaçları olduğu bilinir. Levn de ayrı bir hurma türüdür.
Konu başlığında geçen "tahmini miktar belirleme’’ nin nasılolacağı "İstikraz" (Ödünç isteme) bölümünde açıklanmıştır. Buhari'nin maksadı şudur: Borcun yerine herhangi bir şeyalırken tahmine göre hareket etmek caizdir. Bu bedel alacak cinsinden bir mal ve ondan daha az da olsa hüküm böyledir. Bu, yasak kapsamında değildir. Çünkü iki tarafın da buna itiraz! yoktur.
باب: الصلح بالدين والعين. 14. ZİMMET BORCU VE AYNi BORÇTA SULH YAPMAK حدثنا عبد الله بن محمد: حدثنا عثمان بن عمر: أخبرنا يونس، وقال الليث: حدثني يونس، عن ابن شهاب: أخبرني عبد الله بن كعب: أن كعب بن مالك أخبره: أنه تقاضى ابن أبي حدرد دينا كان له عليه في عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم في المسجد، فارتفعت أصواتهما حتى سمعها رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو في بيت، فخرج رسول الله صلى الله عليه وسلم إليهما، حتى كشف سجف حجرته، فنادى كعب بن مالك، فقال: (يا كعب) فقال: لبيك يا رسول الله، فأشار بيده: أن ضع الشطر، فقال كعب: قد فعلت يا رسول الله، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (قم فاقضه) İbn Battal şöyle der: Alimler, kişi alacaklısıyla dirhem borcuna karşılık daha düşük dirhem borcu ile sulh yapsa ödeme zamanı gelmişse bu caiz olur. Ödeme zamanı gelmemişse alacaklı, üzerinde anlaşılan dirhemleri teslim almadan sulh yapmaları caiz olmaz. Ödeme zamanı geldikten sonra dirhem borcuna karşılık dinar ile veya dinar borcuna karşılık dirhem ile sulh yapsalar caiz olur, ancak alacaklının sulh meclisinde anlaşılan parayı teslim alması şarttır.
SULH BİTTİ.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.