Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 840, sondan 5397. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 51. ayetidir. En'am Suresi 51. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4980 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وانذر به الذين يخافون ان يحشروا الى ربهم ليس لهم من دونه ولي ولا شفيع لعلهم يتقون
Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar.
Uyarı ve sakındırma ancak öldükten sonra ba‘s (yeniden dirilme) ve haşir (mahşerde toplanma) gibi âhiret hallerinin vuku bulacağına inanan veya en azından böyle bir ihtimali göz önüne alan, bunun kaygı ve korkusunu hisseden kimseler üzerinde etkili olabileceği için âyette özellikle bunların uyarılması emredilmiştir. Zemahşerî, uyarıdan yararlanması umulan zümreleri şöyle sıralamıştır: a) Müslüman oldukları halde yanlış işler yapanlar, b) âhirete inanan Ehl-i kitap mensupları, c) ba‘s ile ilgili haberleri duyup da bunların doğru olabileceğini düşünerek kaygılanan müşrikler (II, 16). Aynı müfessir, âyetin “Kendileri için rablerinden başka bir koruyucu ve bir aracı bulunmaksızın” meâlindeki bölümünü, Mû‘tezile mezhebinin görüşlerini benimsediği için, âhirette Allah’tan başka hiçbir kimsenin şefaat edemeyeceği şeklinde yorumlamışsa da, Ehl-i sünnet mensubu müfessirler, özellikle Bakara sûresindeki “Âyetü’l-kürsî” diye bilinen 255. âyeti ve benzeri delilleri göz önüne alarak, Allah’ın iznine bağlı olmak üzere, peygamberler ve diğer Allah dostlarının şefaat etmesinin câiz olduğunu düşünmüşlerdir.
Mehmet Okuyan
Umulur ki [takvâ]lı (duyarlı) davranırlar diye kendileri için O’nun peşi sıra hiçbir dost ve şefaatçinin bulunmadığı (mahşer gününde) Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur’an ile) uyar!
Kur’an ile uyarıda bulunulması noktasında Kâf 50:45’te şöyle bir ifade yer almaktadır: “Tehdidimden korkanlara (gerçeği) Kur’an’la hatırlat!” Bu emir her çağın insanına tebliğin ne ile yapılması gerektiğini öğretmektedir. vahiy Yüce Allah’ın bir kitabıdır. Her yönüyle insan ise diğer kitabıdır. İki kitabın sahibi Yüce Allah olduğuna göre, eğer tebliğ vahiy ile ve doğru bir şekilde yapılırsa bu iki kitabın birbirini yadırgaması mümkün değildir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Sebe’ 34:50; Kâf 50:45.
Bayraktar Bayraklı
Rabblerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, Kur'ân ile uyar! Onlar için Rabblerinden başka ne bir dost ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.
Rablerine (götürülüp mahşerde hesap vermek üzere huzurunda) toplanacaklarından (dolayı) korkanları Onunla (Kur'an'la) uyarıp-korkut; (çünkü) onlar için O’ndan (Allah’tan) başka, ne velileri vardır, ne şefaatçileri. Umulur ki korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınırlar.
Rablerinin tapısında hasredilmeden korkanları Kur'an'la korkut ve çekinsinler diye de bildir ki onlara, Rablerinden başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi.
Rablerinin huzuruna toplanacaklarına inanıp bu durumdan korkanları, o Kur'ân'la uyar. Çünkü onların Rablerinden başka ne dostları, ne de aracıları vardır. Onları bu şekilde uyarırsan, böylece yollarını Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırlar.
Toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerinden korkanları, Kur'ân ile uyar. Onlar için Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden ne bir velî, bir koruyucu, ne bir otorite, ne de bir şefaatçi vardır. Umulur ki, Allah'a sığınırlar, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp azaptan korunurlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranırlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.
Rabblerinin huzuruna çıkarılacaklarından korkanları onunla (Kur'an'la) uyar. Onlar için O'ndan (Allah'tan) başka dost ve şefaatçi yoktur. Umulur ki sakınırlar.
Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an'la) uyarıp-korkut; onların ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup-sakınırlar.
Rableri huzurunda toplanacaklarından korkanları, sen Kur'an'la korkut ki, onların, Rablerinden başka ne bir dostu, ne de bir şefaatçisi yoktur. Gerektir ki, onlar, sakınırlar.
Sen bu vahiylerle, Ondan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi olmayan Rableri ve sahipleri olan Allah’ın huzuruna toplanacaklarından korkanları uyar ki kendilerini korusunlar.
Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur'an ile) uyar!
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an ile) uyar. Onlar için Rablerinden başka ne bir dost, ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.
Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları onunla (Kuran'la) uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve şefaatçıları (aracıları) yok. Belki korunurlar.
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.
Hem bununla şunları inzar eyle ki rablarının huzuruna haşrolunacaklarından korkarlar, öyle ki kendileri için onun huzurunda ne bir dost ne bir şefâatci yok, gerektir ki onlar korunurlar
Rablerine (götürülüb) toplanacaklarından korkanları sen onunla (Kur'an ile) inzâr et ki onların Ondan (Rablerinden) başka ne bir yâri, ne de bir şefaatçisi yokdur. (Senin bu inzârın) onların sakınmaları içindir.
Ve Rablerinin huzûrunda toplanacaklarından korkanları, onunla (Kur'ân ile)korkut; onlar için O'ndan (O Rablerinden) başka ne bir dost, ne de bir şefâatçi vardır; tâ ki(günahlardan) sakınsınlar.
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, sana indirilen vahiyle uyar. Onların Allah’dan başka ne koruyucuları (velileri) ve nede arka çıkanları (şefaatçıları) var. Böylece belki Allah’dan korunurlar.
Rableri canibine haşrolunacaklarından korkanları Kur/an ile [⁶] korkut. Onların Rablerinden başka ne bir yârları, ne bir şefaatçıları yoktur. Ta ki sakınmış olalar.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 51. Ayet Açıklaması
[6] Veya vahiy ile.
Kadri Çelik
Rablerine doğru haşrolunmaktan korkanları, onunla (Kur'an ile) korkutup uyar. Onlar için O'nun dışında bir veli ya da şefaatçi yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınırlar.
Ey Müslüman! Rab’lerinin huzurunda hesaba çekilmek üzere toplanacaklarının korkusunu yüreklerinde duyanları bu Kur’an ile uyar.Şöyle ki: Onların, Allah’tan başka ne bir dostları vardır, ne de bir şefaatçileri! Ta ki, böylece iyi bir insan olmak için çaba göstererek her türlü fenâlıktan titizlikle sakınsınlar! Bu uyarı vazifesini yaparken de, güç ve servet sahibi bazı kâfirleri İslâm’a kazandıracağım diye —son derece masumane niyetlerle bile olsa— dinin temel ilkelerinden taviz verme. Sözgelimi:
Bir de ‘Rabb’lerinin huzuruna toplanacaklardır’ diye korkanları onunla uyar!
Onlar için O’ndan başka ne bir veliyy, ne bir şefaatçı vardır.
Umulur ki sakınıp korunurlar.
Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları; orada kendileri için Allah’tan başka bir dost ve bir şefâatçi olmadığı konusunda uyar.1 Böylece belki Allah’tan hakkıyla sakınırlar.2
1 Gerçi âhireti inkâr edenleri yahut âhirete inanmakla beraber Allah’ın azabından kendilerini kurtaracak velîleri, şefâatçileri, babaları, dedeleri, pîrleri bulunduğuna inananları uyarmak mümkün değilse de; sen yine onlara bir hatırlat. Belki akıllarını başlarına toparlar, Allah’tan hakkıyla sakınmasını öğrenirler.2 Bu âyet; kendilerinin Allah’ın oğulları olduklarını ve âhirette babalarının kendilerini koruyacağına inanan Yahûdî ve Hıristiyanlara, putlarının Allah’la aralarında şefâatçi olacağını zanneden müşriklere ve Allah’ın belirlediği kimselerin yine Allah’ın belirleyeceği kimselere şefâati dışında kendilerine bir kısım şefâatçi ilâhlar, efendiler icat edip, bunlarla avunanlara verilecek en güzel cevaptır.
Muhammed Esed
Kendilerini Allah'a karşı koruyacak veya O'nun nezdinde şefaat edecek birisi olmadan Allah'ın huzurunda toplanmaktan korkanları böylece uyar ki O'na karşı sorumluluklarının bilincine [tam olarak] varabilsinler. 40
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları1 bu Kuran ile uyar ki, Onların orada herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçilerinin olmadığını anlasınlar. Belki sakınıp korunurlar. 18/49, 23/79, 34/31, 69/18, 26/19-70,92, 43/5, 50/45, 32/107, 6/70, 42/9, 46/94, 32/4, 39/43-44, 52/63, 3/186, 6/153, 7/96
Kendilerini O’na karşı savunacak bir dost ya da O’nun katında şefaat edecek birileri olmadan Allah’ın huzuruna çıkmaktan korkanları vahiyle uyar ki, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hareket etsinler.[1050]
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 51. Ayet Açıklaması
[1050] Bu âyet bağlamı itibarıyla müslüman olsun ya da olmasın, âhirete iman ettiği hâlde bu imanı problemli olanlara hitap etmektedir (Taberî, Râzî ve Zemahşerî).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onunla o kimseleri korkut ki, onlar Rablerinin huzuruna haşrolunacaklarından korkarlar bir halde ki, onlar için ondan başka bir yar, bir şefaatci yoktur. Umulur ki, ittikada bulunurlar.
Allah'ın huzurunda toplandıklarında, Allah'tan başka birtakım tanrıların, kendilerini kurtaracaklarına inanan o kimseleri sen Kur'ân'la uyar ki, O'nun huzurunda kendilerini savunacak ne bir hamileri, ne de bir şefaatçileri olmayacaktır. Böylece umulur ki bu şirkten sakınırlar. [23, 57; 13, 21]
Meallerin çoğunda net mânanın pek verilmediği bu âyete, çeşitli tefsirlerden yararlandıktan sonra, özellikle Ebu’s-suûd’un tercihine göre mâna verdik. Burada günâhkar müminlerin mahşerdeki durumu değil, müşriklerin durumu vurgulanmaktadır.
Süleyman Ateş
Rablerin(in huzuru)na toplanacakların(a inanıp bu durum)dan korkanları onunla uyar ki; kendilerinin, O'ndan başka ne dostları, ne de destekçileri yoktur. (Onları uyar), belki korunurlar.
Rablerinin huzuruna çıkarılacakları için korkanları, bununla (bu Kitapla) uyar. Orada onların ne bir dostu ne de şefaatçileri olacaktır. Belki çekinip kendilerini korurlar.
daħı ķorķıt anuñ-ile kim ķorķarlar kim ķoparmalar çalabı’ları yaña yoķdur anlaruñ andan ayruk yarı virici ne daħı şafā'at eyleyici anuñ-içün kim anlar śaķınalar.
Daḫı ḳorḳut yā Muḥammed bu Ḳur’ān bile ol kişiler ki ḳorḳarlar ki ḥaşrolalar Çalapları ḥażretine. Yoḳdur anlara andan özge mu‘īn ve nāṣır, ne daḫışefā‘at eyleyici. Ola kim Tañrıdan ḳorḳalar.