

Hadiste cihada katılan bir mücahidi techiz eden ve onun cihadla ilgili bütün ihtiyaçlarını, silah ve techizatını sağlayan ve bu mücahidin arkada bıraktığı evlad ve iyalinin bütün geçimliklerini sağlayan kimsenin aynen cihada katılmış gibi olacağı anlatılmaktadır. Ayrıca hadiste geçen "kendisi de savaşmış demektir" ifadesiyle ilgili olarak İbn Hibban şunları söylemiştir: "Bu ifade söz konusu kişi gerçekte savaşa katılmamış olsa bile savaşa katılan gibi mükafat ve sevap alır anlamına gelir."
Resulullah'ın (s.a.v.) Ümmü Süleym'i niçin ziyaret ettiğiyle ilgili olarak zikrettiği açıklama ve gerekçe bazılarının ileri sürdüğü şu iddiadan daha uygun ve tutarlıdır: "Zira Resul-i Ekrem'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ümmü Süleym ile evlenmesi haramdL" Bu konuyla ilgili ayrıntılı açıklama ileride gelecektir.(Bkz. Kitabü'l-İsti'zan, Bab 41) Ümmü Süleym'in kardeşi Haram İbn Milhan'dır. Haram'ın Bi'ri Maune alayında öldürülüşü ile ilgili rivayet Kitabü'l-Meğazl'de nakledilecektir. Resulullah'ın (s.a.v.) onun hakkında kullandığı "Benimle birlikte iken öldürüldü" ifadesi şu anlama gelir: "Benim askerlerimle birlikte iken veya benim emrime göre hareket ederken ve bana itaat yolunda giderken öldürüldü." Çünkü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bi'ri Maune alayında bulunmamıştır; sadece ashabından bazılarına oraya gitmelerini emretmiştir.
İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: "Başlıkta geçen "Arkasında bıraktığı kimselerin bakımını üstlenmek" ifadesi ile Enes hadisi arasındaki ilişki açıktır. Burada savaşçının arkasından ailesiyle veya işleriyle ilgilenmek genel bir ifade ile ele alınmıştır. Dolayısıyla kendisine hayırlı bir halef olmak bakımından savaşçının hayatta olup olmaması arasında bir fark yoktur. Fakat ikinci rivayette Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ziyaretleriyle Ümmü Süleym'i sevindirmekte ve onun gönlünü almaktadır. Bu ziyaretlerine gerekçe olarak ise Haram'ın kendisiyle birlikte iken öldürüldüğünü göstermektedir. İşte burada kişi öldükten sonra ona hayırlı halef olmak söz konusudur. Bu Resul-i Ekrem'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem sözüne ne kadar sadık olduğunu gösteren bir tutumdur."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.