Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 870, sondan 5367. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 81. ayetidir. En'am Suresi 81. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 93 ve toplam ebced değeri ise 6612 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وكيف اخاف ما اشركتم ولا تخافون انكم اشركتم بالله ما لم ينزل به عليكم سلطانا فاي الفريقين احق بالامن ان كنتم تعلمون
“Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”
Benzer mantıkî değerlendirme ve uyarılar bu âyette de devam etmekte ve sonuç olarak, mutlaka taraflardan biri inancı sayesinde güvenliğe kavuşacağına göre hangi tarafın, ilmi her şeyi kuşatan, fayda ve zararın yaratıcısı olan Allah’a ortak koşup isyan edenlerin mi, yoksa O’nun birliğine ve hükümranlığına inanıp yolundan gidenlerin mi güvence içinde oldukları sorulmaktadır. “Eğer biliyorsanız” kaydıyla da bu soruya yalnız bilgi sahibi olanların doğru cevap verebileceklerine, dolayısıyla bâtıl inançlardan kurtulma hususunda bilginin önemine işaret edilmektedir.
Mehmet Okuyan
Allah’ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım ki!” Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki gruptan hangisi güvende olmaya daha layıktır?
“Hem siz, tanrı oldukları hakkında Allah'ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri, O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben nasıl sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkarım? Şimdi biliyorsanız söyleyiniz, iki topluluktan hangisi, tek Allah'a inananlar mı, yoksa Allah'a ortak koşanlar mı güvende olmaya daha lâyıktır?”
“Siz, Allah'ın size, hakkında hiçbir yetki¹ vermediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl olur da sizin ortak koştuklarınızdan korkarım?” Bu iki taraftan hangisi emin olmaya daha layıktır? Keşke bilseydiniz!
1- Çeviriler, ayetteki ‘sultan' sözcüğüne ‘delil' anlamı vermektedirler. Bu doğru değildir. Zira sultan yetki belgesi, görev pusulası demektir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan “Sultan” sözcüğü de bu sözcükten türemiştir.
Ahmet Akgül
"Hem siz, Onun; haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? (Haydi söyleyiniz) Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan (Allah’a ve İslam’a inananlarla inkârcılardan) hangisi daha hak sahibidir? Eğer (akıl edip) bilebilirseniz! (Karar veriniz!) "
Siz, hiçbir delile sahip olmadığınız halde o putları Allah'a eş tanımaktan korkmuyorken ben o eş tanıdıklarınızdan nasıl korkarım ki? Biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisine, daha fazla inanılır, hangi taraf, daha ziyade emniyete hak kazanmıştır?
Siz Allah'ın hakkında, hiçbir hüküm göndermediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden, nasıl korkarım? Şimdi biliyorsanız söyleyin bakalım, iki guruptan hangisi yani Allah'ı bir olarak kabul edenler mi, yoksa putlara ilahlık yakıştıranlar mı güvende olmaya daha layıktır?
“Haklarında size hiçbir ferman, hiçbir yetki indirmediği şeyleri, siz, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? Eğer biliyorsanız, söyleyin: Bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha lâyıktır?" dedi.
"Allah'ın size haklarında herhangi bir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmanızdan dolayı korkmuyorsunuz da ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Şu halde bu iki gruptan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.
'Hem siz, Onun haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz.'
Hem Allah'ın, size, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri (putları) siz kendisine eş tanıdığınızdan korkmazken, ben, o eş tanıdığınız putlardan nasıl korkarım? Şu halde korkudan emin olmağa hangi taraf daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız.
Ben sizin eş koştuklarınızdan nasıl korkayım! Hâlbuki siz, Allah’ın, lehinde bir delil indirmediği şeyi O’na eş koşmaktan korkmuyorsunuz. İşte, hangi grubun güvene daha layık olduğunu (siz düşünün!) Eğer biliyorsanız?
Eş tutmuş olduğunuz şeyden, nice korkarım? Bu yolda elinizde hiçbir senet yoğuken, siz Allaha eş koşmaktan korkmaz mısınız? Her iki bölükten hangisi daha çok güvenmeye yaraşır? Bilmiş olsaydınız siz»
“Hem siz; (kendilerine ibadet edileceğine dair) Allah'ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz (sahte ilahlarınız)dan ben ne diye korkayım?” Şimdi biliyorsanız (söyleyin) güvende olmak bakımından, bu iki taraftan (Allah'ın bir olduğuna inananlar mı, yoksa Allah'a ortak koşanlar mı) hangisi emin olmaya daha layıktır?
Bkz. 42:21, 53:23
Yetmişinci ayetten itibaren Allah’ın birliği ve benzersizliği Hz. İbrahim’in hayatı üzerinden ortaya konmaktadır. Bilindiği üzere Hz. İbrahim, tüm inananların bilincinde kendisine üstün bir yer edinmiş ve tevhid mücadelesinin önderi olmuş bir peygamberdir. Bu konuda kendisinden sonra gelen Müslümanlar için bir rol modeldir, mücadelesi ve teslimiyeti tüm inananlar için bir paradigmadır. Bu arada belirtmek gerekir ki; birleme demek olan “tevhid” i sadece Allah’ın birliği olarak anlamamak lazım. Esas tevhid, yeryüzündeki parçalanmışlığı ortadan kaldırmak için Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insanların O’nun etrafında yine O’nun istediği şekilde birleşmesidir. Yani Allah’ın desteğini almak ve O’nun gücünden yararlanmak için Allah’ın etrafında bir bütün olunmasıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
"Allah'a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah'ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz."
Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?»
İki guruptan maksat, Allah’ı bir kabul edenler ile O’na ortak koşanlardır. Âhirette Allah’ın azabından emin olmaya hangisi daha lâyıktır? Bir sonraki âyet buna cevap vermektedir.
Edip Yüksel
"ALLAH'ın kendileri hakkında size hiç bir delil vermediklerini O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben nasıl olur da sizin ortak koştuklarınızdan korkarım? Hangi taraf güvenliği daha çok hakketmektedir? Bir bilseniz!"
"Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?
Hem nasıl olur da ben sizin şirk koştuklarınızdan korkarım; baksanız a siz Allahın hiç bir bürhan indirmediği şeyleri ona şerik koşmaktan korkmuyorsunuz? Şu halde korkudan emîn olmağa iki taraftan hangisi ehakk? Eğer bileceksiniz
«Hem Allahın size (haklarında) hiç bir delîl ve bürhan indirmediği şeyleri siz (Ona) eş tanıdığınızdan korkmazken ben eş tutduğunuz o nesnelerden nasıl korkarım? Şimdi biliyorsanız (söyleyin) iki zümreden hangisi (korkudan) emîn olmıya daha lâyıkdır?»
Hem, size hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri gerçekten siz Allah'a şirk koşmaktan korkmazken, (ben) şirk koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? Öyle ise iki tarafdan hangisi (korkudan) emîn olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız (haydi söyleyin)!
“Sonra siz, haklarında Allah’ın hiçbir bağlayıcı delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin Allah’a ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?” dedi. Şimdi biliyorsanız söyleyin bakalım. Bu iki guruptan (Allah’a şirk koşanla, koşmayan) hangisi Allah’ın yanında güvenli olmaya daha layıktır?”
«— Size Allah hiçbir burhan indirmemiş iken ona şerik koşmaktan korkmuyorsunuz da ben şerik koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? Bu iki takımdan [⁸] hangisi emn-ü itimada daha lâyıktır. Bilseniz ona uyardınız».
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 81. Ayet Açıklaması
[8] Muvahhit ile müşrik takımlarından.
Kadri Çelik
“O'nun, size hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a şirk koşmaktan korkmadığınız halde, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Eğer biliyorsanız (söyleyin bakayım), şimdi bu iki zümreden hangisi (azaptan) emin olmaya daha layıktır?”
“Hem siz, kendilerine kulluk ve itaat edileceğine dâir Allah’ın hiçbir delil göndermediği varlıkları O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizinAllah’a ortak koştuğunuz sahte ilâhlarınızdan neden korkacakmışım? Eğer bilginiz varsa, söyleyin bakalım; iki taraftan hangisi güven içinde olmaya daha lâyıktır? Bir tek Allah’a inanan müminler mi, yoksa O’na ortak koşan müşrikler mi?”
“Size hiçbir sültan / delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koşmaktan siz korkmaz iken, ben ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım?
Biliyorduysanız, İki Taraf’tan hangisi Emniyet’e / Güven’e daha layıktır?”.
“Siz haklarında size hiçbir hüküm indirmediği şeyleri, Allah’a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben, Ona ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkacağım? Şimdi eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım) bu iki topluluktan hangisi güvenilmeye daha lâyıktır?” dedi.
Allah'tan başka taptıklarınızdan neden korkayım, Allah size yüce katından hakkında hiçbir şey indirmemişken O'ndan başka varlıklara ilahlık yakıştırmaktan korkmuyorsanız? O halde [söyleyin bana,] eğer [cevabını] biliyorsanız: İki taraftan hangisi kendini daha emin hissedebilir?
“Hem siz, Allah’ın hakkında hiçbir bilgi ve belge indirmediği şeyleri, O’na şirk/ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden niye korkayım ki? Eğer biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisi korkudan emin olmaya daha layıktır?” 7/33-71, 12/40, 23/117, 30/35
Hem ben Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden neden korkacakmışım?[1079] Üstelik siz, Allah katından geçerli bir deliliniz olmadığı hâlde Allah’a şirk koşmaktan korkmazken? Şu hâlde eğer biliyorsanız, iki taraftan hangisi kendini güvende hissetmeye daha lâyıktır (söylesenize)?
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 81. Ayet Açıklaması
[1079] Zımnen: Ey muhatap! Korktuğun korkulmaya değer olsun! Öyle birinden kork ki, ondan korkman seni tüm korkulardan emin eylesin! Eğer birinden büyük olduğu için korkuyorsan, Allah’tan kork! Zira en büyük Allah’tır. Eğer birinden güçlü olduğu için korkuyorsan, Allah’tan kork! Zira en güçlü Allah’tır. Eğer birinin desteğini ve sevgisi kaybetmekten korkuyorsan, Allah’tan kork! Zira seni en çok destekleyen ve en çok seven Allah’tır.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve nasıl olur da sizin şerik koştuklarınızdan korkarım. Halbuki siz Allah Teâlâ'ya (haklarında sizin üzerinize hiç bir bürhan indirmemiş olduğu şeyleri) şerik koşuyorsunuz da, korkmuyorsunuz! Artık korkudan emin olmaya bu iki tâifeden hangisi daha haklıdır? Eğer siz bilir kimseler iseniz (söyleyin bakalım ).»
“Hem siz, Allah'ın size tanrı oldukları hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak saymaktan korkmuyorsunuz da, nasıl ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkarım? ”Şimdi biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisi korkudan emin olmakta haklıdır? ” [53, 23; 42, 21]
Hz. İbrâhim putlara ve yıldızlara tapmanın aklen tutarsız olduğunu ispatlayınca, öyle anlaşılıyor ki, müşrikler bu sefer, onların Allah nezdinde şefaatçi olabileceklerini söylediler. Bu ancak nakil yolu ile bilinecek bir şey olunca Hz. İbrâhim: “Onların şefaatçiliği hakkında Allah’ın hiçbir delil bildirmediğini” söyledi. Son olarak hurafeci müşrikler, “bizim bu gizemli ilahlarımız seni çarparlar” deyip, psikolojik bir yaklaşımla insanın zaaf damarlarından biri olan korkusunu harekete geçirmeye çalıştılar. O da pek kuvvetli ilzamî bir delille onları susturdu: “Allah’ın kudreti ve birliği kesin. Sizin tanrılarınızın ise zihninizden başka yerde varlıkları yok. Allaha şirkiniz sebebiyle, asıl korkması gereken siz iken, benim ise korkacak hiç bir yanlışım yok iken, ne diye ben korkayım? İyi düşünün: güven istiyorsanız, o sadece tevhid inancındadır.”
Süleyman Ateş
Hem siz, Allah'ın size, (tanrı oldukları) hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri, O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben nasıl sizin (O'na) ortak kuştuğunuz şeylerden korkarım? Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki topluluktan hangisi (tek Allah'a inananlar mı, yoksa Allah'a ortak koşanlar mı) güvende olmağa daha layıktır?
Siz, hakkında Allah’ın indirdiği bir yetki olmayan şeyleri O’na ortak saymaktan korkmayacaksınız, ben sizin ortak saydıklarınızdan korkacağım. Böyle bir şey nasıl olur? Biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?"
Hem siz, Allah'ın hakkında hiç bir delil indirmediği şeyleri O'na şirk koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım? İki taraftan hangisi emin olunmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin!
Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri siz Ona ortak koşmaktan korkmazken, ben mi sizin ortak koştuğunuz şeylerden korkacakmışım? Korkudan emin olmaya bu iki taraftan hangisi lâyıktır? Biliyorsanız söyleyin.
"Hem siz, hakkında size hiçbir kanıt indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuğunuz halde korkmuyorsunuz da ben, ortak tuttuğunuz şeylerden nasıl korkarım!" Şimdi, eğer biliyorsanız, iki gruptan hangisi güvende olmaya/güvenilmeye daha layıktır?
Daḫı nice ḳorḳayın siz şirk getürgenden? Daḫı siz ḳorḳmazsız şirk getür‐genden Tañrı Ta‘ālāya, indürmedügi nesne bile üstüñüze delīllerden. Pesḳanḳı ṭāyife lāyıḳdur iminlıġa? Eger siz bilseñüz.