

İslam kelamcılarının çoğunluğuna göre melekler latif cisimlerdir, değişik şekillere girebilme özelliğiyle donatılmışlardır ve barınakları gök yüzüdür. Meleklerin özellikleri ve sayılarının çokluğu hakkında pek çok hadis nakledilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır: 1. İmam Müslim'in Aişe r.anha'dan merfu olarak naklettiği bir hadiste: "Melekler nurdan yaratılmıştır" buyurulmaktadır.
2. Tirmizi, İbn Mace ve Bezzar'ın Ebu Zer'den merfu olarak naklettiği bir hadiste şöyle buyurulmuştur: "Gök gıcırdadı ... Gıcırdamasın da ne yapsın!? Gökte dört parmaklık boş bir yer yok ki orada secde eden bir melek bulunmasın!" 3. Rebiu'l-Ebrar'da nakledildiğine göre Said İbnü'l-Müseyyeb şöyle demiştir: "Melekler ne erkektir ne de dişi. Onlar yemezler, içmezler, evlenmezler ve doğum yoluyla çoğalmazlar."
Gerçekten de Hz. İbrahim ile melekler arasında geçen diyalog onların yemediklerini göstermektedir.[Hud, 69-70] İmam Buhari'nin Nebilerden önce melekleri ele alması, meleklerin Nebilerden üstün olduğunu göstermez. Melekler daha önce yaratıldığı ve Kur'an'da pek çok yerde Nebilerden önce zikredildiği için İmam Buhari tarafından öne alınmıştır. Buna örnek olarak şu ayetleri verebiliriz: "Nebi, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, mu'minler de. Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman etti. "[Bakara, 285] " ... Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü inkar ederse hakikattan iyice uzaklaşmış, sapıklığın en koyusuna dalmış olur. "[Nisa, 136] "Takva, yüzlerinizi doğuya ya da batıya doğru çevirme değildir. Lakin takva Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve Nebilere iman eden, sevdiği malını Allah'ı hoşnut etmek için yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalan gariplere, isteyenlere ve boyunduruk altında bulunup hürriyetine kavuşmak isteyen köle ve esirlere veren, namazı hakkıyla ifa edip zekatı veren, sözleştiği zaman sözlerinde duran, hele hele sıkıntı ve hastalık hallerinde, savaşın şiddetlendiği esnada sabreden kimselerin davranışlarıdır ... "[Bakara, 177} İmam Müslim'in, Hac konusunda Cabir İbn Abdullah'tan naklettiği uzunca bir hadiste Resul-i Ekrem (s.a.v.): "Allah ne ile başlamışsa siz de onunla başlayın!" buyurmuştur. Bu da İmam Buhari'nin niçin melekleri daha önce işlediğine işaret etmektedir.
Ayrıca onlar, vahyin ve şer'ı hükümlerin ulaştırılması konusunda Allah ile Nebiler arasında elçilik yaparlar. Bu bakımdan onların Nebilerden önce ele alınması uygun düşer. Meleklerin üstünlüğü konusunu Kitabü't-Tevhıd başlığı altında nakledilen " ... ben de onu, ondan daha hayırlı bir topluluk içinde zikrederim" hadisini açıklarken işlemiştik. (Ayrıntılı bilgi için bkz. Kitabü't-Tevhıd, Bab 15. ) Meleklerin çokluğunu gösteren ifade ise İsra hadisinde geçmektedir: "Beyt-i ma'mur'a her gün yetmiş bin melek girer ve bir daha kendilerine sıra gelmez."
BED’UL-HALK EK SAYFA – 1331-2 7. SİZDEN BİRİSİNİN "AMİN" DEMESİ İLE MELEKLERİN GÖKTEKİ "AMİN" DEYİŞLERİ AYNI ANDA OLURSA O KİŞİ'NİN GEÇMİŞ GÜNAHLARI BAĞIŞLANIR

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.