Belletti ona o güzel beyânı
Bak şu güzel semaya verdi ona irtifa' vazeyledip mizânı
Ve doğru tutun adaletle tartıyı da aksatmayın mizanı
Arza da bir tavazu' verdi berayı enam
Onda bir meyva, ve ekmamiyle duran nahli benam
Ve o çimli dâneler ve o hoşbu' reyhan
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Fağfur gibi bir salsâlden insanı yarattı
Bir maric ateşten de o cannı yarattı
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Hem iki Meşrikın rabbi hem iki Mağribin rabbi
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Salmış iki deryayı demâdem çatışırlar
Beyinlerinde bir berzah bagyeylemezler bir ân
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Çıkar onlardan inci ile mercan
Şimdi rabinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Hem onun denizde akıp giden o münşeâti alemnişan
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Bakı o Rabbının yüzü o zülcelâli vel'ikram
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Ondan dilenir göklerde hem yerde olan «kulle yevmin huve fi şe'n»
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Yarın size kalacağınız ey sekalân!
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Ey cinn-ü insin ma'şeri! Gücünüz yeterse geçin gidin aktarı Arz-u Semadan, geçemezsiniz olmazsa ferman
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Salınır üstünüze ateşten bir yalın, bir zehir duman, kurtulamazsınız deseniz de el'aman
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Gök bir yarılıp oluverdi mi bir gül, yağ gibi eriyen, kızaran yanan
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
O gün sorulmaz cürmünden artık ne bir insan ne de bir cânn
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Tanınır da mücrimler simalarından tutulur perçemlerile ayaklarından
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
İşte bu, mücrimlerin yalan dedikleri Cehennem
Olacaklar bununla bir kızgın hamîmin arasında pûyan
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Rabbının makamından korkan kimseye iki Cennet raygân
Şimdi rabbinizin hangi eltâfına dersiniz yalan?
Var her birinde envaı bostan, envaı eğsan
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Onlarda iki kaynak olur revan
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Onlarda her meyvadan çifte çifte hân
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
Dayanmışlar öyle mefruşata kim astarları istebraktan. Her iki Cennetin derimi de yakından
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
O Cennetlerde öyle kasıratüttarf dilberler, ki dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cânn
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Sanırsın onları yâkut-ü mercan
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
İhsânın cezâsı elbette ihsân
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
Ötelerinden de diğer Cennetan
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Bunlar da püsküren çifte şadravan
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Bunlarda bir meyve, bir başka hurma, bir başka rumman
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
İçlerinde dilber, hayırlı hûbân
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Cibinliklerde mestur, mahsus hûriyan
Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?
Dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cann
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Kurulmuşlar yeşil refref ve güzel abkarîler üzere şadan
Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?
Yüce çok yüce rabbının adı onun o celâl, onun o ikram