Ona beyanı¹ öğretti.
1- Ona düşünmeyi ve düşündüklerini açıklamayı, ifade edebilmeyi.
Güneş ve Ay hesap iledir.¹
1- Bir yasaya bağlıdırlar.
Bitkiler¹ ve ağaçlar, ikisi de secde² ederler.
1- Veya yıldızlar. Necm, yıldız anlamının yanı sıra bitki anlamına da gelmektedir. 2- Boyun eğerler, kendilerine konan yasalara göre varlıklarını sürdürürler.
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü¹ koydu.
1- Düzen verdi. Dengeyi koydu.
Ölçüyü çiğnemeyin.¹
1- Allah'ın koyduğu yasalara uygun davranın. O yasaları, düzeni bozmayın.
Tartıyı hakkaniyetle¹ ayakta tutun². Ölçüyü eksiltmeyin.²
1- Haklıdan ve haktan yana olun. 2- Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah'ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen “terazi” tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları “Teraziye almak” deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.
Ve yeryüzü; onu yaratıklar¹ için alçalttı.²
1- Canlılar. 2- Canlıların yaşamalarına uygun hale getirdi.
Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.
Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.
O halde ikiniz¹, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
1- Çoğul formu(sigası) yerine ikil (“kuma” zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur'an'ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur'an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.
İnsanı salsâlinden¹, çömlek gibi pişmiş kuru çamurdan yarattı.
1- Şıngırdayan, çın çın eden, tıkırdayan.
Ve cinleri dumanı olmayan ateşten yarattı.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İki doğunun ve iki batının Rabb'idir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinden de inci ve mercan çıkar.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Denizde akıp giden, dağlar gibi yapılmış olan gemiler O'nundur.¹
1- O'nun koyduğu yasalara tabidir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Onun üzerindeki herkes yok olacaktır.
Kalıcı olan yalnız celal¹ ve ikram² sahibi Rabb'inin kendisidir.
1- İhtişam sahibi, muhteşem, ulu, yüce. 2- Şerefli, çok cömert.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Göklerde ve yerde olanlar, O'ndan isterler. O, her gün bir şan işindedir.¹
1- Her an, sürekli, bir oluş, sürekli yaratma işindedir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Ey cin ve ins toplulukları!¹ Eğer göklerin ve yerin ötesine geçmeye güç yettirebilirseniz², haydi geçin. Ancak aşma yetkisi³ verilmeden geçemezsiniz.
1- Ey bütün insanlık; yerli yabancı, tanıdık tanımadık kim varsa, ey herkes! 2- Bizden kurtulabileceğinizi sanıyorsanız, haydi kurtulun! 3- Ayette yer alan “sultan” sözcüğüne verilen “üstün güç”, “delil” gibi anlamlar doğru değildir. “Sultan;” yetki vermek, yetkili kılınmak; yetkili kılındığına dair verilen belge demektir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkinizin üzerine ateşten bir alev ve duman gönderilir ve siz yardımlaşamazsınız.¹
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Gök parçalanıp kırmızı gül renginde yağ eriyiğine dönüştüğü zaman;
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İşte o gün, ins¹ ve cine¹ yanlışları sorulmaz.
1- Gördüğümüz- görmediğimiz, bilinen-bilinmeyen, tanınan-tanınmayan, yerli-yabancı, gelmiş geçmiş kim varsa
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.¹
1- Bu cümle Arapçada “yaka paça kıskıvrak yakalamak” anlamında bir deyimdir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İşte bu, suçluların yalanladığı Cehennem'dir.
Onunla kaynar su arasında dolaşır durular.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Rabb'inin makamından korkanlar için iki cennet vardır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinin de çeşit çeşit ağaçları vardır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinde de akıp giden iki pınar vardır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinde de her meyveden çift çift vardır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Astarları kalın ipekten minderlere yaslanırlar. İki Cennet'in meyvesi alabilecek yakınlıktadır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Onlarda daha önce ins¹ ve cinnin¹ dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.
1- Bilinen bilinmeyen, tanınan tanınmayan, hiç kimsenin. “İns ve cin” bir terkiptir. Ve “hiç kimse”, “hiçbir şey” anlamını ifade etmektedir. Diğer bir deyimle “ne var ne yok” her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Buradaki cin sözcüğü, “görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık” anlamındaki cin değildir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Onlar, adeta yakut ve mercan gibidirler.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İyiliğin karşılığı, iyilikten başka olabilir mi?
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Bu ikisinden başka iki Cennet daha var.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinde de coşkun iki su kaynağı vardır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinde de meyve, hurma ve nar vardır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Her ikisinde de hayırlar ve iyilikler vardır.¹
1- Bu ayet; çoğunlukla, “Orada iyi huylu güzel kadınlar vardır.” diye çevrilmektedir. Dilbilgisi kuralları çerçevesinde böyle anlam verilebilmesi de mümkün olmakla birlikte, bu daha çok “erkeklerin kadınlara bakışlarını dinleştirmesinden” kaynaklanan bir çeviridir. Ayette geçen “hisanun” sözcüğü, “güzel” demek olmayıp, “iyi” demektir. Arapçada fizik güzelliği ifade eden sözcük, “cemil” sözcüğüdür. Ayette; “eşler”, “kadınlar”, “güzel huylu”, “güzel kadınlar” sözcükleri yer almamaktadır. Bu sözcükler, “erkeksi algının” yakıştırmalarıdır. Ayetin anlamı; sözcük olarak da anlam olarak da yukarıda verdiğimiz şekilde olmalıdır.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Çadırlarda korunaklı huriler¹ vardır.
1- Bu eşleştirme, erkek için de kadın için de geçerli bir eşleştirmedir. Hur, gözdeki siyahın içinde küçük beyazlığın iyice gözükmesidir. Bu gözün güzelliğinin en mükemmel şeklidir. “Güzel bakışlı, bembeyaz parlak gözlü anlamına gelmektedir. “Hur”; Türkçeleşmiş şekliyle “huri” sözcüğünün, kökü “H-V-R” olup, “beyazlık, parlaklık” anlamına gelmektedir. Bu beyazlık, masumiyeti, saflığı, tertemiz olmayı, sevgiyi ifade etmektedir. “Hur” sözcüğünün tekil formu, erkek için “أَحْوَرٌ ” Ehver dişi için “حَوْرَاءٌ” Havra'dır. Yani, “hur” eril ve dişil formun çoğuludur. “Hur” sözcüğü, cinsiyet olarak, erkek ve kadın her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Dolayısı ile bu eşleştirme kadın için de erkek için de geçerli olan bir eşleştirmedir. Bu sözcüğün, tefsir ve çevirilerde Cennet'te erkeklere ikram edilecek eşler şeklinde anlam verilmesi bir zihniyet sorunudur. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a iftira etmektir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Onlara daha önce ins ve cin¹ dokunmadı.
1- “İns ve cin” bir terkiptir. Ve “hiç kimse”, “hiçbir şey” anlamını ifade etmektedir. Diğer bir deyimle “ne var ne yok” her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Buradaki cin sözcüğü, “görünmez olan, “dumansız ateşten yaratılmış varlık” anlamındaki cin değildir.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
En iyi döşeklerin üzerinde yeşil yastıklara yaslanırlar.
O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Celal¹ ve ikram² sahibi olan Rabb'inin ismi ne yücedir.
1- İhtişam sahibi, muhteşem, ulu, yüce. 2- Şerefli, çok cömert.