Hak ve hakikati apaçık ortaya koyan bu kitaba and olsun ki. 4/174, 6/114, 11/1-2
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Çünkü ta baştan beri uyaran biz idik. 97/Kadir suresi, 18/1.3
O gecede (Kuran’ın inmesiyle) hikmetli her iş batıldan ayrılmıştır. 47/1.3
Katımızdan konulan bir yasa gereği, elçileri biz bunun için gönderdik. 16/36, 35/24, 18/55
Rabbinin rahmetinin bir gereği olarak. Şüphesiz O’dur her şeyi işiten ve her şeyi bilen. 6/155, 7/204
Yani göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbinin rahmeti. Eğer gerçekten inanmak isterseniz bu böyledir. 13/16, 18/14
Zira O’ndan başka ilah yoktur. Yaşatan da öldüren de O’dur. O, sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir/sahibidir. 2/255, 10/31, 11/61, 23/80
Ne var ki onlar hala şek ve şüphe bataklığında oyalanıp duruyorlar. 10/94, 14/10, 57/14
Öyleyse sen, gökyüzünü yoğun bir dumanın kaplayacağı o günü bekle! 21/97, 54/1.4
Bütün halkı bürüyecek bir duman. İşte budur acıklı azap! 27/87, 39/68
Onlar “Rabbimiz ne olur bu azabı bizden kaldır, biz artık iman edeceğiz” diye yalvaracaklar. 23/99...108, 32/12
Onlar nerde öğüt almak nerde! Hâlbuki kendilerine hakikati apaçık ortaya koyan bir elçi gelmişti de. 6/26.28, 7/50.54
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: – Öğretilmiş deli! Demişlerdi. 7/184-185, 23/68.70
Şimdi biz kısa süreliğine bu azabı kaldırsak siz hemen eski halinize geri döneceksiniz. 43/46...52, 21/58.70
İyi bilesin ki biz o büyük darbeyi vurduğumuz gün onları hak ettikleri şekilde cezalandıracağız. 39/53...60, 50/20
Nitekim biz onlardan daha önce de Firavun halkını sınamıştık. Onlara da saygın bir elçi gelmiş ve şöyle demişti. 10/83, 40/23...50
Bana gelin ey Allah’ın kulları! Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. 21/25, 42/13
– Ve Allah’a karşı büyüklenmeyin. Zira ben size apaçık bir delil ile geldim. 7/104...110
– Beni taşlayarak öldürmenizden sizin de Rabbiniz benim de Rabbim olan Allah’a sığındım. 40/26
Eğer bana inanmıyorsanız bari yolumdan çekilin. 40/23...50
Musa: ‘‘İşte bunlar, günaha batmış bir topluluk” diyerek Rabbine yalvarmıştı. 10/88
Allah da buyurdu ki: - Kullarımı geceleyin alıp yola çık unutmayın mutlaka takip edileceksiniz! 10/89.92
Sen denizi rahat bir şekilde geç ve yolu öylece bırak. Şu kesin ki o ordu mutlaka boğulacak. 10/88...92
Onlar arkada neler bıraktılar neler! Nice bağlar bahçeler ve nice pınarlar. 7/104...110, 10/88.92, 44/19...33
Nice ekili bahçeler ve nice güzel konaklar. 7/104.110, 10/88.92, 44/19...33
Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler! 7/104.110, 10/88.92, 44/19...33
Evet onlar işte böyle yok olup gittiler. Biz bunların hepsini başka topluma bıraktık. 7/104...110, 10/88.92, 44/19...33
Onların ardından ne gök ağladı, ne de yer! Ne de cezaları ertelendi. 7/104...110, 10/88...92, 44/19...33
And olsun ki biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan kurtarmıştık. 7/104.110, 10/88.92, 44/19...33
Yani Firavun’dan. Çünkü O hak hukuk tanımayan bir zorbaydı. 7/104...110, 10/88...92, 44/19...33
And olsun ki biz onları ilahi bir bilgiyle/vahiyle diğer milletlerin içerisinden seçmiştik. 7/104...110, 10/88.92, 44/19...33
Yine biz onlara, her biri aşikâr bir imtihan vesilesi olan nice ayetler vermiştik. 7/104...110, 10/88...92, 44/19...33
Bunlar ise tutmuşlar şöyle diyorlar:
– Biz bir kere öldük mü iş biter. Öyle tekrar diriltilecek değiliz. 13/5, 23/34...37
Eğer doğru söylüyorsanız haydi ölmüş gitmiş atalarımızı geri getirin. 27/67-68, 37/16-17
Onlar mı daha güçlü, yoksa günaha gömülüp gittiği için hepsini helak ettiğimiz Tubba kavmi ve ondan önceki toplumlar mı? 10/13, 22/45
Biz gökleri, yeri ve bu ikisi arasında bulunanları oyun ve eğlence olsun diye boşu boşuna yaratmadık. 21/16-17
Biz onları sadece yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık ancak insanların çoğu bunu bilmez. 11/7, 67/2
Hiç şüphe yok ki iyi ile kötünün ayrılacağı gün tüm insanların toplanacağı gündür. 36/52...66
O gün, ne bir dostun dostuna faydası dokunacak ne de herhangi bir yerden kendilerine yardım ulaşacak. 6/94, 31/33
Allah’ın rahmet ettikleri müstesna. Şüphesiz O’dur gücü sonsuz olan ve rahmetine sınır olmayan. 3/185, 6/16
Şu bir gerçektir ki zakkum ağacı. 37/62...68
Günahkârın yemeğidir. 7/50-51, 57/14
Erimiş maden misali karınlarda kaynar. 18/29
Kaynar suyun kaynadığı gibi. 56/51.56
Ve bir ses: – Tutun onu, alevlerin tam ortasına atın. 25/13, 40/70...73
Sonra da azap olarak başından aşağı kaynar suyu dökün. 56/51...56
– Şimdi tat bakalım bu azabı! Hani sen hatırlı saygın biri idin! 7/35...40
İşte bu, sizin ta baştan beri bir türlü inanmadığınız azabın ta kendisi. 22/5-55
Öte yandan kendilerini günahlardan koruyanlar ise, onlar güvenli bir konumda bulunacaklar. 21/101.103
Cennetteki bahçelerde ve pınar başlarında. 51/15...23
İnce atlaslardan ipekli sırmalı kumaşlardan elbiseler giyecek ve karşılıklı oturup sohbet edecekler. 18/30
İşte böyle, biz onları değerli olanlarla eşleştireceğiz. 2/25, 52/20
Orada güven içinde istedikleri her meyveyi bulacaklar. 43/68...73
Onlar orada önceki ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar. Ve Allah onları alevlerin azabından korumuştur. 37/40...61
Rabbinden bir lütuf/ikram olarak. İşte en büyük kurtuluş da budur. 41/30...36
Düşünüp ibret alsınlar diye bu Kuran’ı senin dilin ile kolaylaştırdık. 19/97, 41/44
Şimdi bekle gör onların başına neler geleceğini zaten onlar da senin başına gelecekleri bekliyorlar. 11/39, 25/42, 102 tekasür suresi