Allah, eşi hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü duydu. Allah sizin karşılıklı konuşmanızı duyuyordu. Şüphesiz Allah duyandır, görendir.
1.Hakim`in Hz. Aişe (r.a.)`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime, Havle bintu Sa`lebe`nin kocasının kendisine zihar yapmasından dolayı Resulullah (a.s.)`a şikâyette bulunması üzerine indirilmiştir. (Zihar konusunda ayrıca Ahzab suresinin 4. ayeti kerimesinin iniş sebebine bakınız. Bunun yanısıra bu konuda, Mevdudi`nin Tefhimu`l-Kur`an adlı eserinde, C.6, sh 157-172`de gayet teferruatlı ve doyurucu bilgiler verilmiştir.)
Sizden hanımlarına zihâr [1] yapanlar (bilsinler ki) onlar (hanımları) kendilerinin anaları değildirler. Anaları ancak kendilerini doğurmuş olanlardır. Onlar elbette çirkin ve yalan bir söz söylemektedirler. Şüphesiz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
1.Zihâr: Eski Araplar arasında mevcut olan bir adet. Bir kocanın eşine: "Sen benim için anamın sırtı gibisin" diyerek onu kendine haram kılması ve böylece onunla ilişkisini kesmesi.
Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmalıdırlar. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Kim (bu imkânı) bulamazsa, yine birbirleriyle temas etmeden önce aralıksız iki ay oruç tutması gerekir. Buna da güç yetiremeyen altmış yoksulu doyursun. Bu Allah'a ve Peygamber'ine iman etmeniz içindir. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. İnkâr edenler için ise acıklı bir azap vardır.
Şüphesiz Allah'a ve Peygamber'ine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler alçaltıldıkları gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz, apaçık âyetler indirdik. İnkâr edenler için aşağılayıcı bir azap vardır.
O gün Allah, onların tümünü diriltir ve yaptıklarını kendilerine haber verir. Allah on(ların yaptıkların)ı hep saymış, onlarsa onu unutmuşlardır. Allah her şeye şahittir.
Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini görmedin mi? Üç kişi aralarında gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur; beş kişi olsalar altıncıları O'dur. Bundan az da olsalar, çok da olsalar her nerede bulunsalar O kendileriyle beraberdir. Sonra kıyamet günü yaptıklarını kendilerine haber verir. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
Gizli konuşmaktan menedilip de sonra menedildikleri şeye dönenleri ve günâh, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelme konusunda aralarında gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde de seni, Allah'ın selâmlamadığı bir şekilde selâmlarlar ve kendi aralarında: "Söylediğimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler. Orası ne kötü bir varış yeridir!
8.İbnu Ebi Hatim`in Mukatil bin Hibban`dan rivayet ettiğine göre yahudiler yanlarından bir sahabi geçtiğinde aralarında gizli gizli konuşuyorlardı. Sahabi de kendine bir suikast planı yapıyor olabilecekleri düşüncesine kapılarak tereddüde düşüyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s.) onları böyle gizlice konuşmaktan nehyetti. Ama yahudiler yine vazgeçmediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Ayetin: "Sana geldiklerinde de seni, Allah`ın selâmlamadığı bir şekilde selâmlarlar ve kendi aralarında: "Söylediğimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" derler" mealindeki kısmı hakkında da Ahmed bin Hanbel , Bezzar ve Taberani, Abdullah bin Amr`dan şöyle bir rivayet nakletmişlerdir: Yahudiler Resulullah (a.s.)`a "Sâm aleykum (ölüm sizin üzerinize olsun)" diye selâm verirler, sonra kendi aralarında: "Söylediğimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" derlerdi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Hz. Aişe (r.a.) ve Enes bin Malik (r.a.)`ten de bunu destekleyen rivayetler nakledilmiştir.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuştuğunuz zaman günâh, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelme üzerinde konuşmayın. İyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.
Gizli konuşma ancak şeytandandır. İman edenleri üzmek için (şeytan buna yöneltir). Oysa bu, Allah'ın izni olmadan onlara bir zarar verecek değildir. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
Ey iman edenler! Meclislerde size: "Yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" dendiği zaman da kalkın, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ey iman edenler! Siz Peygamber'e gizli bir şey arzedeceğiniz zaman gizli konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer bulamazsanız, Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
12.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, insanlar Resulullah (a.s.)`a sık sık bir şeyler soruyor, onunla gizli konuşmak istiyorlardı. Bu ise Resulullah (a.s.)`ı sıkıyordu. Yüce Allah, Resulullah (a.s.)`ın sıkıntısını gidermek için bu ayeti kerimeyi indirerek Resulullah (a.s.)`ın üzerindeki yükü hafifletti (yani Resulullah (a.s.) ile gizli konuşulmasını bir şarta bağladı). Bundan sonra sadece ihtiyaç sahipleri soru sorar ve konuşur oldular. Ancak bir sonraki ayeti kerime ile bu ayeti kerimenin hükmü neshedildi.Bununla birlikte 12. ayeti kerime ile bu konuda belli bir intizam sağlanmış oldu. Dolayısıyla insanlar Resulullah (a.s.)`a soru sorarken ve onunla özel konuşmak isterken daha dikkatli davranmaya başladılar.
Gizli konuşmanızdan önce sadakalar vermekten korktunuz mu? Madem ki yapmadınız, Allah da sizin tevbelerinizi kabul etti; şu halde namaz kılın, zekât verin, Allah'a ve Peygamber'ine itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın kendilerine kızdığı bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bile bile yalan üzere yemin ediyorlar.
14.İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Abdullah bin Nebtel hakkında inmiştir. Bu kişi Resulullah (a.s.)`tan aldığı bilgileri yahudilere götürürdü.
Allah onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onların yaptıkları gerçekten ne kadar kötüdür!
Yeminlerini bir kalkan edindiler de böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Onların malları ve çocukları Allah katında onlara bir şey sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.
O gün Allah, onların tümünü diriltir, size yemin ettikleri gibi O'na da yemin ederler ve kendilerinin bir şey üzere olduklarını sanırlar. İyi bilin ki, onlar yalancıların tâ kendileridir.
18.Ahmed bin Hanbel ve Hakim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) bir gün odasında oturuyordu. Bir ara yanındakilere: "Biraz sonra yanınıza bir adam gelecek ve şeytan gözleriyle bakacak. O geldiğinde siz onunla konuşmayın" diye buyurdu. Çok geçmeden mavi gözlü şaşı bir adam içeri girdi. Resulullah (a.s.) onu yanına çağırarak: "Sen ve arkadaşların niye bana sövüyorsunuz?" diye buyurdu. Adam: "Beni bırak onları (yani arkadaşlarımı) getireyim" dedi. Adam çıktı ve arkadaşlarını çağırdı. Onlar da bir şey demediklerine ve yapmadıklarına yemin ettiler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indi.
Şeytan onları kuşatmış ve kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdırlar. İyi bilin ki şeytanın taraftarları, zarara (hüsrana) uğrayacakların kendileridirler.
Şüphesiz Allah'a ve Peygamber'ine karşı gelenler (var ya), onlar, en aşağılar arasındadırlar.
Allah: "Elbette ben ve peygamberlerim galip geleceğiz" diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, yücedir.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir topluluğun; babaları, oğulları, kardeşleri veya aşiretleri bile olsa Allah'a ve Peygamber'ine karşı gelenlerle dostluk ettiklerini görmezsin. Onlar, Allah'ın kalplerine imanı yazdığı ve kendilerini tarafından bir ruhla desteklediği kimselerdir. Onları içinde sonsuza kadar kalmaları üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın taraftarlarıdırlar. İyi bilin ki Allah'ın taraftarları, kurtuluşa erecek olanların tâ kendileridir.
22.İbnu Ebi Hatim`in İbnu Şevzeb`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Ebu Ubeyde bin Cerrah (r.a.) hakkında inmiştir. O Bedir`de babasını (müşriklerin tarafında olduğu için) öldürdü.Taberani ve Hakim`in rivayetlerine göre Ebu Ubeyde (r.a.)`nin babası Bedir`de ona seslendi ama Ebu Ubeyde (r.a.) yüz vermedi. Fazla ileri gidince de onu öldürdü. Bu olay üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu`l-Munzir`in İbnu Cureyc`den rivayet ettiğine göre de Ebu Kuhafe (Ebu Bekr (r.a.)`in babası) Resulullah (a.s.)`a sövdü. Bunun üzerine Ebu Bekr (r.a.) ona şiddetle vurdu ve Ebu Kuhafe yere düştü. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Ayetin iniş sebebinin her iki olayla da bağlantısı olabilir.