Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1451, sondan 4786. ayet; 10. sure ve bu surenin 87. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 16, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 4102 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (7) ر (2) bulunuyor.
واوحينا الى موسى واخيه ان تبوا لقومكما بمصر بيوتا واجعلوا بيوتكم قبلة واقيموا الصلوة وبشر المؤمنين
واوحيناالىموسىواخيهانتبوالقومكمابمصربيوتاواجعلوابيوتكمقبلةواقيمواالصلوةوبشرالمؤمنين
Veevhaynâ ilâ mûsâ veeḣîhi en tebevveâ likavmikumâ bimisra buyûten vec’alû buyûtekum kibleten veakîmû-ssalâ(te)(k) vebeşşiri-lmu/minîn(e)
Mûsâ’ya ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır’da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri müjdele” diye vahyettik.
Hz. Mûsâ ve kardeşinden Mısır’da kavimleri için evler hazırlamalarının istenmesi değişik şekillerde yorumlanmıştır. Bazı müfessirler daha sonra gelen namaz kılma emriyle de bağ kurarak “kıble” kelimesini “mâbed” anlamıyla açıklamışlar ve bu buyruğu, “Evlerinizi ibadet mahalli yapın” şeklinde yorumlamışlardır. Bazı müfessirler ise “kıble” kelimesinin sözlük anlamından yola çıkarak burada, karşılıklı evler yapıp dayanışma içinde bulunmalarının kastedildiği kanaatini taşımaktadırlar (Taberî, XI, 153-156; İbn Atıyye, III, 138-139). İbn Âşûr bu yorumların tarihî bilgilerle bağdaşmadığını belirtip kendi kanaatini şöyle açıklar: “Burada evler hazırlama” buyruğu anılan iki peygamberin kendi kavminden olanlara bu yönde tâlimat vermelerinin istenmesi anlamındadır. İsrâiloğulları daha önce Mısır’ın güney bölgesinde Menfis şehri yakınlarında oturmakta olduklarına göre, âyette onların yine Mısır’da başka meskenler edinmeleri kastedilmiş olmalıdır. Kısa bir süre sonra İsrâiloğulları’nın –kendi izni ve yardımıyla– Mısır’dan ayrılacağını bilen yüce Allah’ın onlardan mâbedler yapmalarını istemesi anlamlı olmaz; bu emirle onlardan, göçe hazırlık amacıyla, bulundukları yerin dışında bir mahalde muhtemelen çadır veya baraka türü meskenler edinmeleri istenmiş olmalıdır. Tevrat’ta da bu yorumu destekleyen bilgiler vardır. Kıble’den maksat da güney istikametidir. Bu istikametten kıble diye söz edilmesinin sebebi, Hz. Mûsâ’nın o dönemde Hz. İbrâhim’in kıblesine yönelmekte bulunuşu olabilir; fakat Hz. Mûsâ’nın güney anlamını ifade eden bir kelime kullanmış ve Kur’an’ın bunu, Araplar arasında güney kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanımı yaygın olan kıble kelimesiyle ifade etmiş olması da muhtemeldir. Evlerin bu yöne dönük yapılmasının istenmesindeki amaç ise, bütün mevsimlerde gündüzün büyük bir kısmında kapılarından güneşin girmesi olmalıdır ki bunun birçok yararları vardır (XI, 265-266).
İbn Âşûr’un işaret ettiği üzere, Hz. Mûsâ’nın –ibadet ederken Kudüs yönüne dönmesi emri gelmeden önce– Hz. İbrâhim’in kıblesi olan Kâbe’ye yönelmekte olduğu ve âyette geçen “kıble” kelimesiyle Kâbe’nin kastedildiği kanaatini taşıyanlar bulunduğu gibi, burada maksadın Beytülmakdis olduğu yorumunu yapan müfessirler de vardır (Zemahşerî, II, 200; Şevkânî, II, 530).
Âyetteki buyrukların önce ikil, sonra çoğul ve sonunda tekil kalıbında olması müfessirlerce şöyle açıklanmıştır: Önce kendi toplumları için evler hazırlamaları hususunda Hz. Mûsâ ve Hz. Hârun’a hitap edilmiştir; çünkü yer seçimi ve toplumların yönlendirilmesi peygamberlerin işidir. Sonra çoğul kalıbı kullanılarak hem onlardan hem de toplumlarındaki bütün yükümlülerden kendi evlerinin, ibadet yerlerinin hazırlanmasına katkı sağlamaları veya kıbleye yönelmeleri ve Allah’a kulluk görevini yerine getirmede ihmal göstermemeleri istenmiştir. Nihayet Hz. Mûsâ’ya hitap edilerek, önceki âyette endişelerini dile getiren müminleri müjdelemesi, sonunda kurtuluşa erişeceklerini bildirmesi emredilmektedir. Peygamberlik görevinde Hz. Hârun tâbi durumda olduğu için hitap Hz. Mûsâ’ya yapılmıştır. Bu hitabın Hz. Muhammed’e yönelik olduğu yorumunu yapanlar olmuşsa da, bu yorum genellikle zayıf bulunmuştur. Âyetteki namaz buyruğunun mahiyeti hakkında kaynaklarda kesin bilgiler bulunmamakla beraber, İsrâiloğulları’nın Hz. Mûsâ’nın gelmesinden önce de Hz. İbrâhim’e ve onu izleyenlere uyarak kılmakta oldukları namazın kastedilmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Göç hazırlığının işaretlerini taşıyan ilâhî buyruğun hemen ardından namazı kılmalarının emredilmiş olması, bu dönemde artacak meşguliyet sebebiyle ibadet görevini ihmal etmemeleri için özel bir ikaz anlamını hatıra getirmektedir (Zemahşerî, II, 200; Şevkânî, II, 530; İbn Âşûr, XI, 266-267).
Biz de Musa ve kardeşine “Kavminiz için şehirde evler hazırlayın! Evlerinizi kıble yapın! Namazınızı da doğru kılın! (Ey Musa)! Müminleri müjdele!” diye vahyetmiştik.
Bu cümle ayetin bağlamı dikkate alınarak Hz. Musa ve Hz. Harun’un kavmine tebliğ etmesi istenen bir buyruk olarak şöyle de tercüme edilebilir: “Evlerinizi güney tarafa bakacak şekilde yapın.”,Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara
2:83, 183; Âl-i İmrân
3:39; Mâide
5:12; İbrâhîm
14:40; Kehf
18:21; Meryem
19:31, 55, 59; Tâhâ
20:14; Hacc
22:26-30, 34-37; Enbiyâ
21:73; Lokmân
31:17; Şûrâ
42:13.
Biz de Mûsâ ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayınız ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapınız, namazlarınızı da dosdoğru kılınız. Ey Mûsâ! Müminleri müjdele!” diye vahyettik.
Musa ve kardeşine vahyettik: “Halkınız için Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble¹ yapın ve salâtı ikame edin.² Mü'minleri müjdele.”
1- Bir araya gelme merkezleri, toplanma yerleri, birbirlerine yakın yerler.
2- Yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutun.
Biz de Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: “Mısır'da kavminiz için (kâfirlerin semtinden ayrı yerlerde) evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri de (zafer ve galibiyetle) müjdele” (ki Allah’ın inayeti ve nusreti onlarladır).
Ve Musa'ya ve kardeşine, kavminize Mısır'da barınacak evler kurun, evlerinizi kıble yapın ve namaz kılın ve müjdele inananları diye vahyettik.
Biz de Musa ve kardeşine, “Şehirde kavminiz için bazı evleri sığınak, karargah ve merkez edinin, o evlerinizi de mescide dönüştürün oralarda namazınıza devamlı ve kararlı olun ve sen ey Musa! İnananları Allah'ın yardımıyla müjdele.”
Mûsâ ve kardeşine:
“Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi karşılıklı yaparak mescitler, gizli İslâmî merkezler haline getirin, birliğinizi güçlendirin, İslâmî eğitimi, faaliyetlerinizi yoğunlaştırın. Namazları da erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılın. Mü'minlere dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette Cennet müjdesini verin.” diye vahyettik.
bk. Kur’an-ı Kerim,
12:21.
Musa'ya ve kardeşine: "Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi ibadethane edinip namaz kılın [4]. Mü'minleri müjdele!" diye vahyettik.
4.Bu ibare metinde geçen "kıble" kelimesinin ne anlama geldiği hakkındaki görüş ayrılıkları dolayısıyla müfessirler tarafından farklı şekillerde açıklanmıştır. Bazılarına göre metindeki "kıble" kelimesiyle ibadethane kastedilmektedir. Buna göre evlerin ibadethane yani namazgâh edinilmesi istenmektedir. Bir başka açıklamaya göre evlere kıble yönünü gösteren işaretler konularak bu işaretlerle kıbleye doğru namaz kılınması istenmektedir. Başka bir açıklamaya göre ise bu cümle ile ibadet amacıyla edinilecek evlerin karşı karşıya yapılması ve böylece karşılıklı yardımlaşmada bulunulması için şartların oluşturulması istenmektedir.
Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: 'Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri de müjdele.'
Biz ise, Mûsa'ya ve kardeşine şöyle vahyettik: “- Kavminiz için Mısır'da bir takım evler hazırlayın ve evlerinizi namazgâh yapın. Namazı gereği üzre kılın. Hem de (Ey Mûsa) müminleri cennetle müjdele?”
Musa ve kardeşine vahyettik ki; “Mısırda evler hazırlayın, evlerinizi kıbleye yönelik mescidler edinin, namazı kılın. Ve müminler için (zaferi) müjdele!”
Musa ile kardeşine: «Mısır'da ulusunuzçün evler yapın, tapıncak ediniz evlerinizi, namaz kılın, müjdeleyin inanmış olanları» diye vahiy etmiştik
(Bunun üzerine) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: “Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın ve (bu) evlerinizi ibadet yerine dönüştürün ve namazı ikame edin. (Ey Musa!) İnananları (Allah'ın yardımıyla) müjdele!”
“Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün” ifadesini birçok anlamda değerlendirebiliriz. “Evlerinizi karargâh edinip teşkilatlanma çalışması yapın, namazı evlerinizde de kılabilirsiniz, eğitime evinizden başlayarak çoluk çocuğunuzu terbiye edin ve Firavun’a köleliğe direnin, namazı hayatınıza hâkim kılarak Allah’la irtibatınızı kesmeyin” olarak da anlayabiliriz.Toplumun sosyal anlamda toparlanması ne kadar gerekliyse manevi anlamda durumu düzeltmesi de o kadar lüzumludur. Özellikle zor zamanlarda insanların bir araya gelerek hemhal olması, problemleri aşmak için hasbıhal etmesi, ruhi anlamda sükûna kavuşması, Allah’la ilişkilerini canlı tutacak rahmet ortamları oluşturması zaruridir. Evlerin ibadet yerlerine dönüştürülmesi; maneviyatın canlı tutulması ve Yüce Yaratıcının rahmetinden istifade edilmesi bakımından çok önemlidir. Ayetin son cümlesindeki müjde, evlerini mesken olarak kullanırken aynı zamanda ibadet yerine dönüştüren ve namazı ikame edenleredir.
Musa ve kardeşine: "Mısır'da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin, namaz kılın" diye vahyettik, "İnananlara müjde et."
Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.
Musa'ya ve kardeşine: "Halkınız için Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi tapınak yapın ve namazı gözetin. İnananları müjdeleyin," diye vahyettik.
Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin."
Biz ise Musâya ve kardeşine şu vahyi verdik: kavminiz için Mısırda bir takım evler ihzar edin, ve evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın, hem de mü'minleri tebşir eyle
Musâya ve biraderine: «Mısırda kavminiz için evler hazırlayın. O evlerinizi namazgah yapın. (Oralarda) dosdoğru namaz kılın. (Ey Musa) mü'minleri (dünyâda nusret ve âhiretde cennetle) müjdele» diye vahyetdik.
Mûsâ'ya ve kardeşine: “Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın, evlerinizi namazgâh yapın(2) ve namazı hakkıyla edâ edin! Ve (ey Mûsâ!) Mü'minleri (mükâfâtla)müjdele!” diye vahyettik.
(2)Hz. Mûsâ (as), İlâhî vahyi teblîğ ile Fir‘avun’u hak yoluna da‘vet ettikten sonra Fir‘avun, İsrâiloğullarının mescidlerini yıktırdı ve onları namazdan men‘ etti. Bunun üzerine, nerede ve nasıl namaz kıldıklarının anlaşılmaması için, evlerinde namaz kılmalarına müsâade edilmişti. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 390)
Musa ve kardeşine “Şehirdeki evlere yerleşin, evlerinizi kıble edinin ve namaz kılın ve inanları müjdele” diye vahyettik..
Biz Musa/ya, kardeşine «— Kavminiz için Mısır/da oturacak evler yapın, evlerinizi namazgâh kılın [⁵], namazı da dosdoğru kılın. Mü/minlere de kurtulacaklarını müjdele» diye vahyettik.
[5] Ki orada namaz kılarsınız veya evleriniz birbirine karşı olsun ki cemiyet hasıl olsun, aranızda irtibat bulunsun. Yahut evlerinizi kıbleye karşı mescit yapın.
Musa ve kardeşine, “Mısır'da kavminize evler hazırlayın; (yakın temasta olmak için) evlerinizi karşılıklı bir şekilde karar kılın, namaz kılın ve iman edenleri müjdele” diye vahyettik.
Bunun üzerine, Mûsâ’ya ve kardeşine şöyle vahyettik: “Halkınız arasında toplumsal kulluk bilincini yeniden canlandırmak, bu konuda inananları eğitmek ve böylece onları küfür sisteminin kokuşmuş, yozlaşmış hayat tarzından koruyup seçkin, temiz ve inançlı bir toplum oluşturmak için, Mısır’daki her mahallede, her semtte mescit olarak kullanabileceğiniz evler hazırlayın ve bu evlerinizi birbirleriyle irtibatlı topluca namaz kılınacak ortak mekânlar ve toplantılarınızın yapılacağı merkezi yerler hâline getirin; namazlarınızı da bu evlerde, cemaatle ve dosdoğru kılın. İşte bunları yerine getirebilirseniz, zafer mutlaka inananların olacaktır. O hâlde, inananları müjdele!” Böylece, uzun ve meşakkatli bir mücâdelenin ardından:
Musa’ya ve kardeşine vahyettik:
-“Mısır’da / Şehir’de kavminiz için evler hazırlayın!
Evlerinizi kıble / toplantı merkezi yapın! Namaz’ı kılın!
Müminler’i müjdele!”.
Ve Biz Mûsa ile kardeşine: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın,1 evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın,2 namazı dosdoğru ve devamlı kılın3 ve îman edenlere müjdeleyin.”4 diye vahyettik.
1 Evlerinizi karargâh edinip teşkilâtlandırarak ev çalışması yapın veya teşkilatlanmaya evlerinizden başlayarak öncelikle çocuklarınızı ve yakınlarınızı eğitin. (Dar’ül-Erkam gibi.)2 Eğitime evinizden başlayarak evlerinizi mescid yapın veya evlerinize kapanarak Firavun’a köleliği boykot edin.3 Namazı hayatınıza hâkim kılarak, namazla Firavun’a karşı boykot edin.4 Mü’minlere Allah’tan bir rahmetin geleceği müjdesini verin.
Biz de Musa ile kardeşine: “Şehirde halkınız için bazı evleri sığınak edinin” diye vahyettik, “ve [onlara deyin ki] ‘Evlerinizi ibadet yerine 107 dönüştürün; ve namazda devamlı ve kararlı olun!’ Ve [sen ey Musa!] inananları [Allah'ın yardımıyla] müjdele!”
Bunun üzerine biz de Musa ve kardeşine şöyle vahyettik: – Şehirde toplumunuz için evler inşa edin ve bu evleri birer ibadet ve istikamet merkezi haline getirin ve namazlarınızı kılın. Bu Müminleri Allah’ın yardımıyla müjdele. 16/80-102
Derken Musa ve kardeşine şöyle vahyettik: “Şehirde toplumunuz için bazı evleri karargâh edinin; kendi evlerinizi ise ibadethaneye dönüştürerek ibadetinizi eda edin![1665] Ve (sen ey Musa!), mü’minleri (zaferle) müjdele!”[1666]
[1665] Bu âyet, “Bir diyarda zulüm ayyuka çıkmışsa, orada nereden başlamalı?” sorusunun cevabıdır. Her şeyin bittiği zor ve kor zamanlarda âlemlerin Rabbi mü’minlere nereden başlayacağını söylüyor: Evlerinizden... Evlerin insana istikâmet açısı (kıble) kazandırılan bir iman atölyesi olmasını, bir şahsiyet okuluna dönüştürülmesini emrediyor. Allah Rasûlü bu Kur’anî ilkeyi Mekke’de Erkam’ın evinde uygulamıştı.
[1666] Kur’an Hz. Musa’nın Firavun’a karşı verdiği mücadeleyi çok sık nakleder. Bununla verilen mesaj şudur: Firavun’lar ölür fakat firavunluk devam eder. Firavun’un mümin karısı Asiye’nin şehadetinin hemen öncesinde bir son nefes gibi kayda geçirilen “ve beni Firavun’dan, onun (çirkin) amelinden..koru!” (
66:11) duası da bunu teyit eder. Zira sadece “Firavun’dan” demekle yetinmeyip “amelinden de” demesi, zımnen “firavunluktan da” anlamını içerir.
Ve Mûsa ile kardeşine vahyettik ki, Mısır'da kavminiz için evler ittihaz ediniz ve evlerinizi namazgâh kılınız ve namazı dosdoğru eda ediniz ve mü'minleri tebşir et.
Mûsâ'ya ve kardeşine: “millet için Mısır'da evler hazırlayın, evlerinizi namazgâh yapın, namazı hakkıyla ifa edin ve ey Mûsâ müminleri müjdele! ” diye vahyettik. [12, 21]
İsrailoğullarında aslolan, ibadetin mâbedde yapılmasıdır. Fakat işkence döneminde, ruhsat kabilinden, evleri namazgâh edinmelerine izin verilmişti. Burada din eğitimi yönünden evlerin önemli bir merkez olduğuna işaret vardır.
Musa'ya ve kardeşine "İkiniz kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın (ey İsrail oğulları) evlerinizi karşı karşıya kurun, namaz kılın ve (ey Musa) mü'minleri müjdele" diye vahyettik.
Biz de Musa ile kardeşine şunu vahyettik: “Mısır’da halkınız için evler hazırlayın. Evlerinize birer kıble yapın ve namazı tam kılın. İnanıp güvenenlere de müjde verin.”
[*] iki anlam çıkarılabilir. a. Namazı evlerinizde gizli gizli kılın b. Evlerinizde namaz kılınacak yer yapın.
Musa ve kardeşine:-Mısır'da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin. Namaz kılın ve iman edenlere müjde verin! diye vahyettik.
Biz de Musa'ya ve kardeşine “Kavminiz için Mısır'da evler edinin,” diye vahyettik. “Evlerinizi mescid haline getirin. Namazlarınızı dosdoğru kılın. Müjdele o mü'minleri.”
Mûsa'ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namazı/duayı yerine getirin! İnananlara müjde ver.
daħı vaḥy eyledük mūsā’ya daħı ķarındaşına kim “yir dutuñ [110a] ķavmuñuz içün mıśır’da evleri daħı ķıluñ evlerüñüzi ķıbla daħı ŧururuñ namāzı.” daħı muştıla mü’minlere.
Daḫı vaḥy eyledük Mūsā bile ḳardaşına ki ḳavmüñüze Mıṣrda evler ey‐leñüz. Daḫı evlerüñüzi ḳıbleye ḳarşu eyleñüz ve namāzı durġuruñuz. Daḫıbeşāret eyle mü’minlere.
Musaya və qardaşına: “Camaatınız üçün Misirdə evlər tikdirib onları qiblə (namazgah) edin, namaz qılın və mö’minləri (zəfərlə, Cənnətlə) müjdələyin!” – deyə vəhy etdik.
And We inspired Moses and his brother, (saying): Appoint houses for your people in Egypt and make your houses oratories, and establish worship. And give good news to the believers.
We inspired Moses and his brother with this Message: "Provide(1468) dwellings for your people in Egypt, make your dwellings into places of worship, and establish regular prayers: and give glad tidings to those who believe!"*
1468 This instruction, we may suppose, was given when the sorcerers were brought to confusion, and some of the Egyptians believed. Moses was for a little while to remain in Egypt , so that his Message should have time to work, before the Israelites were led out of Egypt . They were to make their houses into places of prayer (Qiblah), as Pharaoh would not probably allow them to set up public places of prayer, and they were now to be only sojourners in Egypt . The Qiblah was to be symbolical of their later wanderings in Arabia , and the still later restoration of Allah's pure worship at the Ka'bah under al Mustafa. These were the glad tidings (the Gospel) of Islam, which was preached under Noah, Abraham, Moses, and Jesus, and completed under Muhammad.