Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6185, sondan 52. ayet; 104. sure ve bu surenin 6. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 503 olarak hesaplanmıştır.
6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
Hutame, “kıran, parçalayan” anlamında bir sıfat olup içine atılan her şeyi yakarak kırıp geçiren cehennemi veya onun özel bir bölümünü ifade eder. “Hayır” anlamına gelen 4. âyetin başındaki kellâ kelimesi, asıl gerçeğin yukarıda nitelikleri anlatılan o bedbaht inkârcının düşündüğü gibi olmadığını gösteren bir uyarı amacı taşır. Nitekim devamında onun mutlaka cehenneme atılacağı bildirilmektedir. 5. âyetteki soruyla cehennemin son derece korkunç bir yer olduğuna vurgu yapılmıştır. Burada dünyadayken gönül incitip yürek yakan suçluların, günahkârların –zindandaki mahpuslar, esirler gibi– uzun direklere, sütunlara bağlandıkları, ateşten kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı bir cehennem tasviri yapılmaktadır. Öyle ki, her şeyi yakıp kavuran ateş, ta yüreklere kadar bütün vücudu sarıp kuşatıyor! Çünkü o günahkâr da dünyada zayıf, çaresiz mâsumların yüreklerini yakmıştı. Her kötülük önce kalptedir, oradan başlar ve inkâr, hakaret, küfür, alay, aşağılama, çekiştirme, saldırı vb. eylemler olarak dışa taşar. Onun için âyette azabın da kalpleri saracağı belirtilmiştir.
(O), Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.
4,5,6,7,8,9. Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? Allah'ın, tutuşturulmuş, kalplerin cıdarına işleyen ateşidir. Onlar, bu ateşin içinde uzatılmış sütunlara bağlanmış haldeyken o ateş, üzerlerine kapatılmıştır.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
(O) Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. (Cehennemin bir tabakasıdır.)
Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
Allah tarafından tutuşturulmuş bir ateştir.
Tutuşturulup yakılmış Allah'ın ateşidir.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
O, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
O, tutuşturulan İlahî bir ateştir.
O, Allahın yandırılan ateşidir!
(O,) Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir ki,
6,7. O, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
6, 7. Allah'ın, tutuşturulmuş, (yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan ateşidir.
ALLAH'ın tutuşturulmuş ateşidir.
6,7. O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
Allahın tutuşturulmuş ateşi
(O), Allahın tutuşdurulmuş bir ateşidir,
(O,) Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir!
Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.
O, Allah/ın yakılmış bir ateşidir ki
Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
Allah tarafından tutuşturulmuş bir ateştir!
Allah’ın Tutuşturulmuş ateşidir,
6,7. O, kalplerin içine dahi işleyecek olan, Allah’ın (emriyle) yakılmış bir ateştir.
Allah tarafından tutuşturulan bir ateş,
O, Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir. 4/56, 23/99...108
O Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.
Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
6, 7. Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Bir ateş ki ta kalplere kadar işleyip yakar.
Kalb diye çevirdiğimiz kelime âyette fuâd olup, maddî bedene kan ve hayat gönderen maddî kalb için değil de inanç, fikir, düşünce, hissiyat gibi düşüncelerin merkezi olan manevî latife hakkında kullanılır. Herhangi bir şeyin bütün kalbi kaplaması azabın şiddetini gösterir.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
O, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Allah'ın, tutuşturulmuş ateşidir o,
6-7. Tañrı odıdur yandurınılmıs ol kim muŧŧalį ola ya'nį ire yürekler üzere.
Allāh odıdur ḳatı ḳızmış.
(It is) the fire of Allah, kindled,
(It is) the Fire of (the Wrath of) Allah kindled (to a blaze),