Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1525, sondan 4712. ayet; 11. sure ve bu surenin 52. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 18, harf sayısı 82 ve toplam ebced değeri ise 6251 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (7) ر (6) bulunuyor.
ويا قوم استغفروا ربكم ثم توبوا اليه يرسل السماء عليكم مدرارا ويزدكم قوة الى قوتكم ولا تتولوا مجرمين
وياقوماستغفرواربكمثمتوبوااليهيرسلالسماءعليكممدراراويزدكمقوةالىقوتكمولاتتولوامجرمين
Veyâ kavmi-staġfirû rabbekum śümme tûbû ileyhi yursili-ssemâe ‘aleykum midrâran veyezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum velâ tetevellev mucrimîn(e)
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
Hz. Hûd Allah’ın birliği inancını tebliğ ettikten sonra, işledikleri günah ve putperestlikleri sebebiyle kavmini Allah’tan bağış dilemeye ve tövbe edip O’na yönelmeye davet etti. Böyle yaptıkları takdirde Allah’ın, üzerlerine bolca yağmur yağdıracağını ve kuvvetlerine kuvvet katacağını haber verdi. Âd kavmi çölde yaşamakla birlikte tarım ve bağcılıkla da uğraşıyordu. Bu sebeple yağmura şiddetle ihtiyaçları vardı. Hz. Hûd Allah’ın izniyle onlara böyle bir vaadde bulundu. Allah tarafından kuvvetlerine kuvvet katılacaktı; maddî olarak bolluk ve berekete mânevî olarak izzet, şeref ve itibar eklenecekti. Fakat Hûd’un kavmi gururlu ve kibirliydi; onun anlattıklarını ne istedi ne de ona inandı, hatta peygamberi akılsızlık, sapkınlık ve yalancılıkla itham ettiler. Hûd, uyarılarına rağmen kavminin inkâr ve isyanda ısrar ettiklerini görünce sonlarının kötü olacağından endişe etti ve “Sakın günahkârlar olup da Allah’tan yüz çevirmeyin” diyerek kavmini devamlı uyardı.
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin! Sonra da O’na tevbe edin (yönelin) ki üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin ve gücünüze güç katsın. Suç işleyerek (Allah’tan) yüz çevirmeyin!”
Buradaki kullanımdan anlaşılıyor ki [istiğfar] (geçmişe dair özür) ve [tevbe] (dönülen hatadan doğru bir yöneliş gerçekleştirmek) şeklinde farklı şeylerdir. Benzer mesajlar: Hûd
11:3, 61, 90; Nûh
71:10.,Benzer mesajlar: En‘âm
6:6; Nûh
71:11.
“Ey kavmim! Rabbinizden af dileyiniz. Sonra, O'na tövbe ediniz ki, size gökten bol bol yağmur göndersin, gücünüze güç katsın. Günah işleyerek Allah'tan yüz çevirmeyiniz.”[210]
[210] Tövbe ve istiğfar hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 208.
“Ey halkım! Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe edin, gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, gücünüze güç katsın. Mücrimler olarak yüz çevirmeyin.”
(Hud A.S:) “Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O’na tevbe edin ki üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Suçlu-günahkârlar olarak (Hakka ve hayra davetimden) yüz çevirmeyin” (diye uyarıvermişti).
Ey kavmim, Rabbinizden yarlıganma dileyin de sonra tövbe edin ona, size gökten bol bol yağmur yağdırsın, kuvvetinize, fazlasıyla kuvvet katsın ve mücrim olarak yüz çevirmeyin.
Ey kavmim! Haydi artık günahlarınız için, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da tevbe ve pişmanlık içinde O'na yönelin ki, size gökten bolca rahmet ve bereket yağdırsın, gücünüze güç katsın. Günaha batıp giderek Allah'tan yüz çevirmeyin.”
“Ey kavmim, Allah'a ortak koşmanız ve günahlarınız sebebiyle Rabbinizden bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileyin. Sonra isyandan, günah işlemekten vazgeçerek tevbe edip O'na itaate yönelin. Göğü, üzerinizde bol bol rahmet, bereket ve nimet yağdıracak güce, imkâna kavuştursun. Kuvvetinize kuvvet katsın. İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr olarak İslâm'a davetime yüz çevirmeyin, âsi ve günahkâr olarak, halkı idareye, halk üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmayın.”
bk. Kur’an-ı Kerim,
71:11.
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bolca yağmur göndersin ve sizin gücünüze güç katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin."
Ey kavmim, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Üstünüze gökten sağanak (yağmurlar, bol nimetler) yağdırsın ve gücünüze güç katsın. Suçlu-günahkarlar olarak yüz çevirmeyin.'
Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra ona tevbe edin ki, gökten üzerinize bol bol bereket (ekinleri yetiştirecek yağmur) indirsin ve kuvvetinize kuvvet katarak sizi (neslinizi) çoğaltsın. Günahlarınıza ısrar ettiğiniz halde imandan yüz çevirmeyin.”
“Ey kavmim! Sahibiniz olan Allah’tan bağışlanmak dileyiniz. Sonra O’na yöneliniz. Ki gökten üzerinize bol yağmur göndersin. Kuvvetinize ilave kuvvet katsın. Suçlular olarak sırt çevirip kaçmayın.”
«Tanrınızdan —tövbe kılıp— bağışlanmak isteyin, bol bol yağmur yağdırır, gücünüzü çoğaltır, günahlı olarak yüz çevirmeyin»
“Ey kavmim, Rabbinizden af dileyiniz, arkasından O'na tevbe ediniz ki, size gökten bolca rahmet ve bereket göndersin ve gücünüze güç katsın. Artık siz de günahkârlar olarak (Allah'tan) yüz çevirmeyin!”
Bkz.
71:11Yaratılış safiyetinden uzaklaştığınızı, insanlığa karşı yanlış tavırlar içinde olduğunuzu Allah’a karşı itiraf ederek, O’nun gerçek Rabbiniz olduğunu dile getirin. Arkasından tevbe ederek kötü alışkanlıklarınızı tekrarlamayacağınıza ve günah işlemeye devam etmeyeceğinize dair O’na söz verin ve bu konuda erdemli bir duruş sergileyin.
"Ey milletim! Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki size gökten bol bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın; suçlular olarak yüz çevirmeyin."
Ey kavmim! Rabbinizden bağış dileyin; sonra da O'na tevbe edin ki, üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Günah işleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin.
"Ey halkım, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na yönelin ki gökten üzerinize bol rahmet yağdırsın, gücünüze güç katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin!"
"Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin."
Hem ey kavmim rabbınızın mağrifetini isteyin, sonra ona tevbe ile müracat edin, ki üzerinize bol bol Semanın feyzını indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak müzdad buyursun, gelin mücrim mücrim dönüp gitmeyin.
«Ey kavmim, Rabbinizden mağfiret isteyin. Sonra yine Ona tevbe (ve rücû) edin ki üstünüze gökden bol bol (feyzini) göndersin, kuvvetinize daha fazla kuvvet katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin».
“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize semâyı bol bol (yağmur olarak) göndersin(3) ve gücünüze güç katsın! Günahkârlar olarak(haktan) yüz çevirmeyin!”
(3)“Yağmursuzluk bir musîbettir ve cezâ-yı amel (amelin karşılığı) bir azabdır. Buna karşı ağlamakla ve hüzün ve kederle niyaz ve hazînâne (hüzünlenerek) yalvarmakla ve pek ciddî nedâmet (pişmanlık) ve tevbe ve istiğfâr ile karşılamak ve sünnet-i seniye dâiresinde, bid‘alar (dîne sonradan sokulan hurâfeler)karışmadan, şerîatın ta‘yîn ettiği tarzda dergâh-ı İlâhiyeye ilticâ etmek (sığınmak) ve duâ ve o hâle mahsus ubûdiyetle (kullukla) mukābele etmektir. Hem böyle umûmî musîbetler, ekser nâsın (insanların çoğunun) hatâsından geldiği cihetle, o insanların ekser kısm-ı a‘zamı (çok büyük kısmı) tevbe ve nedâmet(pişmanlık) ve istiğfâr etmekle def‘ olur.” (Emirdağ Lâhikası-I, 43)
Ey Kavmim “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O na tövbe edin ki, size gökten bolca yağmur ve bereket göndersin ve sizin gücünüze güç katsın. Asla günahkârların korumaları altına girmeyin (veli edinmeyin)” dedi.
«— Ey kavmim! Rabbinizden yarlıganmak dileyin, yine ona tövbe edin ki size gökten peyderpey bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın, siz de günahkâr olarak imandan yüz çevirmeyin».
“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin ve sonra O'na tevbe edin ki size gökten bol bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin.”
“Ey halkım! Gelin, yol yakınken günahlarınızdan tövbe edip Rabb’inizin sonsuz şefkat ve merhametine sığının; sonra da tüm ruhunuz ve tüm benliğinizle O’na yönelin ki, göğün bütün nîmetlerini üzerinize sağanak sağanak yağdırsın ve gücünüze güç katsın! Yeter ki, zulüm ve haksızlık ederek Rabb’inizin rahmetindenyüz çevirmeyin!”
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, yine O’na yönelin! Bol yağmurlu bir şekilde Göğü size gönderiyor.
Kuvvetinize kuvvet katıyor.
Mücrim / suçlu olarak yüz çevirmeyin!”.
“Ey kavmim! Rabbinizden af dileyin1 sonra O’na tevbe edin2. O da üzerinize gökten bol bol (yağmur) yağdırarak gücünüze güç katsın3. (Gelin) günâhkârlar olarak dönüp gitmeyin.” (dedi.)
1 Ona karşı günâhkârlığınızı itiraf ederek, onun gerçek Rabbiniz olduğunu, dil ile ifâde edin. 2 Tevbe ederek, hatalarınızı bir daha yapmayacağınıza dâir Allah’a söz verin ve inandıklarınızı hayatınızda uygulamaya başlayın. 3 Âyetin bu bölümü: “O da üzerinize göğün feyiz ve bereketini vahiyle) bolca indirerek, gücünüze (îman) gücü katsın...” şeklinde de anlaşılabilir.
“Ey kavmim! Haydi artık günahlarınız için Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da tevbe ve pişmanlık içinde O'na yönelin ki, size gökten bolca rahmet ve bereket yağdırsın; 76 gücünüze güç katsın ve iflah bulmaz suçlular olarak [benden] yüz çevirmeyin!”
Ey halkım, günahlarınız için Rabbinizden af dileyin, sonra da iyiliklerle ve tövbe ile O’na yönelin ki üzerinize gökten bol bol rahmet yağdırsın ve gücünüze güç katsın, Ondan yüz çevirip de suçlu duruma düşmeyin. 11/90
Haydi ey kavmim! Günahlarınız için ondan af dileyin ve bilincinizi yenileyerek O’na yönelin (ki), sizin üzerinize gökten bol bol rahmet yağdırsın ve gücünüze güç katsın;[1749] ama (her şeyden önce) sizler günaha gömülerek yüz çevirmeyin!”
[1749] Midrâr, sadece “yağmur” değildir. “İnci” mânasına gelen durrî ile aynı köke aidiyeti dikkate alındığında, insanın dahli olmadan hazırlanmış olan her değerli ve etkili şeye delâlet eder.
«Ve ey kavmim! Rabbinize istiğfarda bulunun. Sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize semânın feyzini bol bol göndersin ve sizin kuvvetinizi kuvvet ilavesiyle arttırsın ve günahkârlar olarak yüz çevirmeyiniz.»
“Ey halkım! Haydi Rabbinizden af dileyin, sonra ona tövbe edin, O'na dönün ki gökten size bol bol yağmur göndersin, gücünüze güç katsın, n'olur, yüz çevirip suçlu duruma düşmeyin! ” [71, 11]
Ey kavmim, Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin (O'na yönelin) ki gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Suç işleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin!
“Ey halkım! Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra O’na dönün ki size gökten bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Suçlu halde çekip gitmeyin.”
Ey halkım, Rabbiniz'den af dileyin. Sonra O'na yönelin ki size bol bol yağmur göndersin. Kuvvetinize kuvvet katsın, siz de suçlular olarak yüz çevirmeyin.
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma isteyin ve Ona dönün ki O da size bol yağışlar göndersin ve gücünüze güç katsın. Sakın mücrimlik edip de yüz çevirmeyin.”
"Ey toplumum! Rabbinizden af dileyin, sonra O'na yönelin ki üzerinize göğü bol bol göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Günahkârlar olup da Allah'tan yüz çevirmeyin."
“daħı iy ķavmum! yarlıġamaķ dileñ [115a] çalabuñuzdan andan dönüñ anuñ eger viribiye yaġmurı üzerüñüze biribiri ardınca inici daħı artura size güç gücüñüz daħı yüz döndürmeñ yazuķlular iken.”
İy benüm ḳavmüm, istiġfār eyleñüz sizi yaradan Tañrıya. Daḫı tevbe eyleñüzkim gönderür sizüñ üstüñüze gökden çoḳ yaġmurlar indürür. Daḫı artururḳuvvetüñüzi ḳuvvetüñüz üstine. Daḫı yüz ḳaytarup kāfirler olmañuz.
Ey camaatım! Rəbbinizdən bağışlanmanızı diləyin. Sonra Ona tövbə edin ki, göydən sizə bollu (peydərpey) yağış göndərsin, qüvvətinizin üstünə bir qüvvət də artırsın. (Mənim də’vətimdən və imandan) günahkar olaraq üz çevirməyin!”
And, O my people! Ask forgiveness of your Lord, then turn unto Him repentant; He will cause the sky to rain abundance on you and will add unto you strength to your strength. Turn not away, guilty!
"And O my people! Ask forgiveness of your Lord, and turn to Him (in repentance): He will send you the skies(1546) pouring abundant rain, and add strength to your strength:(1547) so turn ye not back in sin!"*
1546 The beautiful metaphor about the skies coming down with rain has been obscured unnecessarily in most translations. The country of 'Ad was an arid country, and rain was the greatest blessing they could receive. We can imagine this being said in a time of famine, when the people performed all sorts of superstitious rites and invocations instead of turning to the true God in faith and repentance. Further, when we remember that there were, in this tract in ancient times, dams like that at Ma'rib, for the storage of rain water, the effect is still further heightened in pointing to Allah's care and mercy in His dealing with men. 1547 Adding strength to strength may refer to an increase of population, as some Commentators think. While other parts of Arabia were sparsely populated, the irrigated lands of 'A d supported a comparatively dense population and added to their natural strength in the arts of peace and war. But the term used is perfectly general. They were a powerful people in their time. If they obeyed Allah and followed the law of righteousness, they would be still more powerful, for "righteousness exalteth a nation."