Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1641, sondan 4596. ayet; 12. sure ve bu surenin 45. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 11, harf sayısı 50 ve toplam ebced değeri ise 2477 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (4) ر (2) bulunuyor.
وقال الذي نجا منهما وادكر بعد امة انا انبئكم بتأويله فارسلون
وقالالذينجامنهماوادكربعدامةاناانبئكمبتأويلهفارسلون
Vekâle-lleżî necâ minhumâ veddekera ba’de ummetin enâ unebbi-ukum bite/vîlihi feersilûn(i)
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yûsuf’u) hatırladı ve, “Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin” dedi.
Yûsuf’un iki hapishane arkadaşından sağ kalan kişi, kâhinlerin, kralın rüyasını yorumlamaktan aciz kaldıklarını görünce, Hz. Yûsuf’u hatırladı ve gidip rüyayı ona yorumlatmak üzere izin istedi. İzin verilince, gitti, rüyayı Yûsuf’a anlattı ve ondan yorumunu aldı. Rüya ileride meydana gelecek bolluk, kıtlık ve sıkıntılara işaret etmekteydi.
(Hapisteki) iki kişiden, kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf’u) hatırlayarak: “Ben size onun yorumunu bildiririm; beni hemen (Yusuf’a) gönderin.” demişti.
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra Yûsuf'u hatırlayarak dedi ki: “Ben size rüyanızın yorumunu öğrenip haber veririm, beni hemen zindana gönderin.”
Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim.
(Zindanda Yusuf’a soru soran) O iki kişiden (cezadan) kurtulmuş olanı (ve sarayda görev alanı), nice zaman sonra hatırlayıvermiş ve: "Ben bunun yorumunu size haber verebilirim, hemen beni (zindana) gönderin" diye (izin istemişti).
O iki adamdan biri olan ve zindandan kurtulan adam, nice zaman sonra hatırlayıp ben dedi bu rüyayı yorarım, beni hemen gönderin o zata.
Zindandaki o iki kişiden kurtulan adam, hayli zaman sonra Yûsuf'u hatırladı da, “Ben size bunun yorumunu haber vereyim, beni hemen zindana gönderin” dedi.
Zindandan kurtulmuş olan genç, bir müddet sonra Yûsuf'u hatırlayarak:
“Ben size o rüyanın tâbirini haber veririm. Yeter ki benim zindana girmeme müsaade edin.” dedi.
O iki kişiden kurtulmuş olanı nice zaman sonra hatırladı ve dedi ki: "Ben size bunun yorumunu haber veririm, hemen beni gönderin."
O (zindandan) kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: 'Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin' dedi.
O iki delikanlıdan idamdan kurtulanı, nice zaman sonra (Yûsuf'u ve kendisine söylediklerini) hatırladı da dedi ki: “- Ben, size onun tâbirini haber veririm, hemen beni (zindandaki Yûsuf'a) gönderin.”
O iki arkadaştan kurtulan ve bir müddet sonra Yusuf’u hatırlayan kişi dedi ki: “Ben, bu rüyanın tevilini size haber vereceğim! Beni gönderin” dedi. (Onu gönderdiler. O Yusuf’a varıp:)
Zindan yoldaşlarından, kurtulmuş olan, bir zaman sonra hatırlayıp dedi ki: «Siz beni gönderiniz, size bunun yorumunu getireyim»
(Tam o sırada zindandaki) o iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yusuf'u) hatırladı ve “Ben size rüyanın yorumunu söyleyebilirim, (ancak bunun için bir mahkûma gitmem lazım) hemen beni (zindana) gönderin” dedi.
Hapisteki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra Yusuf'u hatırladı ve: "Ben size bunu yorumlayacağım, hele beni gönderin" dedi.
(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf'u) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin.
O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve, "Beni (Yusuf'a) gönderirseniz size onun yorumunu bildireceğim," dedi.
O ikiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra hatırladı da dedi ki: "Ben size o rüyanın tabirini haber veririm, hemen beni gönderin."
O ikisinden kurtulmuş olan da nice zamandan sonra hatırladı da dedi ki: ben size onun te'vilini haber veririm, hemen beni gönderin
(Zindandaki) iki (arkadaş) dan kurtulanı, nice zaman sonra (Yuusufu) hatırladı da dedi ki: «Ben size onun ta'bîrini haber vereyim. Hemen beni gönderin».
Bunun üzerine (zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra(Yûsuf'u) hatırladı da dedi ki: “Ben size onun ta'bîrini haber veririm; hemen beni (zindana)gönderin!”
(Hapishanede ki) Kurtardığımız iki kişiden birisi olanı, uzun bir zaman sonra hatırladı ve “Beni (hapishaneye) gönderirseniz bu rüyaların yorumunun haberini size getiririm” dedi.
44, 45. Zindandan kurtulan kimse uzun müddet sonra Yusuf u hatırlayarak «— Ben size onun tâbirini haber veriyorum, hele beni gönderin» dedi. Zindana gidip «— Yusuf! Ey çok doğru sözlü! Yedi semiz ineği yedi zayıf inek yiyor, bir de yedi yeşil, yedi kuru başak bulunuyor. Bunun tâbirini bildir, halka [¹] döneyim de onlar da fazl-u şerefini [²] bilmiş olsunlar» dedi.
[1] Padişah ve eshabına veya ahaliye.[2] Veya rüyanın tâbirini.
O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve “Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin” dedi.
İşte tam o sırada, bir zamanlar Yûsuf’la birlikte hapis yatan iki kişiden biri olan ve onun haber verdiği gibi ölümden kurtulan adam, aradan geçen bunca zaman sonra Yûsuf’un dediklerini hatırladı ve “Ben size bu rüyanın yorumunu söyleyebilirim; bunun için zindandaki bir mahkûmu görmem lâzım, beni hemen hapishaneye gönderin!” dedi.
Kurtulmuş olan kimse bir ümmetten / nice zamandan sonra hatırladı: -“Size onun yorumunu ben bildiririm. Artık beni gönderin!” dedi.
(Daha önce zindandan) çıkan adam, bir süre sonra (Yûsuf’u) hatırladı ve: “ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) götürün.” dedi.
İşte ancak o zaman, aradan geçen bunca vakitten 46 sonra, hapisten kurtulan o iki kişiden biri [Yusuf'u] hatırladı ve: “Bu (rüyanın) işaret ettiği gerçek anlamı ben öğrenip ulaştırabilirim size” dedi, “ama bunun için gitmeme izin verin”. 47
O iki zindan arkadaşından biri olan ve kurtulan kişi, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırlayıp: “Beni gönderin, onun yorumunu getirip size bildirebilirim.”
İşte o an, iki (zindan arkadaşından) kurtulmuş olan diğeri, aradan geçen bunca vakitten sonra geçmişi hatırlayarak söze girdi: “Ben bunun altında yatan gerçek anlamı öğrenip size bildirebilirim,[1866] fakat önce siz beni (Yusuf’a) gönderin.”
[1866] Nebbee fiilinin geçişli yapısı gereği, kelimenin tam açılımı bizi bu anlama ulaştırır.
Ve o ikisinden kurtulmuş olan, bir uzunca müddetten sonra hatırladı da dedi ki: «Ben size onun tâbirini haber veririm, beni hemen gönderiniz.»
O iki arkadaştan kurtulanı, aradan geçen bunca zamandan sonra, işte ancak o sırada, Yusuf'u hatırlayıp dedi ki “Rüyanın tabirini size ben bildireceğim. Hele siz beni hapishaneye bir gönderiverin! ”
(Zindandaki) İki kişiden kurtulan (adam), uzun bir süre sonra (bu olay üzerine Yusuf'u) hatırladı da dedi ki: "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin."
Hapisteki iki kişiden hayatta kalanı neden sonra Yusuf’u hatırladı da dedi ki “Ben size bu rüyanın nasıl çıkacağının haberini getireceğim; beni hemen gönderin.”
Zindandan kurtulmuş olan, uzun bir süreden sonra hatırlayıp:-Beni gönderin ben size onun yorumunu haber vereyim.
İki gençten kurtulmuş olanı, neden sonra hatırladı da “Beni gönderin, size rüyanın tabirini öğrenip geleyim” dedi.
Zındandaki iki adamdan kurtulanı, uzun bir zamandan sonra eskiyi hatırladı da şöyle dedi: "Onun yorumunu size ben haber veririm. Siz beni zındana gönderin."
daħı eyitti ol kim ķurtıldı ol ikiden daħı andı bir zamāndan śoñra “ben ħaber virem size tefsirini pes viribin beni.”
Eyitdi ol iki yigidüñ birisi ki zindānda idi ḳurtulup sāḳī idi fikr eyledi birzamān andan ṣoñra. Sen bize o düş ta‘bīrin ḫaber viresin. Pes gönderdükzindāna, gönderdügümüz vardı.
(Zindandakı) iki (cavan) oğlandan (e’damdan) xilas olan (şərabpaylayan) bir neçə müddətdən sonra (Yusifi) xatırlayıb dedi: “Mən sizə onun yozumunu xəbər verərəm. Bircə məni (zindana – Yusifin yanına) göndərin!”
And he of the two who was released, and (now) at length remembered, said: I am going to announce unto you the interpretation, therefore send me forth.
But the man who had been released, one of the two (who had been in prison) and who now bethought him after (so long) a space of time, said: "I will tell you the truth of its interpretation: send ye me (therefore)."(1702)*
1702 At length the cupbearer's conscience was awakened. He thought of Joseph. He (Joseph) was a truthful man, and the cupbearer knew by personal experience how skillful he was in the interpretation of dreams. Perhaps he could get him released at this juncture by getting him to interpret the king's dream. If he had been frank, straight, and direct, he would have mentioned Joseph at once, and presented him to Pharaoh. But he had worldly subtlety. He wanted some credit for himself, at the same time that he fulfilled an old obligation. His petty conscience would be satisfied if he got Joseph's release, but meanwhile he wanted to see how much attention he could draw to himself in the court. So he just asked permission to withdraw in order to find the interpretation. He went straight to the prison, and addressed himself to Joseph, as in the following verse.