Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1673, sondan 4564. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 77. ayetidir. Yusuf Suresi 77. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 84 ve toplam ebced değeri ise 5038 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (9) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا ان يسرق فقد سرق اخ له من قبل فاسرها يوسف في نفسه ولم يبدها لهم قال انتم شر مكانا والله اعلم بما تصفون
Dediler ki: “Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, “Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor” dedi.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 77. Ayet Tefsiri
Rivayete göre Hz. Yûsuf’un halası onu çok severdi. Yûsuf büyüyünce halası onun kendi yanında kalmasını istedi. Ya‘kūb buna razı olmayınca halası, Hz. İbrâhim’den kendisine miras kalmış olan kuşağını Yûsuf’un beline bağladı. Sonra kuşağın kaybolduğunu söyledi. Kuşak arandı, Yûsuf’un üzerinde bulundu. Halası kanun gereği Yûsuf’u yanında alıkoydu. İşte Yûsuf’un kardeşleri “Daha önce onun kardeşi de çalmıştı” derken bu duruma işaret etmek istemişlerdir. Şevkânî uydurma olarak nitelediği bu rivayeti naklettikten sonra Kurtubî’nin yorumunu tercih etmiştir. Buna göre Yûsuf’un kardeşleri –daha önce yaptıkları gibi– yalan söylemiş, iftirada bulunmuşlardır (III, 51-52).
Mehmet Okuyan
(Kardeşleri) şöyle demişlerdi: “O çalarsa, daha önce onun kardeşi de çalmıştı.”Yusuf onu (düşüncesini) içinde saklamış, onlara açmamıştı. (İçinden): “Siz çok daha kötü durumdasınız! Allah sizin anlattığınızı çok iyi bilendir.” demişti.
Kardeşleri kıskançlıklarını sürdürerek bu sözleriyle Hz. Yusuf’a iftira atmışlardı.
Bayraktar Bayraklı
“Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dediler. Yûsuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. Yûsuf içinden, “Çok kötü durumdasınız ve Allah anlattığınızı daha iyi bilir” dedi.
“Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı.” dediler. Yûsuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, “Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor.” dedi.
(Üvey kardeşleri ise:) "Şayet (Bünyamin) çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı" diyerek (hâlâ Yusuf'u suçlamışlardı) . Yusuf ise buna (kızgınlığını) kendi nefsinde saklı tutmuş ve durumu onlara açıklamamış (ve içinden) : "Siz daha kötü bir konumdasınız. Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir" demişti.
Bu dediler, hırsızlık ettiyse daha önce bir kardeşi de hırsızlık etmişti. Yusuf, bunu gizledi onlardan ve kendi kendine dedi ki: Sizin durumunuz daha kötü, anlattığınız şeyi Allah daha iyi bilir.
Hükümdarın su kabı, Bünyamin'in eşyasında çıkar çıkmaz öteki kardeşleri, “Eğer o çaldıysa ne âlâ, çünkü bir zamanlar onun kardeşi Yûsuf'da hırsızlık yapardı” diye mırıldandılar. Yûsuf bu sözü içinde tuttu, onlara birşey açmadı ve içinden: “Siz kötü bir durum içindesiniz; Allah bu anlattıklarınızı çok daha iyi bilir” dedi.
Kardeşleri:
“Eğer o çalmışsa, çok görülmez, daha önce onun kardeşi Yûsuf da çalmıştı” dediler. O vakit Yûsuf bunu içine attı. Onlara hiç belli etmeden:
“Siz daha kötü durumdasınız. Allah anlattıklarınızı, yakıştırdıklarınızı çok iyi bilir.” dedi.
"Eğer çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde gizli tuttu, onlara belli etmedi ve kendi kendine: "Siz daha kötü bir konumdasınız. Allah sizin anlattığınız şeyin aslını daha iyi bilmektedir" dedi.
Dediler ki: 'Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı.' Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden): 'Siz daha kötü bir konumdasınız' dedi. 'Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir.'
Onlar dediler ki: Eğer o (Bünyamin) çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun bir kardeşi de (Yûsuf) çalmıştı. Bu sözlerini, Yûsuf, içinde gizledi; kendilerine onun esasını açıklamadı, içinden de ki, siz daha kötü mevkidesiniz (çünkü babamdan beni aşırmıştınız). Allah, isnad ettiğiniz şeyleri çok iyi bilendir.
Yusuf’un kardeşleri: “Eğer bu çalmışsa, onun bir kardeşi de daha önce çalmıştı.” dediler. Yusuf, bu durumu kendi içinde gizledi, onlara açıklamadı. “Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlattıklarınızı çok iyi bilir” dedi.
Kardeşleri dediler: «O çalmışsa, önce onun kardeşi de çalmıştı!», Yusuf bunu içersine atarak, onlara açıklatmadı, dedi: «Sizler dahi kötü durumdasınız, Allah bilir sizin söylediğinizi»!
(Yusuf'un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa olabilir, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Bunun üzerine Yusuf, onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir.”
Hz. Yusuf’un kardeşlerinin kendisi hakkındaki hırsız söylemi bir iftira değil, mahiyetini ve hikmetini Allah’ın bildiği ama içyüzünü kardeşlerinin bilemediği bir gerçekti ki bu ayetin son cümlesinde de vurgulanmaktadır. Rivayet edilir ki; Hz. Yusuf’u çok seven halası, büyüyünce onu yanına almak istemişti fakat babası Hz. Yakup buna sıcak bakmamıştı. Hz. Yusuf’un su kabını saklayarak Bünyamin’i alıkoyma örneğinde olduğu gibi Hz. Yakup’tan oğlu Yusuf’u almak için yol arayan halası Hz. İbrahim’den kalma kuşağı yeğeni Yusuf’un beline bağlayarak kuşağın kaybolduğunu söylemişti. Kardeşlerinin Bünyamin için, “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dedikleri, Hz. Yusuf’un başından geçen fakat derinliğini bilmedikleri bu hadiseye dayanarak söyledikleri bir ifadedir.
Diyanet İşleri (Eski)
"Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. İçinden, "Durumunuz pek kötüdür; anlattığınızı Allah daha iyi bilir" dedi.
(Kardeşleri) dediler ki: «Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.» Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine) dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir.
Rivayet edildiğine göre Hz. Yusuf’un halası onu çok severdi. Yusuf büyüyünce, babası onu yanında bulundurmak istedi. Halası da Yusuf’un kendi yanında kalmasını istiyordu. Bunun için İbrahim (a.s.)dan kendisine miras kalmış olan kuşağını Yusuf’un beline bağladı. Sonra kaybolduğunu söyledi. Kuşak arandı ve Yusuf’un üzerinde çıktı. Kanun gereği Yusuf’u yanında alıkoydu. İşte Yusuf’un kardeşleri bu duruma işaret etmek istemişlerdir.
Edip Yüksel
"O çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı," dediler. Yusuf onlara belli etmeden: "Siz gerçekten kötüsünüz. ALLAH anlattığınızın içyüzünü bilir," diye söylendi.
Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce bunun kardeşi de çalmıştı". O vakit Yusuf bunu içine attı, onlara hiç belli etmeden: "Siz çok fena bir mevkidesiniz, ne sıfat verdiğinizi Allah çok iyi biliyor" dedi.
Eğer dediler: o çalmış bulunuyorsa bundan evvel bir kardeşi de çalmıştı, o vakıt Yusüf bunu içine attı ve onlara belli etmedi, siz dedi: fena bir mevkı'desiniz ve Allah, pekâlâ biliyor: Ne isnad ediyorsunuz?
Dediler: «Eğer o çalmış bulunuyorsa onun daha evvel bir kardeşi de çalmışdı»! O vakit Yuusuf bu (sözü) içinde gizledi, bu (nun hakıykatını) onlara açıklamadı. (Kendi kendine) dedi ki «Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzun mâhiyyetini çok iyi bilendir».
(Yûsuf'un kardeşleri) dediler ki: “Eğer (o) çaldıysa, doğrusu daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.”(2) O vakit Yûsuf, bunu içine attı ve onlara bunu belli etmedi. (İçinden:)“Siz daha kötü durumdasınız. Hâlbuki Allah, ne anlatıyorsanız en iyi bilendir” dedi.
(2)Yûsuf (as) çocukken, annesinin babasına âid putu evinden alarak kırmıştı. Kardeşlerinin isnâd ettikleri hırsızlık budur. (Râzî, c. 9:18, 187)
İlyas Yorulmaz
Kardeşleri “Eğer çalmışsa, önceden onun kardeşi (Yusuf) da çalmıştı” dediler. Yusuf (onların daha önceki kendisini suçlamalarını) kendi içinde sakladı ve bu olayı kardeşlerine açıklamadı. (İçinden) “(Çaresizlikten) Düştüğünüz yer ne kötü. Allah sizin içinizden neler kurduğunuzu daha iyi bilendir” dedi.
Onlar o, hırsızlık etmişse ondan evvel kardeşi de hırsızlık etmiştir. Yusuf cevabı [⁶] kalbinde gizledi, onlara izhar etmedi. Kendi kendine siz onlardan daha fena bir mevkidesiniz. Allah beyan ettiklerinizin doğrusunu bilir dedi.
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 77. Ayet Açıklaması
[6] Veya siz daha fenasınız sözünü.
Kadri Çelik
“Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı” dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. İçinden, “Siz daha kötü bir konumdasınız ve anlattığınızı Allah daha iyi bilir” dedi.
Bunun üzerine kardeşleri,“Bu işte bir yanlışlık olmalı, o hırsızlık yapmış olamaz!” diyerek Bünyamin’i savunacakları yerde, “Eğer o çaldıysa, —ki çalmış görünüyor— buna pek de şaşırmadık; çünkü bir zamanlar Yûsuf adındaki abisi dehırsızlık yapmıştı!” dediler.Kardeşlerinin bu apaçık iftirası karşısında Yûsuf, az kalsın dayanamayıp yalanlarını yüzlerine vuracaktı. Fakat ilâhî talimatlara uyması gerekiyordu. Bu yüzden, bu duygusunu içinde gizledi, onlara açmadı. Yalnızca içinden, “Sizler çok kötü ve acınacak bir durumdasınız. Doğrusu Allah, anlattıklarınızın içyüzünü gâyet iyi biliyor!” dedi.
-“Eğer çalıyorsa, önceden onun bir kardeşi de çalmıştı” dediler.
Yûsuf bunu içinde gizledi. Onlara belli etmedi.
-“Sizin durumunuz kötüdür. İsnat ettiğiniz şeyi Allah çok iyi bilir” dedi.
(Yûsuf’un kardeşleri): “Eğer hırsızlığı (Bünyamin) yapmışsa, bundan önce onun kardeşi (Yûsuf) da hırsızlık yapmıştı.”1 dediler. Yûsuf, bu (ithamı) içine attı,2 bunu onlara belli etmedi ve: “Siz daha kötü bir konumdasınız, sizin (bize) isnat ettiklerinizi en iyi Allah bilir.” dedi.
1 Bir rivâyete göre; Yûsuf’un anasının babası, bir puta taparmış. Yûsuf, çocukken anasının emriyle o putu gizlice çalmış ve kırmış. (Taberî) Her şeyden önce bu itham, suçun şahsîliği prensibine terstir. 2 Yûsuf bunu nefsinde gizledi, yani bu sözden dolayı üzüldü ama sabretti, onların kusurlarına bakmadı.
Muhammed Esed
[Kral'ın kupası Bünyamın'in denginden çıkar çıkmaz öteki kardeşler:] “Eğer o çaldıysa ne âlâ, çünkü bir zamanlar onun kardeşi de hırsızlık yapardı!” 78 Bu durum karşısında Yusuf, düşüncelerini onlara belli etmeksizin, kendi kendine: 79 “Sizin durumunuz çok kötü; Allah ne söylediğinizi 80 olduğu gibi biliyor” dedi.
Kardeşleri kendi aralarında: “Eğer o çalmışsa şaşırmayız, yıllar önce abisi de çalmıştı zaten.” dediler. Yusuf onların bu suçlamalarını sineye çekti, içinde gizledi ve yüzlerine bir şey söylemedi. İçinden, “Siz, çok daha kötü bir durumdasınız, Allah ithamlarınızın asılsız olduğunu biliyor.” dedi. 4/81, 10/61
(Anne ayrı kardeşler) dediler ki: “O çalmışsa, olabilir! Doğrusu, bir zamanlar onun kardeşi de çalmıştı.”[1896] Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendisine dedi ki: “Siz hâlâ berbat bir konumdasınız; zira Allah söylediğiniz şeyin (gerçeğini) çok iyi biliyor.”[1897]
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 77. Ayet Açıklaması
[1896] Bu âyet, kıskanç kardeşlerin Yusuf’un bedeniyle birlikte kendi vicdanlarını da kuyuya attıklarını gösterir. Yusuf kuyudan kurtuldu, ama anlaşılan o ki onu kuyuya atanların vicdanı hâlâ kuyudan kurtulamamıştı.
[1897] Ayrıntıları bazı tefsirlerde anlatılan bir rivayete göre Hz. Yusuf’un halası öksüz yeğenini yanında alıkoymak için o küçükken böyle bir mizansen düzenlemiş. Kardeşlerin aslını bilmeden îmâ ettikleri bu olay olsa gerektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Eğer çaldı ise onun bir kardeşi de daha evvel çalmış idi.» Yusuf da bunu nefsinde gizledi ve bunu onlara açıklamadı. Dedi ki: «Siz kötü bir durumdasınız ve Allah Teâlâ sizin vasfettiğinize pek ziyâde alîmdir.»
Onlar: “Eğer o çalmışsa, zaten daha önce onun kardeşi de hırsızlık etmişti. ” dediler. Yusuf bu sözden duyduğu üzüntüyü içine attı ve onlara belli etmedi. İçinden de dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların gerçek yönünü Allah pek iyi biliyor ya, o yeter! ”
(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "(Bu) çaldıysa bundan önce kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden): "Siz fena bir durumdasınız, Allah, sizin anlattığınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.
Rivâyete göre Yûsuf'u çok seven halası, artık büyüyen Yûsuf'u yanına almak isteyen Ya'kûb'a vermemek için: İbrâhîm'den kalma kuşağını, Yûsuf'un beline bağladı; sonra kuşağının kaybolduğunu söyledi. Aranan kuşak, Yûsuf'un üzerinde bulundu. Onların yasalarına göre birinin malını çalan, yakalanınca mal sâhibinin kölesi olurdu. İşte hala da böyle bir çare ile çok sevdiği Yûsuf'u yanında bırakmak istemişti.
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki “Bu çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yusuf bunu içine attı. Onlara hiçbir şeyi belli etmedi. İçinden şöyle fısıldadı; “Sizler kötü bir konumdasınız; anlattığınız şeylerin aslını en iyi Allah bilir.”
- Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı, dediler. Yusuf bunu içinde gizledi. Onlara açmadı. İçinden, “Sizin durumunuz daha kötüdür; anlattığınızı en iyi Allah bilir” dedi.
“Hırsızlık yaptıysa, daha önce kardeşi de hırsızlık yapmıştı” dediler. Yusuf birşey belli etmedi, içine attı. “Bugün çok kötü bir durumdasınız,” dedi. “Yakıştırdığınız şeyi Allah çok iyi biliyor.”
Kardeşler dediler ki: "Bu çaldı ya, bundan önce de onun kardeşi çalmıştı." Yûsuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. Şöyle diyordu: "Kötü bir konumdasınız. O sizin dilinize doladığınız şeyi Allah daha iyi biliyor."
Yūsuf ḳardaşları eyitdi: Eger uġurladı‐y‐sa ol bundan evvel bir ḳardaşıdaḫı uġurlayupdur. Ṣaḳladı Yūsuf ol sözi yüreginde, anlara bildürmedi.Yūsuf didi: Siz mekān yöninden şerlüsiz. Daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür siz bildü‐güñüzi.