Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1966, sondan 4271. ayet; 16. sure ve bu surenin 65. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 16, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 3441 olarak hesaplanmıştır.
والله انزل من السماء ماء فاحيا به الارض بعد موتها ان في ذلك لاية لقوم يسمعون
واللهانزلمنالسماءماءفاحيابهالارضبعدموتهاانفيذلكلايةلقوميسمعون
Va(A)llâhu enzele mine-ssemâ-i mâen feahyâ bihi-l-arda ba’de mevtihâ(c) inne fî żâlike leâyeten likavmin yesme’ûn(e)
Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.
Sûrenin baş kısmında Allah’ın varlığına, birliğine ve yaratıcı kudretine dair canlı ve cansız tabiattan deliller gösterilmiş (3-16. âyetler); ardından bu kesin delillere rağmen putları O’nun ortakları olarak tanıyan müşriklerin çeşitli yanlış inanç, kanaat ve davranışları eleştirilerek özelde onlara, genelde de benzer yanlışlıkları tekrarlayan bütün insanlara dinî düşünce, yaşayış ve âkıbetleriyle ilgili uyarıcı ve aydınlatıcı açıklamalar yapılmıştır. Burada ise tekrar insanların ibret nazarıyla bakıp inançlarını düzeltmelerini amaçlayan kanıtlara dönülmekte; özellikle yağmura, süte, bala ve insanın üremesi konusuna dikkat çekilmek suretiyle, insanların zihinleri bir defa daha metafizik problemlere yönlendirilmekte ve onlara bir bakıma tekrar inançlarını gözden geçirmeleri fırsatı verilmektedir.
Allah’ın gökten su indirmesi yani yağmur olayı Kur’an-ı Kerîm’de sık kullanılan kozmolojik delillerdendir. Burada yağmurun en genel ifadesiyle ölü toprağa can vermesine ve dolayısıyla organik hayatın oluşumuna dikkat çekilmektedir. Çünkü yeryüzünde proteinlerin oluşumundan uygarlıkların yükselmesine kadar gelişen olaylar zincirinin başlangıcı sudur, yağmurdur. Çöllerin ıssız kalmasının sebebi, orada yağmursuzluk yüzünden hayat şartlarının bulunmamasıdır. Tarihin muhtelif dönemlerinde çeşitli coğrafyalarda zaman zaman yaşanan uzun süreli kuraklıklar, insanların, üzerinde yaşadıkları toprakları, yurtlarını ve yuvalarını kitleler halinde terketmelerine yol açmıştır. Nitekim Türkler’in Orta Asya’dan batıya doğru yaptıkları göçlerin asıl sebebi de kuraklık olmuştur. İşte bunun içindir ki yüce Allah, engin rahmetinin eseri olarak yeryüzüne gökten su indirip orayı diriltmesini, şenlendirmesini kendi varlığının, yaratıcı kudretinin ve lutfunun bir kanıtı olarak ortaya koymaktadır.
Allah gökten su indirmiş ve onunla yeri ölümünden sonra diriltmiştir. Şüphesiz ki bunda dinleyen bir toplum için bir delil vardır.
Allah gökten su indirdi ve onunla ölümünden sonra yeri diriltti. Doğrusu, dinleyen topluma bunda bir ders vardır.
Allah, gökyüzünden suyu indirerek, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdi. Bunda dinleyen¹ bir halk için kesinlikle bir âyet² vardır.
1- Gerçeğin sesine kulak veren. 2- Gösterge, işaret, kanıt.
Allah gökten su indirdi de, ölümünden sonra yeri onunla diriltti; (yararlı ve gönül okşayıcı yeşillik ve ekinleri bitirdi). Hakikaten söz dinleyen (ve gerçeğe kulak veren) bir topluluk için bunlar elbette bir ayet (ibret ve hikmet) içermektedir.
Ve Allah, gökten yağmur yağdırır da yeryüzünü, ölümünden sonra diriltir onunla; şüphe yok ki duyan topluluğa bunda bir delil var.
Ve Allah, gökten yağmur yağdırır da, yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Şüphesiz bunda kulak verip dinleyen bir toplum için ibretler vardır.
Allah gökten sular indirdi. Onunla yeryüzüne, ölümünden sonra hayat verdi, canlandırdı. Kur'ân'a kulak verip dinleyen bir kavim, bir toplum için, bunda Allah'ın varlığına, birliğine, yeniden diriltecek güce kudrete sahip olduğuna işaretler vardır.
Allah gökten su indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda duyan bir topluluk için ayet vardır.
Allah gökten su indirdi, ölümünden sonra yeri onunla diriltti; işitebilen bir topluluk için bunda gerçekten bir ayet vardır.
Allah gökten bir yağmur indirdi de onunla Arz'a, ölümünden (bitkileri kuruduktan) sonra hayat verdi; bitkileri yeşertti. Şüphesiz ki bunda, ibret kulağı ile dinleyenler için, öldükten sonra dirilmeğe bir alâmet var...
Allah gökten bir su indirdi. Yeri, ölümünden sonra o su ile diriltti. Şüphesiz bunda, işiten (Hakka kulak veren) bir toplum için önemli bir delil vardır.
Allah gökten su indirir, onunla ölmüş olan yeryüzünü diriltir, işiten bir ulusçün bunda nice ibret var
Allah gökten su indirerek, onunla yeri ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda (aklını başına alarak) dinleyen toplum için bir ibret vardır.
Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Kulak veren kimseler için bunda ibret vardır.
Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz ki bunda dinleyen toplum için bir ibret vardır.
ALLAH gökten bir su indirir ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Dinleyen bir toplum için bunda bir işaret vardır.
Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat verdi. Şüphesiz ki bunda dinleyen bir millet için büyük bir ibret vardır.
Evet Allah Semâdan bir su indirdi de onunla Arza ölümünden sonra hayat verdi, her halde bunda dinliyecek bir kavm için bir âyet vardır
Allah gökden (bulutdan) su (yağmur) indirdi de onunla yer (yüzün) e, ölümünden sonra, can verdi. Şübhesiz ki bunda dinleyecek bir kavm için (ibret verici) bir âyet vardır.
Ve Allah, gökten bir su indirdi de onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat verdi. Şübhesiz bunda, (ibretle) dinleyecek bir topluluk için kat'î bir delil vardır.
Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra, o suyla yeryüzünü diriltir. İşiten bir toplum için bunda alınacak ibretler vardır.
Allah, gökten yağmur indirir; onunla yere, kuruduktan sonra tekrar hayat verir. İşte bunda can kulağıyle işiten kavim için ibret vardır.
Allah gökten su indirdi de böylece ölümünden sonra yeri onunla diriltti. Dinleyen bir topluluk için bunda gerçekten bir ayet vardır.
Allah, gökten yağmur yağdırır da, onun sayesinde ölü toprağa yeniden hayat verir. Gerçekten de bunda, hakîkate kulak verenler için, hem gökten bir rahmet olarak inen Kur’an’ın, ölü kalpleri nasıl dirilttiğini anlatan bir işâret, hem de Allah’ın kudret ve merhametini ortaya koyan bir delilvar.
Allah, Gök’ten su indirdi.
Ölümünden sonra Yeryüzü’ne bununla hayat verdi.
İşitecek bir kavim için bunda elbette âyet vardır.
Allah, gökten suyu indirdi ve ölümünden sonra yeryüzünü onunla diriltti. İşte bunda (hakka) kulak veren1 bir topluluk için gerçekten bir mûcize vardır.
1 Burada, “hayat veren sudan” sonra, (يَسْمَعُونَ) “kulak veren” kelimesinin kullanılmasından bu su ile Kur’an’ın kastedildiği anlaşılabilir. Bk. (Ra’d: 17)
GÖKTEN su indirip onunla, kuruyup katılaştıktan sonra toprağa yeniden hayat veren 74 Allah'tır. Şüphesiz bu olguda dinlemeye niyetli olanlar için bir ders vardır.
Allah’tır gökten su indirerek onunla ölümünden sonra toprağa hayat veren. Hiç şüphe yok ki, hakikate kulak veren bir toplum için bunda bir ibret vardır. 2/21-22, 13/4, 14/32, 15/22, 16/10, 20/53, 25/48-49
VE (BAKIN) Allah, gökten yağmuru indirip ölümünün ardından onunla toprağa can vermekte...[2147] Şüphesiz bunda da işiten bir toplum için mutlaka alınacak bir mesaj vardır.
[2147] Baştaki ve bağlacı, bir üstteki pasajla bu pasaj arasındaki konu irtibatını göstermektedir. Muhatabın tasavvurunda, insana hayat bahşeden vahiyle, toprağa hayat veren yağmur arasında ilgi kuruluyor.
Ve Allah Teâlâ gökten suyu indirdi de, onunla yeryüzünü ölümünden sonra hayata erdirdi. Şüphe yok ki, bunda dinleyiciler olan bir kavim için elbette bir ibret vardır.
Allah gökten yağmur indirip onunla ölmüş olan yeryüzüne hayat verir. Elbette bunda gerçeğe kulak verecek kimseler için ibret ve delil vardır.
Allah, gökten bir su indirdi, onunla yeri ölümünden sonra diriltti, şüphesiz bunda işiten bir millet için ibret vardır.
Allah gökten su indirir ve onunla yeri, ölümünden sonra diriltir. Bunda, dinleyen bir topluluk için kesin belge (ayet) vardır.
Allah, gökten su indirdi ve onunla ölümünden sonra yere hayat verdi. Şüphesiz bunda, işiten bir toplum için bir belge vardır.
Allah size gökten bir su indirdi de ölmüş yeryüzünü onunla diriltti. Kulak veren bir topluluk için bunda bir âyet vardır.
Allah, gökten bir su indirdi de onunla, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdi. Kuşkusuz, bunda kulak verip dinleyen bir topluluk için mutlaka bir mucize vardır.
daħı Tañrı indürdi gökden śuyı [140a] pes dirürdi anuñ-ile yiri öldüginden śoñra. bayıķ şunuñ içinde nişāndur ķavma kim işidürler.
Daḫı Tañrı Ta‘ālā indürdi gökden ṣular, pes diriltdi anuñla yirleri öldük‐den ṣoñra. Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur bir ḳavme ki işidürler.
Allah göydən bir yağış endirər, onunla yer üzünü öldükdən (quruduqdan) sonra dirildər. (Öyüd-nəshihətə) qulaq asanlar üçün bunda bir ibrət vardır. (Allah quru torpağa həyat verə bildiyi kimi, insanları da öləndən sonra diriltməyə qadirdir!)
Allah sendeth down water from the sky and therewith revives the earth after her death! Lo! herein is indeed a portent for a folk whim hear.
And Allah sends down rain from the skies, and gives therewith life to the earth after its death: verily in this is a Sign for those who listen.(2092)*
2092 When the earth with all its vegetation is well-nigh dead, parched and shrivelled up, a vivifying shower of rain from above gives it new life. This natural phenomenon is a sign of Allah's infinite power, especially of His power to resurrect the dead, and thereafter muster them for Judgment. (Eds.).