Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1982, sondan 4255. ayet; 16. sure ve bu surenin 81. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 25, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 7561 olarak hesaplanmıştır.
والله جعل لكم مما خلق ظلالا وجعل لكم من الجبال اكنانا وجعل لكم سرابيل تقيكم الحر وسرابيل تقيكم بأسكم كذلك يتم نعمته عليكم لعلكم تسلمون
واللهجعللكممماخلقظلالاوجعللكممنالجبالاكناناوجعللكمسرابيلتقيكمالحروسرابيلتقيكمبأسكمكذلكيتمنعمتهعليكملعلكمتسلمون
Va(A)llâhu ce’ale lekum mimmâ ḣaleka zilâlen vece’ale lekum mine-lcibâli eknânen vece’ale lekum serâbîle takîkumu-lharra veserâbîle takîkum be/sekum(c) keżâlike yutimmu ni’metehu ‘aleykum le’allekum tuslimûn(e)
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.
Yer çekimine rağmen boşlukta durmayı başaran kuşlar aslında Allah’ın başka bir yasasına boyun eğmektedirler. İnsanların meskenlerde barınması; soğuğa, sıcağa vb. olumsuz tabiat şartlarına karşı korunmak için ihtiyaç duyduğu şeyleri gerek tabiatta hazır bularak gerekse Allah’ın en büyük ihsanı olan kendi zihinsel yetenekleri ve becerileriyle kullanışlı hale getirerek elde etmesi de, hep O’nun tabiatta işlettiği yasaları sayesinde mümkün olmaktadır. 81. âyetteki “(Allah) mâruz kalabileceğiniz düşman gücünden sizi koruyacak zırhlar yapma imkânı bahşetti” meâlindeki ifadede, zırh örneği zikredilerek insanın korunmaya çalıştığı tehlikeler arasında onun kendi türünün de sayılması ilgi çekicidir. Gerçekten tarih, insanın en büyük düşmanının yine insan olduğunu göstermektedir. Endülüslü âlim ve düşünür İbn Hazm bu gerçeği şöyle dile getirir: “İnsanın insanlardan çektiği acılar, yırtıcı hayvanlardan, zehirli yılanlardan çektiği acılardan daha fazladır. Çünkü bütün bu söylediklerimizden korunabiliriz; fakat insanlardan tam olarak korunmak mümkün değildir” (el-Ahlâk ve’s-siyer, s. 81). İşte insanın eski dönemlerdeki zırh benzeri çeşitli savunma araçları yaparak hemcinslerinden gelecek zararlardan korunması da âyette Allah’ın ibret alınması gereken bir lutfu olarak gösterilmiştir. 81. âyetin son kısmını açıklarken Taberî’nin de kaydettiği gibi (XIV, 156) Allah Teâlâ bütün bu nimetleri verirken ve bunları hatırlatırken insanlardan sadece şunu istemektedir: Saygıyla Allah’a yönelsinler, birliğini tanıyarak O’na teslim olsunlar, boyun eğsinler ve yalnız O’na kul olsunlar.
Allah yarattığı şeylerden sizin için gölgeler var etmiştir. Dağlardan da sizin için barınaklar yaratmıştır. Sizi sıcaktan (ve soğuktan) koruyacak elbiseler ve (yine) savaşta sizi koruyacak elbiseler (zırhlar) yaratmıştır. İşte böylece (Allah) teslimiyet göstermeniz için üzerinize nimetini tamamlıyor.
Kur’an’da sadece bu ayette geçen [eknân] kelimesi [kinn] kelimesinin çoğuludur ve “gizlenme, saklanma yerleri, yuvalar, siperler, barınaklar, sığınaklar, korunaklar, kovuklar, mağaralar” manalarına gelmekte, insanoğlu için önemli birer mekân ve imkân oldukları ifade edilmek istenmektedir. Sıcak iklimlerde gölgelerin ve dağlardaki sığınakların önemi son derece açıktır.
Allah, yarattıklarından size gölgeler yapmış, dağlarda barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak giysiler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yaratmıştır. İslâm'a girip esenlik kazanasınız diye, size olan nimetini böyle tamamlıyor.
Allah, sizin için, yarattığı şeylerden gölgeler yaptı. Sizin için dağlardan sığınaklar, sizi sıcaktan koruyacak giysiler ve şiddetli darbelerden koruyacak giyisiler¹ yaptı. Sizin üzerinizdeki nimetini işte böyle tamamlıyor. Umulur ki; böylece teslim² olursunuz.
Allah, sizin için yarattığı şeylerden gölgeler hazırladı. Dağlarda da sizin için barınaklar-siperler kıldı, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak giyimlikler de var etti. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki (Allah’ın dinine) teslim olursunuz (ve Müslümanca yaşarsınız diye bütün bunları yarattı).
Ve Allah, yarattığı şeylerden gölgeler halketti size ve dağlarda kovuklar, mağaralar meydana getirdi sizin için, sizi sıcaktan, soğuktan koruyacak elbiseler, savaşta zarardan koruyacak zırhlar yapmanızı da sağladı. Ona teslim olmanız için nimetlerini böylece tamamlar size.
Ve Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgeler meydana getirdi. Dağlarda gizlenme ve saklanma yerleri bahşeden ve sizi sıcağa, soğuğa karşı koruyacak elbiseler, savaşlarda zararlardan koruyacak zırhlar yapma imkanı ve becerisini de veren Allah'tır. O'na teslim olarak müslüman olup, kurtulabilmeniz için nimetlerini böylece tamamlar size.
Allah yarattıklarından sizin için gölgeler var etti. Dağlarda da sizin için barınaklar, mağaralar yaptı. Sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yapmayı öğretti. Bunları yarattığı, planladığı gibi, Allah size nimetini, muhtaç olduğunuz şeyleri tamamlıyor. Umulur ki, varlığınızı, benliğinizi Allah'a teslim edip hükmüne razı olursunuz.
Allah yarattıklarından sizin için gölgeler oluşturdu ve dağlarda sizin için barınaklar varetti. Yine sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve savaşta sizi koruyacak giyecekler varetti. İşte O size nimetini böyle tamamlamaktadır; umulur ki teslim olursunuz.
Allah, sizin için yarattığı şeylerden gölgeler kıldı. Dağlarda da sizin için barınaklar-siperler kıldı, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak giyimlikler de var etti. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki teslim olursunuz.
Allah, yarattığı (ev, ağaç ve bulut gibi) şeylerden size gölgeler yaptı; size dağlardan siperler yaptı; size, kendinizi sıcak ve soğuktan koruyacak elbiselerle, harbde sizi koruyacak zırhlı giyim eşyası yaptı. İşte böylece Allah, üzerinizde olan nimetini tamamlıyor ki, emirlerine boyun eğip itaat edesiniz.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yarattı. Ve sizin için dağlardan da barınaklar bulundurdu. Sizi sıcaktan koruyan elbiseler, savaşın şiddetinden koruyan zırhlar yaptırdı. Allah nimetlerini böylece tamamlıyor ki O’na teslim olasınız.
Allah size gölgeler de yaptı; yarattığı şeylerden, dağlarda da sığınaklar yaptı sizlere, sıcakta koruyan giysiler de yarattı, savaşta koruyan zırhlar da verdi, işte böyle sizlere nimetlerini tümlemektedir; ola ki başeğersiniz
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı, dağlarda sığınacağınız barınaklar var etti, sizin için, sıcaktan koruyacak elbiseler, savaşta muhafaza edecek zırhlar var etti. Allah size nimetini böyle tamamlıyor ki O'na teslim olur (kurtulur)sunuz.
Ayette sıralananların bazıları insanlar tarafından yapıldığı için akla şöyle bir soru gelebilir: Dağlarda doğal barınaklar olmakla beraber insanlar kendileri için yaşam yerleri oluşturuyor, giydiği elbiseleri kendisi yapıyor, savaş zırhlarını yine kendisi üretiyor. Hal böyle iken bunlar ilahi nimet olarak neden sıralanıyor? Evet bütün bunlarda insanın emeği çoktur ama imkânları yaratan, yasaları koyan, aklı ve zekâyı veren, iradeyi yöneten Allah’tır. Onun için “Rabbiniz odur ki, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler, filolar yürütüyor.” (İsra
17:66) buyrulmuştur. Burada da aynı derinlik mevzu bahistir. Gemileri inşa edecek zekayı ve iradeyi lütfeden, suya tutma kuvvetini veren, rüzgârı estiren ve bütün bunların kanunlarını koyan Allah’tır.
Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı. Dağlarda da sizin için barınaklar yarattı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yarattı. İşte böylece Allah, müslüman olmanız için üzerinize nimetini tamamlıyor.
Ve ALLAH yarattığı şeylerden sizin için gölgeler oluşturdu. Sizin için dağları sığınak yaptı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve sizi savaşlarınızda koruyacak elbiseler hazırladı. Teslim olasınız diye nimetlerini size böyle tamamlıyor.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve sizin için dağlarda barınaklar yarattı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyan elbiseler (zırhlar) yarattı. İşte böylece Allah müslüman olasınız diye üzerinize nimetini tamamlamaktadır.
Allah halkettiği şeylerden sizin için gölgeler yaptı ve sizin için dağlardan siperler yaptı, hem sizi sıcaktan vikaye edecek esvablar hem de harbde vikaye edecek esvablar yaptı, bu suretle üzerinizde olan ni'metini tamamlıyacak ki siz halıs müsliman olup selâmet neşredesiniz
Allah, yaratdıklarından sizin için gölgeler yaydı. Dağlardan size yuvalar, siperler yapdı. Haraaretden sizi koruyacak libaslar, harbde sizi vikaaye edecek (demirden) giyimler yapdı. İşte O, bu suretle üzerinizdeki ni'metini tamamlıyor. Tâki (Ona) teslîmiyyetle itaat edesiniz.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler de yaptı, hem sizin için dağlardan barınaklar kıldı ve sizi sıcaktan muhâfaza edecek elbiseler ve savaş(lar)ınızda sizi koruyacak zırhlar yaptı. Böylece üzerinizde olan ni'metini tamamlar ki, Müslüman olasınız.
Allah, yarattığı varlıklardan (rahatlayabileceğiniz) gölgeler var etmiş, dağlardan sığınacağınız yerler meydana getirmiş ve sizi sıcaktan koruyan elbiseler yapmayı ve yine savaşlarda tehlikelerden koruyan elbiseler (zırhlar) yapmayı öğretmiştir. Böylece Allah üzerinize nimetlerini tamamladı ki, belki O’nun koyduğu kurallara teslim olursunuz.
Allah, yarattığı şeylerden [³] size gölgeler de yaptı. Dağlarda yuvalar [⁴] yaptı, hararetten [⁵] sizi koruyacak libaslar, kavgalarınızın zararından sizi koruyacak zırhlar da yaptı. Allah size münkat olasınız diye nimetini böylece tamamladı.
[3] Evler, ağaçlar, bulutlar gibi.[4] Mağaralar, yontulmuş evler.[5] Veya hararetten ve bürudetten.
Allah, sizin için yarattığı şeylerden gölgeler kıldı. Dağlarda da sizin için barınaklar düzenledi. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak giyimlikler kıldı. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır; umulur ki boyun eğip teslimiyet gösterirsiniz
Allah, yarattığı dağ, tepe, ağaç gibi varlıklardan sizin için gölgelikler meydana getirdi; dağlarda, yolculuk esnasında sığınabileceğiniz barınaklar oluşturdu; ayrıca, sizi sıcağa ve soğuğa karşı koruyacak elbiseler, savaşta düşman saldırısından koruyacak zırhlar yapma imkân ve kudretini bağışladı. İşteAllah, size böyle mükemmel nîmetler bahşediyor ki, O’na yürekten boyun eğerek teslim olup barış ve esenliğe ulaşasınız.
Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgelik de yaptı.
Dağlar’dan sığınaklar da yaptı.
Sizi Sıcak’tan koruyacak elbiseler, tehlikelerden koruyacak zırhlar da yaptı.
İşte böyle, üzerinizdeki nimetini tamamlıyor.
Umulur ki teslim olursunuz.
Yarattığı şeylerde sizin için gölgeler var eden, dağlarda sizin için barınaklar yaratan, sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve savaşta (zorluklara karşı) koruyan zırhlar var eden (de) Allah’tır. İşte O iyi birer Müslüman olmanız için üzerinizdeki nîmetini tamamlamıştır.
Ve yarattığı bütün öteki şeyler arasında, 95 size [çeşit çeşit] gölgelikler-sığınaklar 96 ayıran; dağlarda gizlenme-saklanma yerleri bahşeden, ve sizi sıcağa [ve soğuğa] 97 karşı koruyacak elbiseler; [karşılıklı] saldırılarınıza 98 karşı koruyacak (savaş) giysileri [yapma imkan ve becerisini] veren (de) Allah'tır. O size bahşettiği nimeti işte böyle her yönden tam tutmaktadır ki belki O'na boyun eğer de kurtulursunuz.
Yine yarattığı şeylerden sizin için gölgelikler kılan, dağlarda sığınacağınız mağaralar meydana getiren ve sizi sıcaktan koruyacak giysiler ve savaşta koruyacak zırhlar yapma imkân ve yeteneği bahşeden Allah’tır. İşte böylece Allah size nimetlerini tastamam sunmaktadır. Umulur ki O’na tam manasıyla teslim olursunuz. 2/29, 15/20, 20/53, 43/12...15
Yarattığı şeylerden kimilerini size gölgelik kılan; ve dağlardan size sığınaklar-korunaklar temin eden; yine size hem sıcağa (ve soğuğa) karşı korunacak giysiler, hem de savaşlarınızın darbelerinden korunacak elbiseler (imal etme yeteneği) veren de Allah’tır. Size olan nimetlerini işte böyle tamamladı; belki (O’na) teslimiyetiniz (de tam) olur.[2173]
[2173] Tuslimûn, “her tür tehlikeden uzak, salimen yaşayasınız diye...” anlamında tuslemûn olarak da okunmuştur (Ferrâ).
Ve Allah Teâlâ yarattığı şeylerden sizin için gölgeler de yaptı ve sizin için dağlardan yuvalar yaptı ve sizin için libaslar yaptı ki sizi hararetten korurlar. Ve libaslar ki, sizi savaşlarınızda koruyacaklardır. İşte böyle nîmetini sizin üzerinize tamam eder, tâ ki siz İslâmiyet'e eresiniz.
Allah yarattığı şeylerin bir kısmında size gölgelikler, dağlarda da sizin için barınaklar yaptı. Sizi sıcaktan ve soğuktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar var etti. Böylece Allah üzerinizdeki nimetlerini tamamlar ki O'na teslimiyetle itaat edesiniz.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve sizin için dağlarda oturulacak barınaklar (mağaralar) var etti ve sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve savaşta sizi koruyan elbiseler (zırhlar) var eyledi. Allah size ni'metini böyle tamamlıyor ki siz müslüman olup esenliğe eresiniz.
Allah, yarattığı bazı şeyleri size gölgelik yaptı. Dağlarda sığınaklar oluşturdu. Vücut ısısını koruyan elbiseler ile sizi zor durumlarda koruyan elbiseler yaptı. Allah size olan nimetini böyle tamamlar, belki O’na teslim olursunuz.
[*] Bunun imkanlarını yarattı ve kurallarını koydu.
Allah yine sizin için yarattığı şeylerden gölgeler, dağlardan sığınaklar ve sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve tehlikeden koruyacak zırhlar vermiştir. Kendisine teslimiyet arzedesiniz diye, üzerinizdeki nimetini işte böyle tamamlar.
Allah, yarattıklarından size gölgeler verdi; size dağlardan sığınaklar verdi; sizi sıcaktan koruyan elbiseler verdi; sizi savaşın şiddetinden koruyan zırhlar verdi. Ona teslim olarak esenliğe kavuşmanız için, üzerinizdeki nimetini Allah işte böyle kemale erdiriyor.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler oluşturdu. Dağlardan sizin için sığınak evler yaptı. Sizin için, sıcaktan koruyacak elbiselerle savaşta koruyacak elbiseler de yaptı. İşte nimetini üzerinizde böyle tamamlıyor ki, O'na teslim olup esenliğe ulaşabilesiniz.
daħı Tañrı ķıldı sizüñ içün andan kim yarattı gölgeler daħı eyledi sizüñ içün ŧaġlardan śıġması yirler. daħı ķıldı sizüñ içün göñlekler śaķlar sizi issiden; daħı gönlekler śaķlar sizi çalışdan ya'nį çalış zāhmetinden. ancılayın tamām eyler ni'metini üzerüñüze anuñ-içün kim siz müsülmān olasız.
Daḫı Tañrı Ta‘ālā ḳıldı size yaratduġı nesnelerden gölgeler. Daḫı yaratdı size ṭaġlarda maġāralar sākin olmaġ‐ıçun ve ḳıldı size ḳumāşlar ki sizi ṣaḳlar is‐siden ve ṣovuḳdan. Daḫı ḳıldı size geymekler ki sizi ṣaḳlar ḳılıçdan veoḳdan. Ola kim Tañrı Ta‘ālā ḥükmine muṭī‘ olasız.
Allah yaratdığı şeylərdən (ağaclardan, evlərdən, dağlardan və buludlardan) sizin üçün (günəşin hərarətindən qorunmaq məqsədilə) kölgəliklər əmələ gətirdi, sizdən ötrü dağlarda sığınacaqlar (mağaralar, kahalar), sizi istidən (və soyuqdan) saxlayacaq (yun, kətan, pambıq) köynəklər, (sizi müharibədə) qoruyacaq zirehli geyimlər düzəltdi. Allah ne’mətini sizə belə tamamlayıb verdi ki, bəlkə, Ona itaət edəsiniz (müsəlman olasınız)!
And Allah hath given you, of that which He hath created, shelter from the sun; and hath given you places of refuge in the mountains, and hath given you coats to ward off the heat from you, and coats (of armour) to save you from your own foolhardiness. Thus doth He perfect His favour unto you, in order that ye may surrender (unto Him).
It is Allah Who made out of the things He created, some things to give you shade;(2118) of the hills He made some for your shelter; He made you garments to protect you from heat, and coats of mail to protect you from your (mutual) violence.(2119) Thus does He complete His favours on you, that ye may bow to His Will(2120) (in Islam).*
2118 For example, trees, gardens, the roofs of houses; also from another point of view, the fact that the sun's rays at various times and in various parts of the earth, come obliquely, thus causing shadows along with sunshine. In the hills there are caves and grottoes. 2119 Our clothes protect us from heat and cold, just as our armour protects us from the hurt which we might otherwise receive in battle. 2120 All these blessings, which have both a physical and (by promoting the good of man) a spiritual purpose, should teach us to rally to Allah and tune our will with His Universal Will, which is another name for Islam.