İsrâ Suresi 105. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2134, sondan 4103. ayet; 17. sure ve bu surenin 105. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 9, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 2476 olarak hesaplanmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وبالحق انزلناه وبالحق نزل وما ارسلناك الا مبشرا ونذيرا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وبالحقانزلناهوبالحقنزلوماارسلناكالامبشراونذيرا
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Vebilhakki enzelnâhu vebilhakki nezel(e)(k) vemâ erselnâke illâ mubeşşiran veneżîrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Biz onu (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur’an’ı), bir amaç ile indirdik; zaten o da gerçeği getirmiştir. Seni yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Biz Kur'ân'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onu hakk ile indirdik. Ve hakk¹ ile indi. Seni, haber verici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Biz Onu (Kur’an'ı) Hakk olarak indirdik ve O Hakk (Resulüllah) ile (beraber) inmiştir; (Ey Nebim!) Seni de sadece ve elbette bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz Kur'an'ı hak ve gerçek olarak indirdik, o da hak ve gerçek hükümlerle indi ve seni de ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve biz Kur'ân'ı apaçık bir gerçek ve sarsılmayan bir doğru olarak indirdik, O da bütün hakikatları içinde toplayarak indi ve seni de ancak uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz, Kur'ân'ı, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirecek bir kitap olarak indirdik. O, bütün hakikatleri içinde toplayarak bütün ihtiyaçları giderecek şekilde indi. Seni de, ancak rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici ve sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o, hakla indi. Biz seni ancak bir müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz, bu Kur'an'ı hakkı tesbit için indirdik ve o hikmet ile indi. Seni de ancak itaatkârları müjdeleyici ve asileri korkutucu olarak gönderdik.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Biz bu Kur’anı hak ve hakikat ile dolu olarak indirdik. (İçinde hiçbir yanlış şey yoktur.) Ve hak bir şekilde indi. (Hiçbir şeytanî sorun içine karışmadı.) Seni de ancak uyarıcı ve müjdeleyici olarak gönderdik. (Hakikatleri korumaktan ancak Biz sorumluyuz.)
Besim Atalay
Besim Atalay
Hak olarak onu biz indirmişiz; hak olarak indi de, seni gönderdik ancak müjdeleyen, kocunduran olarak
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Biz, Kur'an'ı, hakça bir düzeni gerçekleştirmek için indirdik. O da bütün hakikatleri ihtiva ederek (ihtiyaçlara cevap verecek şekilde) muhatabına ulaştı. Seni de (bu Kur'an ile) ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Kuran'ı ancak hak olarak indirdik ve o da indiği gibi hak olarak kaldı. Seni de yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Biz Kur'an'ı hak olarak indirdik; o da hakkı getirdi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Gerçekten onu biz indirdik ve o gerçek ile indi. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz bu Kur'an'ı hak olarak indirdik, O, bütün hakikatleri içinde toplayarak indi. Ey Peygamber! Biz seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bunu da bihakkın indirdik ve bihakkın indi ve seni ancak sevabımızın müjdecisi ve azâbımızın habercisi olarak gönderdik
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Biz o (Kuranı) hak olarak indirdik ve o, hak olarak indi. Seni de (sevabın) bir müjdeci (sin) den, (azabın) bir haberci (sin) den başka bir (sıfatla) göndermedik.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve onu (Kur'ân'ı) hak ile indirdik; o da (emîn ellerde hiç değişmeden size) hak ile indi. (Ey Resûlüm!) Seni de ancak bir müjdeleyici ve (aynı zamanda) korkutucu olarak gönderdik.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Biz onu (Tevrat’ı) hak üzere indirmiştik ve o (Kur’an) da hak olarak indi. Seni de yalnızca müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, Kur/an/ı ancak hak ile inzâl ettik, o da ancak hak ile indi [¹]. Seni de ancak müjdeci, Allah azabıyle korkutucu gönderdik.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi. Seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Biz onu hak ile, yani mutlak hakîkati ortaya koymak üzere, belli bir hikmet doğrultusunda indirdik; nitekim o da, hiçbir değişikliğe, tahrifâta uğramadan, tam istediğimiz gibi hak ile indi senin kalbine ve böylece seni,ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Bir de onu Hakk ile indirdik; o da Hakk ile indi. Seni ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere gönderdik.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz o (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ve o da (sana) hak olarak ulaştı.1 Seni de sadece bir müjdeci ve uyarıcı2 olarak gönderdik.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
VE BİZ bu [vahyi] değişmeyen gerçeğe işaret olarak 126 indirdik ve o da [sana, ey Peygamber] hak olarak ulaştı; 127 çünkü Biz seni yalnızca bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Biz bu Kuran’ı hak olarak indirdik. O da hak olarak indi.1 Sana gelince; biz seni ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.2, 12/91, 10/108, 17/9, 22/119, 19/97
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
BİZ bu (vahyi) mutlak gerçeğe bir atıf olarak indirdik ve o da kaynağından indiği (gibi) aslî gerçekliğiyle (muhatabına) ulaştı;[2336] nitekim Biz seni, sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onu hak ile indirdik ve hak ile indi ve seni de ancak bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Biz Kur'ân'ı hak olarak indirdik. O da hakkın ve gerçeğin ta kendisi olarak indi. Seni de ey Resulüm, sadece rahmetle müjdelemen ve inanmayanları ise azapla uyarman için gönderdik. [4, 166]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Biz o(Kur'a)nı hak olarak indirdik ve o, hak ile inmiştir. Seni de ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Biz onu tümüyle gerçek olarak indirdik ve tümüyle gerçek olarak indi. Seni de sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Hak olanı indirdik. O da hak olarak indi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz Kur'ân'ı hak ile indirdik; o da hak ile indi. Seni de Biz ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu hak ile indirdik ve o hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķur’ān ḥaķ içün indürdük anı, daħı ḥaķķ-ıla indi ya'nį ķur’ān, daħı viribimedük seni illā muştılayıcı daħı ķorķıdıcı.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı biz Ḳur’ānı indürdük ḥaḳḳ‐ıla. Ol ḥaḳḳ‐ıla indi. Daḫı biz seni gönder‐medük, illā muştılayıcı muṭī‘lere, daḫı ḳorḳudıcı ‘āṣīlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz (Qur’anı) haqq olaraq nazil etdik, o da haqq olaraq (heç bir dəyişikliyə uğramadan) nazil oldu. Səni də yalnız (mö’minlərə Cənnətlə) müjdə verən və (kafirləri cəhənnəm əzabı ilə) qorxudan sifəti ilə göndərdik.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
With truth have We sent it down, and with truth hath it descended. And We have sent thee as naught else save a bearer of good tidings and a warner.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
We sent down the (Qur´an) in Truth, and in Truth(2315) has it descended: and We sent thee but to give Glad Tidings and to warn (sinners).(2316)*